Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/3710 E. , 2021/5208 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/3710
Karar No : 2021/5208
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; bazı alacakların yeniden yapılandırılmasını düzenleyen yasalar kapsamında gerçekleştirilen başvurular sonucunda borcun yapılandırılması halinde borçtan sorumlu tutulacak kanuni temsilcinin değişebildiği, bir başka ifadeyle, şirketin borçlarının yapılandırılması durumunda yapılandırılan borcun ödenmemesi halinde borcu yapılandıran ve bu borcu şirket adına ödemeyen kanuni temsilcinin sorumlu olacağı, söz konusu borcun ödenmemesi durumunda önce asıl borçlu şirkete, şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması durumunda da yapılandırma tarihinde ve yapılandırmayla oluşan yeni vade tarihlerinde asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olanlara yönelinmesi gerektiği, Mahkemelerince yapılan 21/10/2020 tarihli ara karara cevaben dosyaya ibraz edilen davalı idarenin yazısında, asıl borçlu şirket tarafından dava konusu ödeme emri içeriği alacağa ilişkin olarak 6552, 6736 ve 7143 sayılı Kanun’dan yararlanmak üzere talepte bulunulduğu, anılan Kanunlar uyarınca tecil taksitlendirme tablolarının oluşturulduğu, ihlal edilmeleri üzerine iptal edildiklerinin belirtildiği görülmüş ise de, yapılandırma başvurusunun yapılmasıyla birlikte yapılandırmanın hukuki sonuçları ortaya çıktığından, diğer bir ifadeyle asıl borçlu şirket tarafından 6552, 6736 ve 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvurular üzerine söz konusu vergi borçlarının yeniden yapılandırılması neticesinde anılan Kanunların hükümleri ile yeni bir hukuki durum ortaya çıktığından, yani mevcut ödeme emrine konu borçların vade tarihleri ve türleri değiştiğinden, artık ödenmeyen tutarların takip ve tahsil edilebilmesi için öncelikle asıl borçlu şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmesi, buna rağmen amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsil imkanının kalmadığının saptanması durumunda, ilgili kanuni temsilcinin ve ortağın takibine geçilmesinin gerektiği, bu haliyle yapılandırmanın ihlal edilmiş olmasının, asıl borçlu şirketin yeniden takip edilmesi gerektiği sonucunu ve dolayısıyla davacı adına düzenlenen işbu dava konusu ödeme emrinin iptal edilmesi gerektiği sonucunu ortadan kaldırmadığı, dolayısıyla asıl borçlu şirket tarafından yapılandırılan borçlara ilişkin olarak davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen amme alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci olan davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, şirket tarafından yapılandırılan borçlar için ödeme yapılmaması nedeniyle söz konusu yapılandırmaların iptal edildiği, yapılandırmanın ihlal edilmesi sonucu borçların eski haline dönüşeceği ve söz konusu borçlara ilişkin takip işlemlerinin kaldığı yerden devam edeceği, E-VDB sisteminin de takibe alınarak ödeme emri düzenlenen borçlar için yeni takip numaralı ödeme emri düzenlenmesine imkan vermediği, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/10/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacı adına, … Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararı davalı idarece temyiz edilmiştir.
Vergi tahsilatının hızlandırılması gibi amaçlarla kabul edilen, yeniden yapılandırma yasaları olarak da nitelendirilen, geçici bir dönem için uygulanması öngörülen ve belirli aralıklarla çıkarılan bazı özel yasalarla mükelleflere, kimi koşullarla, vergi borcu yeni vade ve tutarlara bağlanıp, bu borcun bir kısmından vazgeçilmesi gibi kolaylıklar sağlanmaktadır.
Dayanağını Anayasa’dan alan ve devletin kamusal gereksinimlerini karşılaması için egemenlik gücüne dayanarak tek taraflı iradesiyle kişilere yüklediği bir kamu alacağı şeklinde tanımlanan verginin, yapılandırmaya konu edilerek yeni vade ve tutarlarda ödenmeye bağlanması işleminin, özel hukuktaki borcun yenilenmesi müessesesine benzetilerek, bu durumun, borcun nitelik değiştirmesine ve vergi ödevine ilişkin yükümlülüğü bulunan sorumlunun da değişmesine yol açtığı söylenemez.
Yeniden yapılandırılan borcun ödenmemesi halinde, diğer bir deyişle yapılandırmaya ilişkin koşulların ihlali nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda tahsil işlemlerine kalındığı yerden devam edilmesi sorumluluk, takip/tahsilata ilişkin yasa kuralları gereğidir.
Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin takip ve tahsil usulü 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile düzenlenmiş; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Kanuni temsilcilerin ödevi” başlıklı 10. maddesinde de, kanuni temsilcilerin vergi ve buna bağlı alacaklardan sorumluluğu özel olarak kurala bağlanmıştır. Buna göre, uyuşmazlığın kanuni temsilcilerin vergi borçlarından sorumluluğunun öngörüldüğü yasa kurallarına göre incelenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ve temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle, Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle verilen kararın onanmasına ilişkin Daire kararına katılmıyoruz.