Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/2387 E. , 2022/4312 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/2387
Karar No : 2022/4312
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Anonim Türk Sigorta Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Danıştayın bozma kararları sonrasında verilen ilk derece mahkeme kararları üzerine vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi için davalı idare tarafından davacı şirkete mahsuben iade edilen toplam 2.715.690,72 TL için 08/11/2013 – 25/12/2017 tarihleri arasında işleyen yasal faiz tutarı olan 1.009.790,53 TL’nin, bozma kararları öncesindeki mahkeme kararları ile hükmedilmiş olup davacı şirket tarafından davalı idareye ödenen toplam 8.403,00 TL karar harcı ile bu tutara 08/11/2013 tarihinden itibaren işleyen yasal faizin, bozma kararları sonrasındaki mahkeme kararlarında davalı idare aleyhine hükmedilen toplam 935,45 TL yargılama gideri ve toplam 2.860,00 TL vekalet ücreti ile bu tutarlara 28/09/2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizin ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümünün, faiz hesaplamasının yapılmasına bağlı bulunduğu anlaşılmakla, bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanıp Mahkemelerine ibraz edilen 30/10/2019 tarihli raporda yapılan değerlendirmeler neticesinde; Danıştayın bozma kararları sonrasında verilen mahkeme kararları üzerine vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi için davalı idare tarafından davacı şirkete mahsuben iade edilen toplam 2.715.690,72 TL için 08/11/2013 – 25/12/2017 tarihleri arasında işleyen yasal faiz tutarının 1.009.790,53 TL olduğu tespitine yer verildiği, davacı tarafından yasal faiz tutarı olarak ödenmesi talep edilen 1.009.790,53 TL yönünden; bilirkişi raporunda 2.715.690,72 TL’lik tutar için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunda öngörülen oranda hesaplanan yasal faiz tutarı olan 1.009.790,53 TL’nin, davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı, davacı tarafından ibraz edilen 25/11/2019 havale tarihli dilekçede, dava dilekçesindeki yasal faiz talebinin tecil faizi olarak değiştirilerek miktar artırımında bulunulduğu belirtilmiş ise de; dava dilekçesinde yasal faiz isteminde bulunulduğu ve tutar olarak da yasal faiz üzerinden davacı tarafından hesaplanan 1.009.790,53 TL’nin talep edildiği görülmekte olup, sonradan verilen dilekçe ile faiz türünün değiştirilmesi ve ödenmesi istenilen tutarın artırılmasının davayı genişletme yasağına tabi olduğu ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 16/4 maddesinde düzenlenen miktar artırımının ancak tam yargı davalarında mümkün olduğu göz önüne alındığında, davacının miktar artırım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varıldığı, davacı tarafından yasal faizleriyle birlikte ödenmesi talep edilen 8.403,00 TL karar harcı, 935,45 TL yargılama gideri ve 2.860,00 TL vekalet ücreti yönünden ise ;davacı tarafından cezalı tarhiyatların iptali istemiyle açılan davalarda; Danıştayın bozma kararları öncesinde verilen mahkeme kararlarında toplam 8.403,00 TL karar harcına hükmedildiği, ayrıca bozma kararları sonrasında verilen mahkeme kararlarında davalı idare aleyhine toplam 935,45 TL yargılama gideri ile toplam 2.860,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği dava dilekçesinde, bu tutarların faizleriyle birlikte ödenmesinin talep edildiği anlaşılmakta olup, davacı tarafından ödenmesi istenen 8.403,00 TL, 935,45 TL ve 2.860,00 TL tutarların; harç, posta gideri ve vekalet ücretlerinden ibaret olduğu, bu nedenle de Hukuk Muhakameleri Kanununun 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden oldukları, dolayısıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28/2 maddesi gereğince, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, otuz gün içinde yatırılmadığı takdirde, davalı idare aleyhinde icra takibi başlatılmak suretiyle genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunabileceğinin açık olduğu, bu durumda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28/2 maddesi hükmü karşısında, anılan tutarların iadesine yönelik taleplerin, vergi mahkemelerinde dava konusu edilmesi mümkün bulunmadığından ve ancak davalı idare aleyhinde icra takibi başlatılmak suretiyle genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunabileceğinden, 8.403,00 TL, 935,45 TL ve 2.860,00 TL tutarlı yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin yasal faizleriyle birlikte ödenmesine ilişkin davacı talebinin esasının incelenmesi olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen incelenmeksizin reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.