Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/3504 E. , 2021/10924 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/3504
Karar No : 2021/10924
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : Tasfiye Halinde …Petrol İnşaat Turizm Madencilik Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Malmüdürlüğü/…
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığı ve düzenlediğinden bahisle vergi ziyaı cezalı olarak re’sen tarh edilen 2010 yılına ilişkin kurumlar vergisi ile 2010/1-3,4-6,7-9 ve 10-12 dönemlerine ilişkin geçici vergilerin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davacı hakkında yapılan tespitlerin değerlendirilmesinden 2010/1-3,4-6,7-9 ve 10-12 dönemlerine ilişkin geçici vergi asılları ile geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısımlarında hukuka uygunluk, 2010 yılına ilişkin vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı ile 2010/1-3,4-6,7-9 ve 10-12 dönemlerine ilişkin geçici vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından, kararın redde ilişkin kısmına yönelik olarak istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği, 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu durumda bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği kuralına yer verilmiştir. Aynı Kanun’un 50. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili mercinin dosyayı öncelikle inceleyeceği ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar vereceği, 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrarda edebileceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
Belirtilen kanun maddelerinin değerlendirilmesinden, Danıştayın temyiz incelemesi sonucunda verdiği bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesinin vereceği kararlar ile istinaf aşamasında bölge idare mahkemesinin vereceği kararların farklı usullere ve sonuçlara bağlandığı görülmektedir. Bölge idare mahkemesi vergi dava dairesinin yaptığı inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulması durumunda istinaf başvurusunun reddine, hukuka uygun bulmaması durumunda ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesi, bölge idare mahkemesince istinaf aşamasında verilen kararın temyizi üzerine Danıştay tarafından bozulması ve bölge idare mahkemesince bozma kararına uyulması halinde ise istinaf başvurusunun reddine şeklinde değil uyuşmazlığın esasını değerlendirdikten sonra, davanın kabulü veya reddi şeklinde yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı adına, sahte fatura kullandığı ve düzenlediğinden bahisle vergi ziyaı cezalı olarak re’sen tarh edilen 2010 yılına ilişkin kurumlar vergisi ile 2010/1-3,4-6,7-9 ve 10-12 dönemlerine ilişkin geçici vergilerin kaldırılması istemiyle açılan davada, uyuşmazlığın esasını inceleyerek geçici vergi asılları ile geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısımları yönünden davanın kabulüne, vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısımları yönünden davanın reddine karar veren mahkeme kararına karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Vergi Dava Dairesince, davacının sahte fatura kullandığı ve komisyon karşılığında sahte fatura düzenlediği sonucuna ulaşılmasına yol açan tespit ve değerlendirmelerin yer aldığı vergi tekniği raporunun, ihbarnamenin tebliğinden ve tarhiyatın dava konusu yapılmasından sonra tebliğ edilmesinin davacı adına yapılan tarhiyatı hükümsüz kılacak nitelikte esasa etkili bir şekil hatası olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile vergi mahkemesi kararının redde ilişkin hüküm fıkrası kaldırılarak davanın kabulüne karar verildiği, söz konusu kararın ise Danıştay Dördüncü Dairesinin 13/05/2020 tarih ve E:2018/2062, K:2020/1614 sayılı kararı ile bozulması üzerine Vergi Dava Dairesince; “bozma kararına uyulmasına” denildikten sonra istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle “istinaf başvurusunun reddi” yönünde karar verildiği, uyuşmazlığın esasının ise değerlendirilmediği görülmüştür.
Bu durumda, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak Vergi Dava Dairesince işin esası hakkında değerlendirme yapılarak bir hüküm kurulması gerektiğinden Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 27/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141. maddesinin 4. fıkrasında, ”Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir” düzenlemesine yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde ise, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay’ın kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı adına, sahte fatura kullandığı ve düzenlediğinden bahisle vergi ziyaı cezalı olarak re’sen tarh edilen 2010 yılına ilişkin kurumlar vergisi ile 2010/1-3,4-6,7-9 ve 10-12 dönemlerine ilişkin geçici vergilerin kaldırılması istemiyle açılan davada, uyuşmazlığın esasını inceleyerek geçici vergi asılları ile geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısımları yönünden davanın kabulüne, vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısımları yönünden davanın reddine karar veren mahkeme kararına karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Vergi Dava Dairesince, davacının sahte fatura kullandığı ve komisyon karşılığında sahte fatura düzenlediği sonucuna ulaşılmasına yol açan tespit ve değerlendirmelerin yer aldığı vergi tekniği raporunun, ihbarnamenin tebliğinden ve tarhiyatın dava konusu yapılmasından sonra tebliğ edilmesinin davacı adına yapılan tarhiyatı hükümsüz kılacak nitelikte esasa etkili bir şekil hatası olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile vergi mahkemesi kararının redde ilişkin hüküm fıkrası kaldırılarak davanın kabulüne karar verildiği, söz konusu kararın ise Danıştay Dördüncü Dairesinin 13/05/2020 tarih ve E:2018/2062, K:2020/1614 sayılı kararı ile bozulması üzerine Vergi Dava Dairesince; “bozma kararına uyulmasına” denildikten sonra istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle “istinaf başvurusunun reddi” yönünde karar verildiği görülmüştür.
Uyuşmazlıkta Bölge İdare Mahkemesince Danıştay bozma kararı üzerine, uyuşmazlığın esasını inceleyerek karar veren ilk derece mahkemesi kararında yer alan aynı hukuksal gerekçelerle karar verildiği açık olduğundan Anayasamızda yer alan usul ekonomisi ilkesi de dikkate alındığında, bu husus yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik kapsamında görüldüğünden, Vergi Dava Dairesi kararının 2577 sayılı Kanunun 49/1-(b) maddesi uyarınca düzeltildikten sonra uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.