Danıştay Kararı 4. Daire 2021/435 E. 2022/6591 K. 22.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2021/435 E.  ,  2022/6591 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/435
Karar No : 2022/6591

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…. İhtisas Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği vergileme döneminden sonra ortaya çıktığı iddia edilen 2018/1, 2, 3 dönemleri garanti giderleri için yüklenilen katma değer vergisinin indirim konusu yapıldığı 2019/1 dönemi katma değer vergisi beyannamesinde belirtilen katma değer vergisi iadesi talebinin reddine ilişkin davalı idarenin … tarih ve E…. sayılı işlemin iptali … TL’nin yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; indirimli orana tabi işlemin bünyesine giren ve işlemlerin gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirilemeyen verginin iadesinin mümkün olduğu ve bu iadenin yapılmasının önünde yasal bir engel bulunmadığı, katma değer vergisi iadesi talebinin indirimli orana tabi işlemin gerçekleşmesinden sonra işlem ile ilgili olarak garanti, reklam, royaltly, know-how, isim hakkı, ciro primi gibi harcamalar üzerinden katma değer vergisi ödenebileceğine dair kanun değişikliğinin 06/04/2018 tarihinde yürürlüğe girdiği, yapılan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, yürürlük tarihinden önceki dönemler olan 2018/1, 2, 3 dönemlerine isabet eden 2.293.090,28 TL garanti giderinin iadesinin mümkün bulunmadığı nedeni ile reddine dair davalı idare işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, faiz istemine gelince, 213 sayılı Kanun’un 112. maddesinin 4. fıkrasında yer verilen; fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanun’a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ile birlikte mükellefe iade edileceği kuralı uyarınca, davacıdan hukuka aykırı olarak, kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir vergisinin kesintinin yapıldığı tarihten düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edileceği tarihe kadar geçecek süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanun’a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ile birlikte iade edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 7104 sayılı KDV Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 178 sayılı KHK’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un, 3065 sayılı KDV Kanun’un 29. maddesinde değişiklik yapan 8. maddesinin 06/04/2018 tarihinde yürürlüğe girdiği, iadeye imkan tanıyan bu değişikliğin yürürlüğe girmesinden önceki 2018/1, 2, 3 dönemlere uygulanamayacağı, bu dönemlere isabet eden 2.293.090,28 TL tutarındaki garanti giderlerinin faiziyle birlikte iade talebinin yerinde olmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Uyuşmazlık, indirimli orana tabi gerçekleştirilen işlemden sonra ortaya çıkan garanti giderleri için yüklenilen katma değer vergisinin indirilemeyen kısmının, iadeye konu edilip edilemeyeceğine ilişkindir.
Bilindiği üzere, garanti kapsamında verilen tamir, bakım, onarım ve gerektiğinde de yenileme hizmetleri bedelsiz olup, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun gereği satışa konu malların satışı sonrasında imalatçısı ya da ithalatçısınca yerine getirilmesi mecburi bulunmakta ve bu türden hizmetler müşterisine bedelsiz yapılmaktadır.

Bu nedenledir ki; belli bir zaman diliminde, satılan emtiada ortaya çıkan imalattan kaynaklı arızalı durumların tamir, bakım, onarımı ve gerektiğinde yenileme garantisi ile gerçekleştirilen satış sonrasında verilen garanti çerçevesindeki hizmetlerin karşılığı, ticaretin bir unsuru olarak satışın yapıldığı dönemde vergilendirilmekte olup, satışların garanti süresi içinde ve garanti kapsamında müşterilere verilen tamir, bakım vb. hizmetlere ilişkin bedel de satış fiyatı içinde daha önceden yer aldığından dolayısıyla, bu hizmetin verilmesi sırasında müşteriden ayrıca bir bedel alınmadığı gibi tamir, bakım veya yenileme bedeli müşteri adına fatura edilmediğinden katma değer vergisi de hesaplanmayacaktır.
Ancak, imalatçı ya da ithalatçı tarafından garanti kapsamında verilmesi mecburi hizmetlerin servisler aracılığıyla yerine getirildiği durumlarda, servislerin imalatçı veya ithalatçısına fatura ettiği bedel üzerinden hesaplanacak katma değer vergisinin ise genel hükümler mucibince indirime tabii tutulması mümkündür.

Hal böyle olunca, imalatçı veya ithalatçıların (satıcıların) garanti süresi içinde müşterilerine gerek doğrudan ve gerekse servisler aracılığıyla sağladıkları bedelsiz tamir, bakım ve yenileme hizmetleri katma değer vergisine tabi olmadığından, tamir, bakım ve yenileme emtiası veyahut da bu hizmetler için yüklenilen katma değer vergisinin indirilemeyen kısmının iadesinin de mümkün bulunmadığından temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.

(XX) KARŞI OY :
Davacı tarafından, indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği vergileme döneminden sonra ortaya çıktığı iddia edilen … dönemleri garanti giderleri için yüklenilen katma değer vergisinin indirim konusu yapıldığı 2019/1 dönemi katma değer vergisi beyannamesinde belirtilen katma değer vergisi iadesi talebinin reddine ilişkin davalı idarenin … tarih ve E…. sayılı işlemin iptali ve … TL’nin yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
Usul hukukunun yerleşik içtihatlarından olan “taleple bağlılık” ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda, mahkemelerin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar verilemeyeceği açıktır.
Bakılmakta olan davada, 2018/1, 2, 3 dönemleri garanti giderleri için yüklenilen katma değer vergisinin indirim konusu yapıldığı 2019/1 dönemine isabet eden katma değer vergisinin yasal faiziyle iade edilmesi istenmiştir. Buna göre, taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacının istemi ile bağlı olunacağı, bu istemin dışında karar verilemeyeceğinden, davacının istemi aşılarak, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca tecil faiziyle hüküm kurulmasında hukuka uygunluk bulunmadığından, davayı kabul eden Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararın faize ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararının buna ilişkin kısmına katılmıyorum.