Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/5056 E. , 2022/7707 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/5056
Karar No : 2022/7707
TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı tarafından, adına kayıtlı aracın haczedilerek satılması nedeniyle, 9.000.000,00 TL maddi 9.000.000,00 TL manevi tazminat verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının aracına haciz işlemi uygulanabilmesi için dava konusu hacze konu amme alacağının usulüne uygun şekilde kesinleşmiş olması gerektiği, davacının %50 ortağı olduğu … Gıda ve Hay. Nak. Tic. Ltd. Şti.’nin borcundan dolayı şirket ortağı sıfatıyla uygulanan haczin, ödeme emirlerinin düzenlendiği tarihten önce olduğu gürüldüğünden, hacze konu amme alacağının usulüne uygun olarak kesinleştirilmeden, haciz işleminin tesis edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda hacizden önce ödeme emri tebliğ edilip amme alacakları kesinleşmeden davacının aracına konulan haciz işleminde ve akabinde cebri icra suretiyle yapılan satış işleminde hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu olayda, davacının aracı üzerine davalı idarece uygulanan hukuka aykırı haciz ve satış işlemleri neticesinde, aracın satış tarihindeki kıymeti oranında maddi bir zararının bulunduğu, bu zararın davalı idarenin kusurundan kaynaklandığı ve davalı idarenin hukuka aykırı işlemleri ile davacının maddi zararı arasında illiyet bağı mevcut olduğundan, aracın satış tarihindeki kıymeti olan 2.500,00 TL’nin hukuka aykırı haciz işleminin tesis edildiği tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği; dava konusu manevi tazminat istemi yönünden, davacı hakkında tesis edilen haciz ve satış işlemleri nedeniyle davacının uğramış olduğunu ileri sürdüğü manevi tazminata hükmedilebilmesi için, idarenin hukuka aykırı bir işlemi veya eylemi sonucu ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması ya da ilgilinin şeref ve onurunun zedelenmiş bulunması veya kişinin fiziki yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi gerektiğinden, ancak davacı tarafından bu anlamda bir manevi zararının somut olayda varlığına yönelik dava dosyasına herhangi bir delil ileri sürülememiş olduğu görüldüğünden, davacının manevi varlığı üzerinde tazminatla telafi edilmesi gereken bir zararın gerçekleşmediği ve manevi tazminata hükmedilmesini gerektirecek koşulların oluşmadığı görüldüğünden, davacının manevi tazminat isteminin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; vergi mahkemesi kararının maddi tazminat istemi hakkındaki hüküm fıkrası usul ve kanuna uygun bulunduğundan, tarafların maddi tazminat hakkındaki hüküm fıkrasına yönelik istinaf istemlerinin reddi gerektiği; manevi tazminat isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacının istinaf istemine ilişkin olarak, davacının ortağı olduğu şirkete ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacıya ödeme emri tebliğ edilmeden davacının sahibi bulunduğu taşıtın haczedilerek satılmasının ağır hukuka aykırılık içerdiği, hukuka aykırı olan ve davacıdan takip edilen şirket borçlarının tahsilini de sağlamayan bu işlemle taşıtın mülkiyetinin davacının elinden çıkmasının ve haciz işleminin sosyal çevresinde öğrenilmesinin davacıda ağır sıkıntı ve üzüntüye neden olacağı, toplum içindeki itibarını zedeleyeceği, dolayısıyla manevi zarara yol açacağı açık olduğundan, yol açılan bu manevi zarar nedeniyle idarenin davacıya manevi tazminat ödemesi gerektiği, ancak, manevi tazminat, malvarlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik olmayıp, manevi tatmin aracı olduğundan, manevi tazminat miktarının, olayın gelişimi, zararı doğuran işlemlerdeki hukuka aykırılık, davacının uğradığı zararın büyüklüğü veya niteliği dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğinden, hukuka aykırı haciz ve satış işlemi nedeniyle duyulan sıkıntı ve üzüntü nedeniyle, davacıya 1.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçeler ile davalı idare istinaf istemi ile davacının maddi tazminat miktarına yönelik istinaf isteminin reddine, davacı istinaf isteminin manevi tazminat istemi yönünden kısmen kabulüne, davacıya 1.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Hukuku aykırı haciz ve satış işlemleri nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini gerektiği belirtilerek kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.