Danıştay Kararı 4. Daire 2021/4383 E. 2022/5166 K. 26.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2021/4383 E.  ,  2022/5166 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/4383
Karar No : 2022/5166

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …Mensucat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen … tarih ve …sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davalı idarece, her ne kadar davacı hakkında 2014 yılına ilişkin olarak düzenlenen inceleme raporu üzerine, davacının iade/mahsup alacağının bulunmadığı sonucuna varılmış ise de, davacı tarafından süresi içerisinde yapılan mahsup talebinin gerekçeleri ortaya konularak talebin reddi yolunda işlem tesis edilmesi gerekirken, yapılan mahsup talebi sonuçlandırılmaksızın ve gerekçeleri ortaya konularak talebin reddi yolunda herhangi bir işlem tesis edilmeksizin düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emrinin yasal ve yerinde olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde; ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 (uyuşmazlık konusu dönemlerde 7) gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, borcu kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 (uyuşmazlık konusu dönemlerde 7) gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait davaları çözümlemeye yetkili vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 2014 hesap dönemine ait vergi alacaklarının 2019/6 dönemi KDV, gelir (stopaj) vergisi ve damga vergisi borçlarına mahsubu için davalı idareye 22/07/2019 tarih ve 4 iade dosya numaralı iade talep dilekçesi ile başvuruda bulunduğu, davacının bu başvurusuna herhangi bir cevap verilmeksizin davacının iade/mahsup talebinde bulunduğu vergi borçlarının tahsili için … tarih ve …sayılı dava konusu ödeme emrinin düzenlenerek 28/08/2019 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve söz konusu ödeme emrinin iptali istemiyle 29/08/2019 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı, davalı idare tarafından sunulan iç yazışma ve evraklarda davacı hakkında tanzim edilen vergi inceleme raporları uyarınca davacı şirketin iade/mahsup alacağının bulunmadığının … tarih ve …sayılı ve … tarih ve …sayılı yazıları ile bildirildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri dikkate alındığında, bir vergi borcunun tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için öncelikle söz konusu vergi borcunun usulüne uygun olarak tahakkuk etmesi ve vadesinde ödenmemiş olması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada ise dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan vergi borçlarının tahakkuk ve kesinleşme aşamalarına ilişkin bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlığı inceleyen Vergi Mahkemesince her ne kadar; idare tarafından davacının iade/mahsup hakkının bulunmadığına ilişkin işlemlerin, davacının 2019/6 dönemi muhtelif vergi borçlarının 2014 yılına ait vergi alacaklarına mahsubu talebiyle başvuruda bulunduğu tarihten önce tesis edildiğinden bahisle yapılan mahsup talebi sonuçlandırılmaksızın ve gerekçeleri ortaya konularak talebin reddi yolunda herhangi bir işlem tesis edilmeksizin düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığına karar verilmiş ise de; davalı idare tarafından ibraz edilen … tarih ve …sayılı yazı ile davacının talebine cevap verildiği ve e-tebligat yoluyla 03/09/2019 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiği; kaldı ki ispat külfeti kendisinde olan davacı tarafından yukarıda yer verilen 6183 sayılı Kanunun 58.maddesi gereğince “borcum yoktur” itirazı kapsamında, ödeme emri içeriği borçların mahsup edilmesine ilişkin alacağının olduğunun net olarak ortaya konması, mahsup alacağının belgelendirilmesi gerektiği, mahsup talebinin sonuçlandırılmaması veya reddedilmesine yönelik işlemlerin ise ayrıca dava konusu edilebileceği dikkate alındığında, düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığından Mahkeme kararına ilişkin istinaf istemini reddeden Vergi Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 26/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.