Danıştay Kararı 4. Daire 2021/210 E. 2022/4647 K. 13.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2021/210 E.  ,  2022/4647 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/210
Karar No : 2022/4647

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- …
VEKİLİ : Av. …
2- … Bakanlığı
… Başkanlığı/…
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, iş akdinin 12/09/2016 tarihinde imzalanan ikale sözleşmesi ile sona erdirilmesi üzerine, kendisine rekabet etmeme ödemesi ve performans primini içeren bonus ödemesi ile ikale bedeli adı altında ödenen tutarlardan kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile tahsil edilen tutarın kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davacıya, işverenin faaliyette bulunduğu sektörde çalışmaması, pasif kalması yani rekabet etmemesi, işverenin ticari sırlarını ve gizli bilgilerini açıklamaması karşılığında verilmiş olan rekabet etmeme ödemesinin, işverene verilen hizmetin ve çalışmanın devamı niteliğinde olması nedeniyle ücret olarak nitelendirilmesi gerektiğinden, bu tutar üzerinden kesilen gelir vergisinde ve dava konusu işlemin bu ödemeye isabet eden kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; davacıya bonus ödemesi adı altında verilen tutarın davacının 2016 yılındaki performansına ilişkin prim ödemesi olduğu ve 193 sayılı Kanunun 61. maddesinde belirtildiği üzere hizmet karşılığında yapılan ücret ödemesi niteliğini taşıdığı anlaşıldığından, bu tutar üzerinden kesilen gelir vergisinde ve dava konusu işlemin bu ödemeye isabet eden kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı; davacıya, işveren tarafından yasal bir zorunluluk olmaksızın ikale bedeli olarak yapılan ödemenin ise ücret niteliğinde olmaması ve 193 sayılı Kanunun 25. maddesi uyarınca gelir vergisinden müstesna tutulması karşısında, bu ödemeden gelir vergisi tevkif edilmesi açık bir vergilendirme hatası olduğundan, dava konusu işlemin buna ilişkin kısmında ise yasal isabet bulunmadığı ve söz konusu ödeme üzerinden yapılan kesintinin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Davacı tarafından, adına yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğu, temyiz isteminin kabulü ve Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ödemelerin ücret niteliğinde olduğu, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ve Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının, kararın, dava konusu işlemin rekabet etmeme ödemesi ve performans primini içeren bonus ödemesi üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergisine ilişkin kısmına dair hüküm fıkrasına yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, temyize konu edinilen kararın bu kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, kararın, dava konusu işlemin ikale bedeli üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergisine ilişkin kısmının iptaline dair hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemi bakımından;
30/01/2019 tarih ve 30671 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 18/01/2019 tarih ve 7162 sayılı Kanunun 4. maddesi ile 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 89. maddede, 27/03/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar üzerinden tevkif edilerek tahsil edilen gelir vergisinin, hizmet erbabının düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca red ve iade edileceği, bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere vazgeçilen davalarla ilgili olarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmeyeceği, hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunan iade talepleriyle ilgili olarak bu madde hükmünün uygulanmayacağı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğu kurala bağlanmış; bu kapsamda mükelleflere istisnai bir hak tanınmış ve 15/03/2019 tarih ve 30715 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 306 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile de söz konusu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacıya iş akdinin 12/09/2016 tarihinde imzalanan ikale sözleşmesi ile sona erdirilmesi üzerine ödenen tutarlardan gelir vergisi tevkifatı yapıldığı, davacı tarafından, söz konusu ödemelerin ücret niteliği taşımadığı ve gelir vergisinden muaf olduğu iddiasıyla Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünden 26/10/2018 tarihinde düzeltme talep edildiği, bu başvurunun reddi üzerine 31/12/2018 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığına şikayet başvurusunda bulunulduğu, belirtilen düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile tahsil edilen tutarın kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi istemiyle de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacı tarafından, yukarıda yer verilen maddede öngörülen 27/03/2018 tarihinden önce imzalanan ikale sözleşmesine istinaden kendisine yapılan ödeme üzerinden tevkif edilen gelir vergisinin iadesi istemiyle düzeltme şikayet başvurusunda bulunulduğu, başvurunun zımnen reddi tarihinde anılan maddenin yürürlükte olduğu görülmüş olup, uyuşmazlık hakkında, Gelir Vergisi Kanununun söz konusu geçici 89. maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, davacının iş akdinin 12/09/2016 tarihinde sona erdirildiği, davaya konu ikale bedeli ödemesinin, Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 89. maddesinde iade kapsamında değerlendirileceği sayılarak belirtilen ödemelerden olduğu ve söz konusu ödeme üzerinden tevkif edilerek tahsil edilen gelir vergisinin iadesi için gerekli olan diğer şartların sağlandığı dikkate alındığında, düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair dava konusu işlemin buna ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu haliyle, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu işlemin ikale bedeli üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergisine ilişkin kısmının iptaline dair hüküm fıkrasında, sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davalı idarenin, kararın, ikale bedeli üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergisinin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine ilişkin kısmına dair temyiz istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz İncelemesi Üzerine Verilecek Kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanmasına karar verileceği hükmü yer almaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin 4. fıkrasında, fazla veye yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihinden, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği düzenlenmiştir.
Bakılmakta olan davada, her ne kadar ikale bedeli üzerinden fazladan kesilen verginin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiş ise de, tahsil tarihinde davalı idarenin kusurunun bulunmadığı anlaşılmış olup, davacıya, idareye başvuru tarihinden düzeltme fişinin kendisine tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanacak tecil faizinin ödenmesi gerektiğinden, kararın faize ilişkin hüküm fıkrasının “ikale bedeli üzerinden tahsil edilen gelir vergisinin, idareye düzeltme başvurusunda bulunulan 26/10/2018 tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine” şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, dava konusu işlemin rekabet etmeme ödemesi ve performans primini içeren bonus ödemesi üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergisine ilişkin kısmına dair hüküm fıkrasının …ve …’nin karşı oyu ile ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu işlemin ikale bedeli üzerinden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisine ilişkin kısmının iptaline dair hüküm fıkrasının …ve …’nin karşı oyu ile yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, ikale bedeli üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergisinin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrasının ise …ve …’ın karşı oyu ile 2577 sayılı Kanunun 49/1-(b) maddesi uyarınca düzeltilerek ONANMASINA,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY:
Davacı tarafından, iş akdinin 12/09/2016 tarihinde imzalanan ikale sözleşmesi ile sona erdirilmesi üzerine, kendisine rekabet etmeme ödemesi ve performans primini içeren bonus ödemesi ile ikale bedeli adı altında ödenen tutarlardan kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile tahsil edilen tutarın kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddi yönünde verilen Vergi Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacının temyiz istemi yönünden;
Davacıya rekabet etmeme ödemesi ve performans primini içeren bonus ödemesi adı altında yapılan ödemenin ücret niteliği taşımadığı, söz konusu ödeme üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmasının açık bir vergilendirme hatası olduğu, dolayısıyla dava konusu işlemin bu ödeme üzerinden yapılan kesintiye dair kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı ve tahsil edilen verginin faizi ile birlikte davacıya iadesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ve Vergi Dava Dairesi kararının, buna ilişkin kısmının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının bu kısmına katılmıyoruz.
Davalı idarenin temyiz istemine gelince;
Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu işlemin ikale bedeli üzerinden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisine ilişkin kısmının iptaline dair hüküm fıkrasının aynı gerekçe ve nedenlerle onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının, gerekçe değiştirerek onamaya ilişkin kısmına da katılmıyoruz.

(XX) KARŞI OY:
Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının, ikale bedeli üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergisinin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrasının aynen onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının, düzeltilerek onamaya ilişkin kısmına katılmıyoruz.