Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/6027 E. , 2022/6480 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/6027
Karar No : 2022/6480
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Yal. Dün. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’nin borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarının ilgili olduğu dönemlerde davacının şirketin kanuni temsilcisi olduğu ve borçların vade tarihlerinin 2013 yılı olduğu, Mahkemenin 21/10/2020 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevapta, borçların tahsili için asıl borçlu şirket adına … tarih, … sayılı ve … tarih, … sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiği, asıl amme borçlusu şirkete 03/09/2014 ve 21/07/2014 tarihlerinde tebliğ edildiğinin beyan edildiği, banka hesaplarına uygulanan e-hacizlerin zamanaşımını kesen sebep olarak gösterildiği, ancak 2019 yılında asıl borçlu şirketin banka hesapları üzerine haciz tatbiki için ilgili bankalara haciz yazısı gönderilmesine rağmen, hesaplarda para bulunmaması nedeniyle haczin tatbik edilmediği, 09/10/2020 tarihinde asıl borçlu şirketin … Bankası … Şubesindeki …-KOD numaralı hesabında bulunan 89,63 TL üzerine haciz tatbik edildiği, bu tarihten önce zamanaşımını kesen herhangi bir sebep bildirilmediği gibi belge de sunulmadığı, kaldı ki Mahkemenin … esas sayılı davanın konusu ödeme emri içeriği amme alacağı için 25/11/2011 tarihinde asıl borçlu şirketin … Bankası … Şubesindeki …-KOD numaralı hesabında bulunan 89,63 TL üzerine haciz tatbik edildiği, hesaptaki para tahsil edilmeyerek aynı hesaptaki aynı miktar üzerine 10/05/2016 tarihinde, 30/09/2019 tarihinde ve 09/10/2020 tarihinde de haciz tatbik edildiği anlaşıldığından, asıl amme borçlusu şirkete 2014 yılında yapılan ödeme emri tebliğinden itibaren 5 yıl içinde en son 31/12/2019 tarihinde dava konusu ödeme emri içeriği borçların zamanaşımına uğradığı sonucuna ulaşıldığından, zamanaşımına uğrayan amme alacağı için bu tarih geçtikten sonra kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emri düzenlenmeden önce asıl borçlu şirket hakkında haciz işlemleri ve malvarlığı araştırması yapıldığı, şirkete ait borcu karşılayacak malvarlığına rastlanmadığı, kanuni temsilci olan davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınmayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı, temsilciler veya teşekkülü idare edenlerin bu suretle ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebilecekleri, hükme bağlanmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahısların, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilecekleri hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, … Yal. Dün. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’nin 2010 yılına ilişkin muhtelif nevideki amme borçlarının asıl borçlu şirketten tahsil edilemediğinden bahisle söz konusu amme borçlarının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin düzenlenerek davacıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Dosyada, dava konusu ödeme emri içeriği borçların vade tarihlerinin 2013 yılı olduğu, Mahkemenin 21/10/2020 tarihli ara kararına davalı idarece verilen 04/11/2020 havale tarihli cevapta borçların tahsili için asıl borçlu şirket adına … tarih, … sayılı ve … tarih, … sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiğinin, asıl amme borçlusu şirkete 03/09/2014 ve 21/07/2014 tarihlerinde tebliğ edildiğinin beyan edildiği, davanın konusu ödeme emri içeriği amme alacağı için 25/11/2011 tarihinde asıl borçlu şirketin … Bankası … Şubesindeki …-KOD numaralı hesabında bulunan 89,63 TL üzerine haciz tatbik edildiği, aynı hesaptaki aynı miktar üzerine 10/05/2016 tarihinde, 30/09/2019 tarihinde ve 09/10/2020 tarihinde de haciz tatbik edildiği anlaşıldığından, asıl amme borçlusu şirkete 2014 yılında ödeme emri tebliğ edilip tahsil edilememesi üzerine davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Buna göre, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmadığından kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.