Danıştay Kararı 4. Daire 2022/1029 E. 2022/5842 K. 24.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/1029 E.  ,  2022/5842 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/1029
Karar No : 2022/5842

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 153/A maddesinin 4. 5. ve 6. fıkrası uyarınca tahakkuk eden teminat alacağının ödenmemesi üzerine düzenlenen … tarihli ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının 2016 ve 2017 yıllarına ait hesaplarının incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi tekniği raporu ile davacının kısmen sahte belge düzenleyicisi olduğunun tespit edildiği, davacı adına söz konusu rapor done alınarak belirlenen matrahlar üzerinden tarhiyatlar yapıldığı, bu tarhiyatlara karşı … Vergi Mahkemesi’nin E:… ve E:… sayılı dosyalarında davalar açıldığı ve halen derdest olduğu, davacı hakkında sahte belge düzenlediği yönünde yapılan tespit nedeniyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 153/A maddesinin 4. fıkrasındaki düzenleme sebebiyle davacıdan 30 gün içerisinde teminat göstermesinin istendiği, belirtilen süre içerisinde teminat gösterilmemesi sebebiyle de teminat alacağı tahakkuk ettirilerek dava konusu ödeme emrinin tanzim ve tebliğ edildiğinin anlaşıldığı olayda, uyuşmazlığın çözümü için öncelikle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 153/A maddesinin 4. fıkrasında öngörülen teminat isteme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmesi gerektiği, anılan düzenlemede teminat istenebilecek mükelleflere ilişkin olarak “sahte belge düzenleme fiilini işledikleri vergi incelemesine yetkili olanlarca mükellef hakkında yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporla tespit edilenlerden bu durumları kesinleşenler” ifadesine yer verildiği, somut olayda davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu uyarınca düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden yapılan tarhiyatlara karşı açılan davaların derdest olduğunun görüldüğü, bu nedenle tarh edilen vergi ile kesilen cezalar henüz kesinleşmediği ve teminat istenebilmesi için yasada öngörülen şartlar gerçekleşmediğinden, bu durum ödeme emrine karşı açılan davada borcum yoktur kapsamında değerlendirilerek, dava konusu ödeme emrinin düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacıdan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 153/A maddesinin 4. fıkrası uyarınca yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, davacının iddialarının borcum yoktur kapsamında değerlendirilemeyeceği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmiştir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 24/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Teminat Uygulaması” başlıklı 153/A maddesinin 4. fıkrasında “Birinci fıkrada sayılanlar hariç olmak üzere, 359. maddede yer alan sahte belge düzenleme fiilini işledikleri vergi incelemesine yetkili olanlarca mükellef hakkında yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporla tespit edilenlerden bu durumları kesinleşenlerin, keyfiyetin vergi dairesinin ıttılaına girdiği tarihten itibaren bir ay içinde 6183 sayılı Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan nev’iden 75.000 Türk Lirasından ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın % 10’undan az olmamak üzere yazıyla otuz gün içinde teminat göstermesi istenir. Fiil tüzel kişilik veya tüzel kişiliği olmayan teşekkül bünyesinde işlenmişse teminat bunlardan istenir. Verilen sürede şartların yerine getirilmemesi halinde, istenilen teminat tutarı verilen sürenin son günü vade tarihi olarak kabul edilmek suretiyle mükellef adına teminat alacağı olarak tahakkuk ettirilir. Tahakkuk ettirilen teminat alacağı, mükelleften 6183 sayılı Kanun uyarınca gecikme zammı tatbik edilerek takip ve tahsil edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; 2016 ve 2017 yıllarına ait hesaplarının incelenmesi neticesinde düzenlenen … tarihli …-…-… sayılı Vergi Tekniği Raporu ile kısmen sahte belge düzenleyicisi olduğu tespit edilen davacı hakkında yapılan bu tespit sonucu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 153/A maddesinin 4. fıkrasındaki düzenleme sebebiyle 30 gün içerisinde teminat göstermesinin istenildiği, belirtilen süre içerisinde teminat gösterilmemesi sebebiyle de teminat alacağı tahakkuk ettirilerek dava konusu ödeme emrinin tanzim ve tebliğ edildiğinin anlaşıldığı olayda, bahsi geçen vergi tekniği raporu ile davacının sahte belge düzenleme fiilini işlediğinin tespit edildiği ve teminat isteme koşullarının gerçekleştiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.