Danıştay Kararı 4. Daire 2020/6400 E. 2022/5261 K. 28.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2020/6400 E.  ,  2022/5261 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/6400
Karar No : 2022/5261

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek davalı tarafından aleyhine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, Tasfiye Halinde …Reklam Ambalaj Basım Yayın ve Gıda İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ile … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dayanağı olan 2 nolu ihbarnamelerin tebliğine ilişkin belgeler dava dosyasına sunulmadığından 1 sayılı ödeme emri ve 2 sayılı ödeme emrinin 5 ila 30, 43 ila 46 ve 68 ila 92. satırlarında yer alan amme alacaklarına ilişkin kısmı ile açılan dava sonucunda asıl borçlu şirketin tüzel kişiliğinin son bulması nedeniyle işlemden kaldırma kararı verilmesi ve borcun tahakkuk aşamasının gerçekleşmemesi nedeniyle 2 sayılı ödeme emrinin 1 ila 4, 37 ila 42 ve 47 ila 67. satırlarında yer alan amme alacaklarına ilişkin kısmında hukuka uyarlık; asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarname ve ödeme emirleri usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen dava konusu yapılmadığından 2 sayılı ödeme emrinin 31 ila 36. satırlarında yer alan amme alacaklarına ilişkin kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usulüne uygun şekilde tamamlanan takip işlemleri sonucunda asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağının tahsili amacıyla ilgili dönemlerde kanuni temsilci olan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idare tarafından, dava konusu … sayılı ödeme emri içeriği 1 ila 4, 27 ila 30, 37 ila 42 ve 47 ila 67 sıra numaralı amme alacaklarına ilişkin olarak temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın buna ilişkin kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, dava konusu … sayılı ödeme emri içeriği 5 ila 26, 43 ila 46 ve 68 ila 92 sıra numaralı amme alacakları ile … sayılı ödeme emrine ilişkin temyiz istemine gelince;
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları hususunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya borcun zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabileceği hükmüne yer verilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yazılı olanlarca bu ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı, tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmalarının kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmayacağı; 112. maddesinde, vergi mahkemesinde dava açılması dolayısıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin 3. fıkrası gereğince tahsili durdurulan vergilerden taksit süreleri geçmiş olanların, vergi mahkemesi kararına göre hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödeneceği, ayrıca ikmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyatlarda dava konusu yapılan vergilerin ödeme yapılmamış kısmına, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, yargı organı kararının tebliğ tarihine kadar geçen süreler için 6183 sayılı Kanun’a göre tespit edilen gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulanacağı düzenlenmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinin 5. fıkrasında ise, vergi uyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme kararlarının idareye tebliğinden sonra bu kararlara göre tespit edilecek vergi, resim, harçlar ve benzeri mali yükümler ile zam ve cezalarının miktarının ilgili idarece mükellefe bildirileceği hükme bağlanmıştır.
Bu çerçevede, 213 sayılı Kanun’un 10. maddesi hükmüne göre kanuni temsilci sıfatıyla ilgili kişilerin takip edilebilmesi için, asıl borçlu şirket nezdinde vergi borcunun usulüne uygun bir biçimde tarh, tebliğ ve tahakkuk safhalarından geçerek kesinleştirilmesi ve amme alacağının vergi borçlusundan kısmen veya tamamen tahsil imkanının bulunmadığının somut biçimde ortaya konulması, bir başka ifadeyle, asıl borçlu hakkında 6183 sayılı Kanun ile belirlenen takip ve tahsil yollarının tüketilmesi gerekmektedir.
Dava dosyası ile Danıştay Dördüncü Dairesinin E:2019/4312 sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden; dava konusu ödeme emirlerinin, asıl borçlu Tasfiye Halinde …Reklam Ambalaj Basım Yayın ve Gıda İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına re’sen tarh edilen vergi ve cezaların kaldırılması istemiyle açılan davaların sonucuna göre şirket adına düzenlenen 2 nolu ihbarnameler ve ödeme emirlerinin tebliğini müteakip dava açılmaması ve ödeme de yapılmaması üzerine amme alacağının şirketten tahsil edilemediğinden bahisle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlendiği, her ne kadar istinafa konu kararda söz konusu 2 nolu ihbarnamelerin tebliğine ilişkin belgelerin dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle karar verilmiş ise de, söz konusu tebliğ alındılarının, asıl borçlu şirketin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacının banka hesabına uygulanan haczin iptali istemiyle açılan davaya ilişkin Danıştay Dördüncü Dairesinin E:2019/4312 sayılı dosyasına savunma dilekçesi ekinde sunulduğu, buna göre, anılan 2 nolu ihbarnamelerin 13/08/2015, 19/01/2016, 07/03/2016 ve 14/04/2016 tarihlerinde şirketin bilinen adreslerinde evrak almaya yetkili kişilerin imzalarına usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; amme alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili kâbil hale gelip gelmediğinin ortaya konulması bakımından, söz konusu 2 nolu ihbarnamelerin dayanağı mahkeme kararları ve kanun yolu aşamaları sonucu oluşan hukuki duruma göre tahakkuk aşamasının tamamlanıp tamamlanmadığı, asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlenerek usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediği, borcun ödenmesi amacıyla yapılmış herhangi bir yapılandırma başvurusunun bulunup bulunmadığı, varsa bu başvuru sonucu oluşan hukuki durum ve asıl borçlu şirket hakkında mal varlığı araştırması yapılarak amme alacağının şirketten kısmen veya tamamen tahsil olanağı kalmadığının ortaya konulup konulmadığı hususları araştırılarak yeniden bir karar verilmek üzere temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu …sayılı ödeme emri içeriği 1 ila 4, 27 ila 30, 37 ila 42 ve 47 ila 67 sıra numaralı amme alacaklarına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu … sayılı ödeme emri içeriği 5 ila 26, 43 ila 46 ve 68 ila 92 sıra numaralı amme alacakları ile … sayılı ödeme emrine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 28/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.