Danıştay Kararı 4. Daire 2021/6231 E. 2022/3806 K. 09.06.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2021/6231 E.  ,  2022/3806 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/6231
Karar No : 2022/3806

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Temizlik Sanayi Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına re’sen tarh edilen 2014 yılına ilişkin üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 2014/10-12 dönemine ilişkin geçici verginin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin, 2014’te mahsup edebileceği zararının 1.375.957,62 TL olarak hesaplandığı ancak mükellefin 2014 hesap döneminde 1.650.964,33 TL geçmiş yıl zararı kaynaklı zarar mahsubu yaptığı, geçmiş yıl zararı 1.375.957,62 TL olarak dikkate alınarak mükellefin beyannamelerinin yeniden düzenlenmesi neticesinde 213 sayılı Kanun’un 30/4. maddesine göre re’sen tarhiyat yapılması gerektiğinin belirtildiği, 213 sayılı Kanun’un mezkur 30/4. maddesinde ise “defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması”nın re’sen takdir nedeni olduğunun hüküm altına alındığı, davacı şirketin sahte fatura kullandığına ilişkin tespit ve değerlendirmelerin ise mezkur kanun maddesinin sarih hükmü gereğince vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı durumuna örnek teşkil etmediği, davacı şirket adına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30/4. maddesi uyarınca yapılan dava konusu tarhiyat ve cezalarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı şirket hakkında, 2012 takvim yılına ilişkin olarak düzenlenen vergi inceleme raporunda, şirketin 2012 takvim yılında mal alımında bulunduğu, … İnşaat ve Tic.Ltd Şti. hakkında, sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporu tanzim edildiği, anılan mükellefin düzenlediği tüm faturaların sahte olduğu, kullanılan sahte faturaların maliyetlerinden reddedilmesi suretiyle, 2012 yılına ilişkin olarak kurumlar vergisi beyanlarının yeniden düzenlendiği, bu suretle 2013 ve 2014 takvim yıllarında mahsup edebileceği zarar miktarının hatalı beyan edildiği, mahsup edebileceği zarar miktarının düzeltilmesi suretiyle, dava konusu 2014 takvim yılı cezalı kurumlar ve geçici vergilerin tarh edildiği, 2012 yılına ilişkin vergi borcunun doğduğu yılı takip eden yılın başından itibaren, beş yıl içinde en geç 31/12/2017 tarihinde tarh ve tebliğ edilmesi gerekirken, bu süreden çok sonra, 25/07/2018 tarihinde tebliğ edildiği, dava konusu cezalı tarhiyatların tarh zamanaşımına uğramış olduğu anlaşıldığından, dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle vergi mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, tüm işlemlerin hukuka uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Üye … ve Üye …’ in karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/06/2022 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 113. maddesinde “zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkmasıdır.” şeklinde tanımlandıktan sonra aynı Kanun’un 114. maddesinde, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı belirtilmiştir.
Mezkur düzenlemelerden de görülüceği üzere, tarh ve düzeltme zamanaşımı vergi alacağının doğduğu yılı takip eden yılın başından başlayarak beş (5) yıldır. Ancak, vergi alacağının doğduğu yılda yer alan tüm unsurlarla birlikte, alacağın doğduğu yılın beyannamesinde yer alan ve vergi alacağının miktarını doğrudan etkileyen bir unsur olan “geçmiş yılda kayıtlara alınan sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olduğu tespitli belge” üzerinden hesaplanarak, indirildikten sonra ilgili (ihtilaflı) yıla devreden verginin de, devredildiği yılın zamanaşımı süresine tabi olması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, şirketin 2012 takvim yılında mal alımında bulunduğu, … Metal İnşaat ve Tic. Ltd Şti. hakkında, sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporu tanzim edildiği, anılan mükellefin düzenlediği tüm faturaların sahte olduğu, kullanılan sahte faturaların maliyetlerinden reddedilmesi suretiyle, 2012 yılına ilişkin olarak kurumlar vergisi beyanlarının yeniden düzenlendiği, bu suretle 2013 ve 2014 takvim yıllarında mahsup edebileceği zarar miktarının hatalı beyan edildiği, mahsup edebileceği zarar miktarının düzeltilmesi suretiyle, dava konusu 2014 takvim yılı cezalı kurumlar ve geçici vergilerin tarh edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri dikkate alındığında Mahkemece her ne kadar cezalı tarhiyatların 2012 yılından devreden kurumlar vergisi tutarının düzeltilmesinden kaynaklandığından, 25/07/2018 tarihinde tebliğ edilen dava konusu ihbarnamelerin tarh zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle karar verilmiş olsa da, uyuşmazlık konusu tarh döneminin 2014 yılı olduğu ve tarh zamanaşımı süresinin 31/12/2019 tarihinde dolacağının kabulü gerektiğinden, uyuşmazlık konusu cezalı tarhiyatta zamanaşımı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, Mahkemece uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiğinden, temyiz isteminin kabülü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.