Danıştay Kararı 4. Daire 2020/6280 E. 2022/5757 K. 18.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2020/6280 E.  ,  2022/5757 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/6280
Karar No : 2022/5757

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Metal ve İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinden bahisle re’sen tarh edilen 2017/3 ila 12 dönemlerine ilişkin katma değer vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı hakkında düzenlenen … tarih ve …-…-… sayılı Vergi Tekniği Raporu incelendiğinde, hakkında birtakım olumsuz tespitler bulunsa da, yapılan yoklamalarda davacının faal olduğu, 2014 yılında 200.000,00 TL sermaye ile kurulduğu ve sermayesinin tamamının nakit olarak ödendiği, çalışan işçileri bulunduğu, ifadesine başvurulan şirket çalışanlarının şirketin faal olduğuna dair beyanları bulunduğu, iş yerinde 10 tonluk 2 adet vinç, 2 adet giyotin makinesi, 1 adet dilme makinesi, 1 adet boy kesme makinesi, 10 tonluk kantar, 3 adet pres makinesi bulunduğu, KDV matrahlarıyla Ba-Bs bildirimlerinin uyumlu olduğu ve toplamda 422.020,56 TL’lik vergi aslı ödediği dikkate alındığında, ilgili yılda düzenlediği tüm faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının yeterli ve somut bir şekilde ortaya konulamadığı anlaşıldığından cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu ve bunun yemin hariç her türlü delille ispat edilebileceği, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinde, gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgenin sahte belge olduğu, belgelerin asıl veya suretlerinin tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlenmesinin kaçakçılık suçunu oluşturacağı, 344. maddesinde ise 359. maddede yazan fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde üç kat vergi ziyaı cezası kesileceği hükümlerine yer verilmiştir. Aynı Kanunun 30. maddesinde, re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olarak tanımlanmıştır.
Davacı hakkında düzenlenen … tarih ve …-…-… sayılı Vergi Tekniği Raporunda; 06/08/2014 tarihinde hırdavat malzemelerinin toptan ticaretini yapmak üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, mükellefin tek ortak ve kanuni temsilcisinin … olduğu, 200.000,00 TL sermaye ile kurulduğu, toplam 68.811,09 TL vadesi gelmemiş vergi borcu olduğu, 422.020,56 TL vergi aslının ödendiği, 17/05/2016 tarihli şube açılış yoklamasında (Başakşehir/İstanbul), iş yerinin 200 m2 olduğu, ticari emtianın bulunmadığı, iki çalışanının olduğunun tespit edildiği, 17/06/2016 tarihli yoklamada (Gebze/Kocaeli), iş yerinin büro tarzında kira ve iş yerinde bir çalışanının olduğu, 19/07/2016 tarihli yoklamada (Darıca/Kocaeli), Gebze’de ki iş yerinin taşındığı, mükellef adına iki adet pos cihazı kayıtlı olmasına karşın pos cihazlarının adreste olmadığı, 22/02/2017 tarihli yoklamada (Başiskele/Kocaeli) iş yerinin boşaltılmış ve terk edilmiş olduğunun tespit edildiği, 06/03/2017 tarihli yoklamada (Başakşehir/İstanbul), iş yerinin imalathane olarak kullanılan bir şube olduğu, 4 çalışanının olduğu, şirket merkezinin Darıca/Kocaeli’de bulunduğu, bu adres dışında da Başiskele/Kocaeli ve Başakşehir/İstanbul adreslerinde iki adet şubesinin bulunduğunun beyan edildiği, iş yerinde 10 tonluk 2 adet vinç, 2 adet giyotin makinesi, 1 adet dilme makinesi, 1 adet boy kesme makinesi, 10 tonluk kantar, 3 adet pres makinesi ve muhtelif büro malzemelerinin bulunduğu, 08/03/2017 tarihli yoklamada (Darıca/Kocaeli), iş yerinin ofis tarzında olduğu, 4 çalışanının bulunduğu, 13/03/2017 tarihli yoklamada, iş yerinin büro olduğu, iş yerinde yer alan iki adet pos cihazının kullanılmadığı, 31/03/2017 tarihli yoklamada (Başakşehir/İstanbul), iş yerinin 240 m2 olduğu, iş yerinde toptan sac satışı yapıldığı, 3 adet çalışan tespit edildiği, 13/09/2017 tarihli yoklamada (Başakşehir/İstanbul), iş yerinde 5 çalışan bulunduğu ve şirket yetkilisini bilmediklerini beyan ettikleri, iş yerinin elektrik aboneliğinin adreste daha önce faaliyet gösteren mükellef adına olduğunun tespit edildiği, mükellefin 2016 yılında 63.487.827,00 TL KDV matrahı beyan ettiği, aynı yıl Bs bildirimleri ile 64.040.193,00 TL’lik satış, Ba bildirimiyle de 63.367.767,00 TL’lik alış bildiriminde bulunduğu, alışlarının 27.224.485,00 TL’lik kısmının hakkında vergi tekniği raporu bulunanlardan, 35.696.845,00 TL’lik kısmının hakkında inceleme bulunanlardan yapıldığı ve bunların toplam tutarının tüm alışlarının %99’u olduğu, 2016 yılındaki satışlarının yaklaşık 18.000.000,00 TL’lik kısmının hakkında olumsuz tespit bulunan mükelleflere yapıldığı, mükellefin 2017 yılında 157.494.518,00 TL KDV matrahı beyan ettiği, aynı yıl Bs bildirimleri ile 157.389.161,00 TL’lik satış, Ba bildirimiyle de 156.298.412,00 TL’lik alış bildiriminde bulunduğu, alışlarının 10.113.006,00 TL’lik kısmının hakkında vergi tekniği raporu bulunanlardan, 138.164.290,00 TL’lik kısmının hakkında inceleme bulunanlardan yapıldığı ve bunların toplam tutarının tüm alışlarının %94’ü olduğu, 2017 yılındaki satışlarının 52.330.478,00 TL’lik kısmının incelemesi devam eden mükelleflere yapıldığı, 2018 yılında 84.369.073,00 TL KDV matrahı beyan ettiği, aynı yıl Bs bildirimleri ile 62.502.608,00 TL’lik satış, Ba bildirimiyle de 62.329.456,00 TL’lik alış bildiriminde bulunduğu, alışlarının 46.113.485,00 TL’lik kısmının hakkında vergi incelemesi devam edenlerden yapıldığı ve aynı yıldaki tüm alışlarının %99’unun hakkında olumsuz tespit bulunan mükelleflerden alındığı, şirket temsilcisi’nin oğlunun kurduğu … Metal ve İnşaat San. Dış Tic. Ltd. Şti. hakkında devam eden vergi incelemesi bulunduğu, bu şirketin davacı şirketle merkez ve şube adreslerinin aynı olduğu, bazı çalışanlarının aynı kişiler olduğu ve alışlarının tamamına yakınının davacı şirketten yapıldığı tespitlerine yer verilerek, söz konusu mükellefin 01/01/2016 tarihinden itibaren düzenlediği faturaların komisyon karşılığı düzenlenen ve gerçek bir mal teslimi ile hizmet ifasına dayanmayan faturalar olduğu belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen tespitler bir arada değerlendirildiğinde, özellikle düzenlediği faturalar tutarında faaliyet yürütecek işyeri kapasitesi, işçisi ve emtiasının bulunmadığı, yapılan bazı yoklamalarda işyerinin boş olduğu ve çalışanların şirket yetkilisini tanımadıklarını beyan ettikleri, iş yerinin elektrik aboneliğinin adreste daha önce faaliyet gösteren mükellef adına olduğu, davacı şirket ile şirketin yöneticisinin oğluna ait olan … Metal ve İnşaat San. Dış Tic. Ltd. Şti. arasında fiktif bir ilişki bulunduğu ve bu şirket hakkında yapılan inceleme sonucunda da vergi tekniği raporu düzenlendiği, davacı şirketin alışlarının çoğunun hakkında vergi tekniği raporu veya olumsuz tespitler bulunan mükelleflerden yapıldığı ve satışlarının bir kısmının hakkında olumsuz tespitler bulunan mükelleflere yapıldığı dikkate alındığında, davacı tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, tekerrür hükümleri uygulanmasının hukuka uygunluğu da araştırılarak tarhiyatın bulunuşu yönünden karar verilmek üzere aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.