Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/3162 E. , 2022/1606 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/3162
Karar No : 2022/1606
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına ‘müteselsil sorumlu’ sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava konusu ödeme emrinin davacının bağlı bulunduğu Şişli Vergi Dairesi Müdürlüğünce düzenlenmesi gerekirken, muhasebe hizmeti verdiği şirketin bağlı bulunduğu Çatalca Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından düzenlenmesinin yetki yönünden hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü ve Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar Danıştay bozma kararı esas alınarak verilen mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/03/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
İstem, serbest muhasebeci mali müşavirlik yapan davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın kabulüne karar veren Vergi Mahkemesi kararının bozulması istemine ilişkindir.
Serbest muhasebeci ve serbest muhasebeci mali müşavirlerin, mali yönden, müştereken ve müteselsilen sorumluluğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun ”Vergi Beyannamelerinin İmzalanması ve Yeminli Mali Müşavir Tasdik Raporları” başlıklı mükerrer 227. maddesinde düzenlenmiştir. Yasa kuralında, bu tür takibin hangi vergi dairesi tarafından yürütüleceği konusunda bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Ayrıca, takibi yapacak vergi dairesinin saptanması Maliye Bakanlığı’nın yetkisine de bırakılmamıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Takibata Selahiyetli Tahsil Dairesi” başlıklı 5. maddesinde, ”Takibat, alacaklı amme idaresinin mahalli tahsil dairesince yapılır. Borçlu veya malları başka mahallerde bulunduğu takdirde, tahsil dairesi borçlunun veya malların bulunduğu mahalde yapılacak takipleri, o mahaldeki aynı neviden amme idaresinin tahsil dairelerine niyabeten yaptırır.” denilmiş; 213 sayılı Kanununun, “Vergi Uygulamasında Yetki” bölümünde, ”Vergi Dairesi” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında, vergi dairesi, ”mükellefi tespit eden, vergi tarh eden, tahakkuk ettiren ve tahsil eden daire” şeklinde tanımlanmış; aynı maddenin ikinci fıkrasında, mükelleflerin, vergi uygulaması bakımından hangi vergi dairesine bağlı olduklarının vergi yasalarıyla belirleneceği kurala bağlanmıştır. Maddenin ikinci fıkrasının ikinci tümcesinde, Maliye Bakanlığı’na, vergi dairelerinin yetki alanları ile mükelleflerin bağlı olacakları vergi dairesini belirleme konusunda yetki verilmiştir. Öte yandan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 43. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, katma değer vergisinin, mükellefin işyerinin bulunduğu yer vergi dairesince tarh olunacağı belirtilmiştir.
Sözü edilen kurallar uyarınca, 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergi, resim ve harç ve benzeri mali yükümlülükler ile bunların zam ve cezalarında vergi mükellefinin bağlı olduğu vergi dairesi tarafından tarh, tahakkuk, tebliğ ve tahsil işlemleri yapılmaktadır.
213 sayılı Kanununun Ceza Kesme Yetkisi başlıklı 365. maddesinde, “Vergi cezaları olayların ilgili bulunduğu vergi bakımından mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi tarafından kesilir.” denilmek suretiyle, mükelleflerin vergi ziyaını oluşturan kimi fiillerine iştirak edenlere Kanunun 344. maddesi uyarınca kesilmesi gereken vergi ziyaı cezaları, mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi tarafından kesilmekte ve tahsil edilmektedir. Ayrıca, mirasçıların veya asıl borçlu tüzel kişiden tahsil edilemeyen vergi ve buna bağlı alacaklar, vergisel yükümlülüğünü yerine getirmeyen kanuni temsilcisi ve/veya ortakların takibi de yine asıl borçlu yükümlünün bağlı bulunduğu vergi dairesi tarafından yapılmaktadır.
Buna göre, ilgili yasa kurallarının, yetki konusunda adına işlem yapılacak mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesini değil, vergiyi doğuran olayların ilgili olduğu vergi dairesini esas aldığı ve işlemlerin bu vergi dairesince yürütülmesinin kabul edildiği sonucuna varılmaktadır. Diğer bir deyişle, yetki kuralı, takip edilmesi gereken kişiye değil, takibin konusu olan verginin mükellefine göre belirlenmiş; verginin mükellefi olmayan kişinin bağlı olduğu vergi idaresinin yetkisi ise, niyabeten yapabileceği işlerle sınırlı tutulmuştur.
Bakılmakta olan davada, ödeme emri ile istenen amme alacağının asıl borçlusu, davacının olumlu tasdik raporu vermesi suretiyle haksız katma değer vergisi iadesi aldığı ileri sürülen … Tic. San. Ltd. Şti.’dir. Söz konusu amme alacağının asıl borçludan ya da müştereken ve müteselsilsen borçtan sorumlu sıfatıyla davacıdan takip ve tahsiline, … Tic. San. Ltd. Şti.’nin bağlı bulunduğu Çatalca Vergi Dairesi Müdürlüğü yetkili bulunduğundan, mükellef şirketin bağlı olduğu … Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık yoktur. Ödeme emrine karşı açılan davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulü ile işin esası incelenmek üzere Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.