Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/764 E. , 2022/6089 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/764
Karar No : 2022/6089
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Mühendislik ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, ortağı olduğu … Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … sayılı ödeme emri içeriği borcun dayanağı olan asıl borçlu şirket adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 30/03/2009 tarihinde posta yoluyla tebliğ edildiği belirtilse de, tebliğ alındısı ibraz edilmediğinden asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirildiği ortaya konulamayan borçların tahsili için düzenlenen … sayılı ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı, … sayılı ödeme emri içeriği … dönemine ilişkin katma değer vergisi yönünden davacının şirketteki ortaklığının … döneminde sona ermesi nedeniyle sorumluluğu bulunmadığı, ödeme emri içeriği 2008/10-12 gelir (stopaj) vergisi ve 2009/1 dönemi katma değer vergisine ilişkin borçlar yönünden ise bu borçlara ilişkin asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği anlaşıldığından … sayılı ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı, … sayılı ödeme emri içeriği borçların bir kısmının davacının şirketteki ortaklığının sona erdiği 2009/2 döneminden sonraki dönemlere ilişkin olduğu, diğer kısımlarına ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin ise usulüne uygun kesinleştirildiği ortaya konulamadığından davacı adına düzenlenen … sayılı ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı, … sayılı ödeme emri içeriği borçlara ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin ilanen tebliği öncesinde şirketin adreste bulunmadığı hususu usulüne uygun olarak tutanak haline getirilmediği ve usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle tarh zamanaşımına uğradığı anlaşılan borçların tahsili için düzenlenen … sayılı ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı, … sayılı ödeme emri içeriği borçların 18, 19 ve 20 sıra numaralı kısımlarında yer alan borçlara ilişkin asıl borçlu şirket nezdinde yapılan takibin usulüne uygun şekilde kesinleştirildiği anlaşıldığından ödeme emrinin bu kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı, … sayılı ödeme emri içeriği borçların diğer kısımları bakımından ise, asıl borçlu şirket adına düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin ilanen tebliği öncesinde şirketin adreste bulunmadığı hususu usulüne uygun olarak tutanak haline getirilmediği ve usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle tarh zamanaşımına uğrayan borçların tahsili için düzenlenen ödeme emrinin bu borçlara ilişkin kısımlarında hukuka uygunluk bulunmadığı, … sayılı ödeme emri içeriği borçlara ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na aykırı bir şekilde köy muhtarlığına tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu ve usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle tarh zamanaşımına uğrayan borçların tahsili için düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddi ile … sayılı ödeme emri içeriği 18, 19 ve 20 sıra numaralı kısımlarının iptali isteminin reddine ve davanın kısmen kabulü ile 2017/1, 2, 3, 4, 6 sayılı ödeme emirleri ile … sayılı ödeme emrinin geriye kalan kısımlarının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un ”Limited Şirketlerin Amme Borçları” başlıklı 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun hükmü uyarınca şirket borçlarından dolayı şirket ortağının takip edilebilmesi için, şirket nezdinde usulüne uygun şekilde kesinleşmiş bir kamu alacağının mevcut olması ve söz konusu alacağın kısmen veya tamamen şirketin mal varlığından tahsilinin mümkün olmaması gereklidir.
Ayrıca dava konusu edilmeksizin kesinleşmiş idari işlemler sonrası tesis edilen yeni idari işlemlere karşı açılan davalarda, bu yeni işlemin hukuka uygunluğu incelenebileceğinden, kesinleşmiş hukuksal durumların yeniden incelenmesine olanak yoktur. Dava konusu edilmeksizin kesinleşerek tahakkuk eden vergi ve cezaların tahsilini sağlamak üzere düzenlenmiş ve niteliği itibariyla bir idari işlem olan ödeme emrine karşı açılan davalarda, ödeme emri içeriği vergi ve cezalara karşı vergilendirme aşamasında süresinde açılmış davalarda ileri sürülebilecek türdeki iddialar incelenemeyeceğinden, Vergi Dava Dairesince, bu husus gözetilmeksizin, asıl borçlu şirket tarafından ihbarnameyle istenilen vergi ve cezalara karşı süresinde açılmış olan davada yapılabilecek hukuka uygunluk denetiminin asıl borçlu şirketin ortağı olan davacı adına düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davada yapılarak davanın sonuçlandırılmasında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu durumda, Dairemiz kararının diğer kısmına katılmakla birlikte, şirket ortağı adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı açılan işbu davada tarh zamanaşımına ilişkin iddiaların incelenmesine olanak bulunmadığından asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun bir şekilde kesinleştirilen borçların tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen … ile … sayılı ödeme emirlerinde ve … sayılı ödeme emrinin 18,19,20 sıra numaralı kısımları dışında kalan borçlara ilişkin kısmında hukuka aykırılık, aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararında ise hukuka uygunluk bulunmadığı ve kararın bu kısmının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının belirtilen kısmına katılmıyorum.