Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/2462 E. , 2022/4530 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/2462
Karar No : 2022/4530
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, …Gıda ve Tem. Mad. Ltd. Şti.’ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen 01/12/2015 tarih, 1 ve 2 sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen kararda; 04/04/2003 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilana göre, davacının …Gıda ve Tem. Mad. Ltd. Şti.’ nin hisselerinin 2 pay davacıya ait iken diğer ortak … payının olduğunun görüldüğü, ancak dava konusu ödeme emirlerinin davacının söz konusu şirketteki sermaye hissesine tekabül eden kısmın çok üzerinde bir oranla hesaplandığı, sermaye hisseleri oranında sorumluğunun bulunduğu açık olan davacı adına, sermaye hissesi oranını aşan miktarda hesaplanan kamu alacağının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde usul ve yasaya uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un olay tarihinde yürürlükte olan “ödeme emri” başlıklı 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, “ödeme emrine itiraz” başlıklı 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hususlarında yedi gün içinde dava açabileceği, aynı Kanunun ”limited şirketlerin amme borçları” başlıklı 35. maddesinin 1. fıkrasında, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, 2. fıkrasında, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu olacakları, 3. fıkrasında ise, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu olacakları hüküm altına alınmıştır.
Sözü edilen yasa kurallarına göre asıl amme borçlusu limited şirketin borçlarından dolayı şirket ortağı hakkında takibat yapılabilmesi için söz konusu alacağın şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gerektiği ve şirket ortaklarının, 6183 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca takip edilebileceği, bu takibin de şirketin borçlarının tamamı için değil ortakların sermaye hisseleri oranında olacağı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının ortağı olduğu …Gıda ve Tem. Mad. Ltd. Şti’ne ait amme alacağının şirketten tahsil imkanı kalmadığı hususunun anlaşılması üzerine şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen, içeriği 2002 dönemi Kurumlar Vergisinin oluşturduğu 2015/1 ve 2003 dönemi Kurumlar Vergisi, Gecikme Faizi ve Vergi Ziyaı Cezasının oluşturduğu 2015/2 sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiği, söz konusu borcun asıl amme borcunun %50 sine tekabül ettiği, davacının ise, şirkette 01/01/2000 tarihi itibariyle %50 hisse, 04/04/2003 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yer alan ilana göre %10 hisseye sahip olduğu anlaşılmıştır. Buna göre dava konusu ödeme emri içeriği borç bakımından 26/03/2003 tarihli ortaklar kurulu kararına kadar olan borç bakımından davacının %50 oranında, daha sonraki dönemlere ilişkin borç bakımından ise %10 oranında sorunlu olduğu görülmektedir.
Buna göre, dava konusu ödeme emri içeriği borcun, davacının hissesi oranındaki kısmı bakımından değerlendirme yapılması gerekirken, ödeme emrinin davacının hissesi oranında düzenlenmediğinden bahisle tamamının iptal edilmesinde hukuka uyarlılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 29/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.