Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/1069 E. , 2022/3802 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/1069
Karar No : 2022/3802
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Temizlik Sanayi Ticaret Limited Şirketi
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı şirket adına re’sen tarh edilen 2014/1. ve 6. dönemlerine ilişkin üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin, 2014 yılı hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle vergi tekniği raporu düzenlenen Fatih Vergi Dairesi mükellefi … Plastik Ltd. Şti.’den yapmış olduğu alımlarına ilişkin bahse konu faturalardan kaynaklanan indirimlerinin reddedilmesi ve ilgili dönem katma değer vergisi beyannamelerinin yeniden düzenlenmesi suretiyle dava konusu katma değer vergisi tarhiyatları yapıldığı ve özel usulsüzlük cezası kesildiği, dayanak vergi inceleme raporunda davacı şirketin indirimlerin reddedilmesi ve KDV beyannamelerinin yeniden düzenlenmesi neticesinde 213 sayılı Kanunun 30/4. maddesine göre re’sen tarhiyat yapılması gerektiğinin belirtildiği, 213 sayılı Kanunun mezkur 30/4. maddesinde ise “defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması”nın re’sen takdir nedeni olduğunun hüküm altına alındığı, dava konusu tarhiyat ve cezaların dayanağı olan ve yukarıda bahsedilen vergi inceleme raporu ile vergi tekniği raporunda yer alan davacı şirketin sahte fatura kullandığına ilişkin tespit ve değerlendirmelerin ise mezkur kanun maddesinin sarih hükmü gereğince vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı durumuna örnek teşkil etmediği, davacı şirket adına 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 30/4. maddesi uyarınca yapılan dava konusu tarhiyatta ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının hakkında sahte belge düzenleme sebebiyle rapor bulunan, … Vergi Dairesi mükellefi … Plastik Ltd. Şti.’den, sahte fatura alıp katma değer vergisi indiriminde kullandığının tespit edildiği, anılan firmanın davacı adına düzenlemiş olduğu faturalarda gösterilen katma değer vergileri indirimleri reddedilmek suretiyle re’sen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarh edildiği, … Plastik Ltd. Şti.’nin uyuşmazlık konusu dönemde, mükellef şirketçe davacıya düzenlenen faturaların sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge niteliği anlaşıldığından, dava konusu vergi ziyaı cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın kabulüne ilişkin kararın bu kısmının kaldırılmasına ve bu kısım bakımından davanın reddine, sonuç itibariyle cezalı tarhiyatlar bakımından davanın reddine, özel usulsüzlük cezası bakımından ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, faturalarını aldıkları dönemde … Plastik Ltd. Şti.’nin faaliyetinin devam ettiği, firma yetkilisinin vefatı üzerine şirketin incelemeye alındığını duydukları, 82 çalışanının, 12 aracının olduğu, sigortaya ve vergi dairesi müdürlüklerine borçlarının olmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.