Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/849 E. , 2022/5221 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/849
Karar No : 2022/5221
TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …/…,…,… sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; asıl borçlu şirket adına düzenlenen … nolu ihbarnamelerin kesinleşmesi üzerine davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emri ile amme alacağının tahsili için asıl borçlu şirket adına ödeme emirlerinin düzenlenip şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasından amme alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine düzenlendiği görüldüğünden bu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, … tarih ve … sayılı ödeme emrinde tahakkuk üzerine ödeme yapılmaması nedeniyle düzenlendiğinden hukuka aykırılık bulunmadığı, … tarih ve … sayılı ödeme emri bakımından ise 6736 sayılı kanun gereğince yapılan matrah artırımı üzerine şirket adına 2016/09 sayılı tahakkuk fişi ile yapılan tahakkuk daha sonra … sayılı düzeltme fişi ile düzeltilerek kaldırıldığından ayrıca … nolu ödeme emri ile istenilen … sayılı tahakkukun 1,2,3 ve 4. taksitlerinin … nolu ödeme emri ile de mükerrer olarak istenildiği anlaşıldığından, … sayılı düzeltme fişi ile düzeltilerek kaldırılan … sayılı tahakkuk ile … nolu ödeme emri ile istenilen … sayılı tahakkukun aynı dönem ve taksitleri ihtiva eden alacağın (1,2,3 ve 4. taksitleri) mükerrer olarak istenildiği anlaşıldığından dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 3 ve 4 sırası ile 32,33,34 ve 35 sıralarında bulunan alacağa ilişkin kısmında hukuka uyarlık, ödeme emrinin geri kalan kısmında ise hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu … tarih ve … ve … sayılı ödeme emri içeriği alacaklar için verilen ara kararları üzerine asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin e-tebliğ suretiyle tebliğ edildiği belirtilerek sorgulama dökümleri incelendiğinde e-tebligat yapıldığının ortaya konulamadığı, ayrıca şirket adına düzenlenen …, …, …, … ve … takip numaralı ödeme emirlerinin davalı idare tarafından düzeltme işlemi yapılarak 22/11/2017 tarihinde iptal edildiği ve 10/01/2018 tarihinde e-tebliğ kapsamında yeniden düzenlendiği, ancak davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin tanzim tarihinin söz konusu tarihten önceki 03/11/2017 tarihini taşıması sebebiyle henüz kesinleşmemiş alacak için kanuni temsilci adına bahsi geçen ödeme emirlerine denk gelen alacaklardan … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin 5, 6, 7, 9, 23, 27, 28. sırasında yer alan alacak kalemleri yönünden takibe geçilmesinde ve aynı sayılı ödeme emrinin 3, 4, 32, 33, 34, 35 sıralarında yer alan borç kalemlerinin asıl boçlu şirket açısından usulüne uygun şekilde kesinleştiği ortaya konulamadığından ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurularının kısmen gerekçeli reddine, kısmen reddine, kısmen kabulü ile karar kaldırılarak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu edilen ödeme emri kalemlerinden bir kısmının Danıştay da görülen dosyalarla ilgili olduğu ve onlarla birleştirilmesi gerektiği, ihbarnamelere ilişkin açılan davalara konu defter ve belgelrein Çankaya Vergi Dairesinde bulunduğu, söz konusu Danıştaydaki dosyalar hakkında bozma kararları verildiği, bu kararların da dosya kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve kararın aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Usul ve yasaya uygun tesis edilen işlemlerde ve yapılan tarhiyatlar ile düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığından kararın aleyhe hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Taraflarca temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, temyize konu Kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından taraflar temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Elektronik ortamda tebliğ” başlıklı 107/A maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, 2. fıkrasında, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, 3. fıkrasında, Maliye Bakanlığının, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
213 sayılı Kanun’un 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak hazırlanan ve 27/08/2015 tarihinde yayımlanan 456 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, elektronik tebligat adresi, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından internet vergi dairesi bünyesinde oluşturulacak tebliğe elverişli elektronik ortam olarak tanımlanmış olup, elektronik tebligat sistemini kullanmak üzere, Tebliğ ekinde yer alan elektronik tebligat talep bildirimi ile bildirimde bulunan mükelleflere vergi dairesince, müracaat anında sistemden üretilecek internet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifrenin kapalı bir zarf ile verileceği, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrakın, elektronik imza ile imzalanacağı ve vergi dairesi adına Başkanlık tarafından tebliğ yapılacak muhatabın elektronik tebligat adresine iletileceği, elektronik tebligat sistemine internet vergi dairesi üzerinden erişileceği, internet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifresine sahip olan gerçek ve tüzel kişilerin şifreleriyle elektronik tebligat adreslerine ulaşacağı belirtilmiş, 7. maddesinde ise zorunlu veya ihtiyari olarak tebligat sistemine dahil olanların aşağıda belirtilen durumlar dışında sistemden çıkmalarının mümkün olmadığı, tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresinin kapatılacağı, gerçek kişilerde ise ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlarda ölüm/karar tarihi itibarıyla ilgilinin elektronik tebligat adresinin re’sen kapatılacağı, Tebliğin 6. bölümünde “olay kayıtları, İşlem Zaman Bilgisi eklenerek, erişilebilir şekilde arşivlerde otuz yıl süreyle saklanacaktır. Hesaba erişim bilgilerinin iletimi ile sisteme erişimin güvenli bir şekilde yapılması için gerekli tedbirler Başkanlık tarafından alınacak olup talep halinde elektronik tebligata ilişkin delil kayıtları ilgilisine veya yetkili mercilere sunulacaktır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen kanun hükümleri ve tespitlerin değerlendirilmesinden, idare tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin yetkilisi tarafından 23/11/2015 tarihinde internet hizmetleri başvuru formununun vergi dairesine teslim ederek kullanıcı kodu ve kişisel şifresinin kanuni temsilci tarafından teslim alındığı, 03/06/2016 tarihinde elektronik tebligat talep bildirim formunun doldurularak teslim edildiği, böylece şirketin internet ortamında elektronik tebligat alma ve bilgileri sorgulamaya ilişkin talebinin bulunduğu ve davalı idare tarafından dava konusu ödeme emirlerinin dayanağı asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin e-tebliğ ile davacıya tebliğ edildiğine ilişkin tarih ve saat bilgisi içeren e-tebliğ dökümlerinin dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca, davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emri içeriği … nolu ihbarnamelerin dayanağı şirket hakkında düzenlenen ihbarnamelere karşı … Vergi Mahkmesinde açılan davada verilen kararların Danıştay Dördüncü Dairesi tarafından E:2017/1282, K:2019/6293, E:2017/1283, K:2019/6292, E:2017/1284, K:2019/6295 sayılı kararlar ile bozulduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emri içeriği … nolu ihbarnamelere ilişkin yukarıda anılan bozma kararları dikkate alınarak diğer ödeme emirleri bakımından ise e-tebligata ilişkin dava konusu ödeme emri içeriği ile idarenin belgeleri karşılaştırılarak gerekirse davalı idareden karşılaştırma tablosu da istenilerek işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiğinden Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 28/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.