Danıştay Kararı 4. Daire 2021/750 E. 2022/5802 K. 20.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2021/750 E.  ,  2022/5802 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/750
Karar No : 2022/5802

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına elde edilen kira gelirinin gayrimenkul sermaye iradı olarak beyan edilmediğinden bahisle vergi inceleme raporuna istinaden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle resen tarh edilen 2014 yılı vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının banka hesabına ilgili dönemlerde hediye tatil adı altında yatan paraların esasen davacıya ait devre mülkün kiralanmasından elde edilen kira geliri olduğunun kabulü suretiyle dava konusu cezalı tarhiyatın gerçekleştirildiği, bir taşınmazın ya da taşınmaza ilişkin devre mülk hakkının kiralanabilmesi için her şeyden önce söz konusu taşınmaza ilişkin inşaatın tamamlanarak oturulacak hale gelmiş olması gerektiği, davacı ile … Gayrimenkul Yat. Tur. İnş. Tic. Ltd. Şti. arasında bahse konu devre mülk satış sözleşmesinin düzenlendiği tarihte henüz bina inşaatının yapılmamış olduğu, daha sonrasında söz konusu inşaatın tamamlanarak tapuya tescil edildiği, davacının dava dilekçesinde bina inşaatının yarım kaldığı iddiası karşısında binanın oturulacak hale gelerek iskan ruhsatının alındığına ilişkin idarece yapılmış somut bir tespite ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya ibraz edilmediği, bu konuda şirket yetkililerinin ifadesine başvurulmadığı, davacıya ilgili dönemde hediye tatil adı altında ödenen tutarların kira niteliğinde olduğunun açıkça ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacı adına yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Davacı adına elde edilen kira gelirinin gayrimenkul sermaye iradı olarak beyan edilmediğinden bahisle vergi inceleme raporuna istinaden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle resen tarh edilen 2014 yılı vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesinde gayrimenkul sermaye iradı, bu maddenin 8 bent halinde sayılan mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyetleri, intibak ve ihtifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratlar şeklinde tanımlanmış, 72. maddesinde gayrimenkul sermaye iradından gayri safi hasılatın, 70. madde de yazılı mal ve hakların kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde o yıla veya geçmiş yıllara ait olarak nakden veya aynen tahsil edilen kira bedellerinin tutarı olduğu belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının tapu kadastro bilgileri sorgulama kayıtlarında hisseli 33 adet kat mülkiyeti tescilli gayrimenkulü bulunduğu tespiti üzerine gayrimenkul olarak tescil edilen hak üzerinden elde ettiği hediye tatil bedeli adı altındaki 307.495,42 TL tutarındaki geliri tahsil ettiği, elde edilen kira gelirinin gayrimenkul sermaye iradı olarak beyan edilmediğinin tespiti üzerine düzenlenen inceleme raporuna istinaden dava konusu resen gelir vergisi tarhiyatı yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 2014 yılında hediye tatil adı altında elde ettiği gelirin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesinde gayrimenkul sermaye iradı olarak kabulü ile bu kapsamda yapılan ödemelerin gayrimenkul sermaye iradı olarak beyanı gerektiğinden vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık, Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan matrahın bulunuş biçimi bakımından ve vergi ziyaı cezalarına tekerrür uygulanması hususunda bir değerlendirme yapılması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.