Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/2345 E. , 2022/6430 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/2345
Karar No : 2022/6430
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Emlak Taahhüt İnşaat ve Yapı Malzemeleri Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye ait muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; amme alacağının şirket hakkında usulüne uygun bir şekilde kesinleştirildiği ve şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırması sonucunda da şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından davacının kanuni temsilcisi olduğu dönemlere ilişkin adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; borçlu şirketin, adresinde bulunmamasından dolayı mükellefiyetinin terkini söz konusu olmayıp, inceleme raporuna istinaden mükellefiyeti terkin edildiğinden, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin şirketin adresinde tebliğine çalışılmadan sonraki kanuni temsilcinin ikametgah adresinde ödeme emrinin tebliğ edilmesi nedeniyle usulüne uygun olarak tebliğ edilmek suretiyle kesinleştirilmeyen amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacının istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Kanuni Temsilcilerin Ödevi” başlıklı 10. maddesine göre, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlularının temsilcileri tarafından yerin getirilmeyen ödevler yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınmayan vergi ve buna bağlı alacaklarının kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı belirtilmiş, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun “Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu”nu düzenleyen mükerrer 35. maddesin de ise, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği hükmü getirilmiştir.
Anılan Kanunun 54. maddesinde de, ödeme müddeti içerisinde ödenmeyen amme alacağının cebren tahsil olunacağı, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itiraz edebileceği kurala bağlanmıştır.
Aynı kanunun 3. maddesinde ise “tahsil edilemeyen amme alacağı” teriminin; amme borçlusunun bu kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması neticesinde haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını, “tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı” teriminin ise; amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip işlemlerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği açıklanmıştır.
Dosyasının incelenmesinden; davacının kanuni temsilcisi olduğu … Emlak Taahhüt İnşaat ve Yapı Malzemeleri Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına tahakkuk eden amme alacaklarının şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırması sonucunda şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine amme alacağının tahsilini amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenmesi üzerine iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda anılan yasal düzenlemeler uyarınca, tüzel kişiliğe sahip şirketlerin vergi borçlarından dolayı öncelikle o şirket adına tarh ve tahakkuk işlemi yapılacağı, borç ödenmediği takdirde şirket adına ödeme emri düzenleneceği ve kamu alacağının şirketten tahsil edilmesi için idarece 6183 sayılı Kanunda sayılan tüm takip yollarının tüketileceği ve buna rağmen kamu alacağı borçlu şirketten tahsil edilemezse, şirket kanuni temsilcisi adına ödeme emri düzenleneceği tabidir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davacının … Emlak Taahhüt İnşaat ve Yapı Malzemeleri Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de 25/10/2005 ila 22/02/2013 tarihleri arasında münferit imza ile yetkili kılındığı, sonrasında davacının 12/02/2013 tarihli ortaklar kurulu kararı ile payını devrettiği ve kanuni temsilcilik görevinden ayrıldığı, 27/02/2013 tarih ve 8267 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanan ilan ile de … ‘ın 3 yıllığına tek başına yönetim kurulu üyesi seçildiğinin anlaşıldığı, davaya konu ödeme emri içeriği amme alacaklarının 2006-2007-2008/1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve gecikme faizi; 2009/1,2,3 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve gecikme faizi; 2006-2007-2008/1 dönemi yargı harcı, 2008-2009/1-12 dönemi özel usulsüzlük cezasından kaynaklandığı, vade tarihlerinin 2014 yılı olduğu, 2006-2007-2008/1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine karşı şirket tarafından dava açıldığı ve davanın … Vergi Mahkemesinin 15/10/2012 ve 12/10/2012 tarihli kararları ile reddedildiği ve şirket adına … nolu ihbarnameler düzenlenerek şirkete tebliğ edildiği, 2009/1,2 ve 3 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin 21/04/2014 tarihinde ilanen tebliğ edildiği, 2008-2009/1-12 dönemi özel usulsüzlük cezalarının 27/12/2013 ve 21/04/2014 tarihlerinde ilanen tebliğ edildiği, söz konusu vergi ve cezaların ödenmemesi üzerine şirket adına … tarih ve … sayılı ile … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiği ve şirketin bilinen adreslerine 07/12/2012, 19/05/2015 tarihlerinde tebliğ edilememesi üzerine 31/08/2018 tarihinde şirketin kanuni temsilcisi olan …’ın ikametgah adresinde eşine tebliğ edildiği, şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırması sonucunda ise şirketin herhangi bir malvarlığının olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacı adına düzenlenen dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emri bakımından, amme alacağının şirket hakkında usulüne uygun bir şekilde kesinleştirildiği ve şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırması sonucunda da amme alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmış olması dolayısıyla davacının kanuni temsilcisi olduğu dönemlere ait amme alacaklarına ilişkin olarak adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığından Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 10/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.