Danıştay Kararı 4. Daire 2022/1509 E. 2022/3076 K. 16.05.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/1509 E.  ,  2022/3076 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/1509
Karar No : 2022/3076

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Tekstil Turizm Gıda Kuyumculuk Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle re’sen tarh edilen 2012/2 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine … Vergi Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ara kararı üzerine, davacı tarafından sunulan defter ve belgelerin idareye gönderildiği ve idarece yapılan inceleme üzerine düzenlenen görüş ve öneri raporunda davacının ihtilaflı dönemde faturalarını alarak kayıtlarına intikal ettirdiği, Namık Kemal Vergi Dairesi mükellefi … Petrol İnş. Nak. Maden. San. Tic. Ltd. Şti. ile Battalgazi Vergi Dairesi mükellefi …Petrol Nak. Otom. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki tespitlerden söz konusu faturaların sahte olduğunun somut bir biçimde ortaya konulamadığı dolayısıyla cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvusunun kabulüne, davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının faturalarını kayıtlarına intikal ettirdiği, Namık Kemal Vergi Dairesi mükellefi …Petrol İnşaat Nakliyat Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen, … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunda özetle; katı, sıvı ve gaz haldeki yakıtların ve ilgili ürünlerin bir ücret veya sözleşmeye dayalı olarak toptan satış faaliyetinde bulunmak üzere 16/01/2006 – 27/12/2010 tarihleri arasında Kasımpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü, 27/12/2010 – 26/05/2011 tarihleri arasında Sultanbeyli Vergi Dairesi Müdürlüğü ve 27/05/2011 tarihinden itibaren de Namık Kemal Vergi Dairesi Müdürlüğü’nde mükellefiyet tesis ettirildiği, 31/12/2011 tarihi itibariyle mükellefiyetin re’sen terk edildiği, 31/05/2011 tarihinde şirket merkezinin taşındığı “… Mah. … Çarşısı. K:… No:… …” adresinde yapılan yoklamada, iş yerinin tahmini 12 m² ve aylık kirasının 300,00 TL olduğu, ilgili adreste petrol ürünleri pazarlama, danışmanlık, inşaat, taahhüt, nakliyat işlerinin yapılacağı ancak yoklama tarihi itibariyle fiilen bir faaliyet olmadığı, iş yerinde bir adet büro tipi masa ve koltuk, iki sandalye, bir adet kitap dolabı, bir adet pc ve donanım bulunduğu, 22/02/2012 tarihli yoklamada iş yeri adresinin kapısının kilitli olduğu, içeride bir masa ve koltuk, bilgisayar ekranı olduğu, iş yerinin birkaç aydır kapalı olduğu, mülk sahibi tarafından iş yerinin 2011 yılının Mayıs ayında mükellefe kiralandığı, iki aylık kira verip gittikleri ve bir daha şirket ortaklarını görmediği, bir dönem sekreter çalıştırdıkları sekretere de ödeme yapmadıkları şeklinde beyanda bulunulduğu, 19/03/2012 tarihli yoklamada, iş yerinin kapalı olduğu, iş yerinde ticari faaliyet yapıldığına dair bir emare olmadığı, içeride bir masa ve koltuk ile bilgisayar ekranı olduğu, mülk sahibi ile yapılan görüşmede 2011 yılının Aralık ayından itibaren kapalı olduğu, ticari faaliyette bulunulmadığı, kira ve aidat ödemelerinin yapılmadığı, 11/04/2012 tarihli yoklamada, iş yerinin kapalı olduğu, içeride bir masa ve bilgisayar bulunduğu, adrese 4-5 aydır kimsenin uğramadığı ve iş yerinin açılmadığı, 09/08/2012 tarihli adres tespitinde mükellefin adreste bulunmadığı, iş yerinin faaliyetsiz olduğu, yaklaşık bir yıldır gelen giden olmadığı, 11/06/2013 tarihinde yapılan yoklamada büronun kapalı olduğu, içeride bir masa, koltuk ve bilgisayar bulunduğunun görüldüğü, iş yeri mülk sahibi ile tarafından Mayıs 2012 tarihinden itibaren adresin kapalı olduğu, gelen gidenin olmadığı, ortakların nerede olduğunun bilinmediğinin beyan edildiği, şirket hissedarlarından …’nın hissesinin tamamını …’ya, diğer şirket hissedarı …’ın …’a devrederek ortaklıktan ayrıldıkları, şirket müdürü …’un bilinen ikamet adresine gönderilen defter ve belge isteme yazısının bekleme müddeti bittiğinden iade edildiği, şirket müdürünün aynı adreste 14/09/2012 tarihinde yapılan yoklamada belirtilen adresteki ikametgahının kulübe şeklinde küçük bir yerden ibaret olduğu ve ödevlinin sağlık sorunları bulunduğu, adı geçen şirkette ortaklığının bulunduğuna dair herhangi bir emarenin yaşam standartlarına yansımadığı, çevredeki komşular tarafından ödevlinin maddi durumunun son derce kötü olduğunun beyan edildiği, mükellefin kurumlar vergisi beyanının bulunmadığı, 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ait Ba-Bs analizlerinin tetkikinde, mükellefin Ba formları ile mal veya hizmet alımlarını bildirdiği hiçbir mükellefin kendisine mal veya hizmet satımınında bulunduğunu bildirmediği, 2013 yılında bir mükellefin kendisinden mal veya hizmet alımında bulunduğunu bildirdiği halde mal veya hizmet satımında bulunduğunun bildirilmediği, mükellefin vadesi geçmiş 129.369,22 TL asıl ve 49.224,53 TL gecikme zammı olmak üzere 178.593,75 TL vergi borcu olduğu, mükellefin Ba formları ile mal alımında bulunduğunu bildirdiği mükellefler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarında, mükelleflerin sahte fatura ticareti yapmak amacıyla mükellefiyet kaydı tesis ettirdiği ve bütün faturaların sahte olarak dikkate alınması gerektiği, mükellefin hisse devri ve Namık Kemal Vergi Dairesi’ne nakil işleminin gerçekleştiği 2011 yılı Mayıs döneminden itibaren gerçek anlamda bir ticari faaliyetinin olmadığı, asıl amacının komisyon karşılığında sahte fatura düzenlemek olduğu ve bu nedenle bu tarihten itibaren düzenlenen tüm faturaların sahte belge olarak değerlendirilmesi gerektiği şeklinde saptamalara yer verilmiştir.
Yine davacının fatura aldığı Battalgazi Vergi Dairesi mükellefi …Petrol Nakliye Otomotiv Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunda özetle; 27/01/2011 tarihinde akaryakıt ticareti faaliyetine başladığı, 20/01/2013 tarihinde faaliyetini sonlandırdığı, şirketin 02/02/2011 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yer alan ilanla 150.000,00 TL sermaye ile iki ortaklı olarak kurulduğu, ortaklarının … ve … olduğu, şirket ortağı ve müdürü olan …’nin, … Akaryakıt Otom. Pet. Ür. Nak. Ve Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti’nde %90 oranında ortak ve yöneticiliği bulunduğu ve anılan şirket hakkında vergi tekniği raporu bulunduğu, vergi tekniği raporunda … Akaryakıt Dağ. Taş. İnş. Paz. Ür. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin 20 den fazla şirket vasıtasıyla kaçak akaryakıt temini ve ticareti faaliyetinde bulunduğunun Mali Şube ekipleri tarafından yapılan operasyonlarla tespit edildiği, bu şirketin yönetici ve ortaklarının emir ve talimatları çerçevesinde hareket ederek devam eden … Akaryakıt … Şirketi’nin faaliyetlerinin tamamından şirket ortaklarından …’nin sorumlu olduğu ve kaçak akaryakıt ticareti ve sahte fatura kullanarak yapmış olduğu faaliyetlerini gizlemek amacıyla yeni bir şirket kurmak suretiyle … Petrol Nak. Oto. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ünvanı ile aynı faaliyetine devam ettiğinin belirtildiği, …’ye …Petrol ile ilgili inceleme yapmak üzere defter ve belgelerini ibraz etmesi için 2013 yılının Ocak ve Şubat aylarında gönderilen tebligatların bilinen adreslerinde bulunamaması nedeniyle tebliğ edilemediği, …Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma kapsamında, bu şirketin akaryakıt bayiinde yapılan operasyonda kaçak petrol ürünü ve kaçak petrol satış düzeneğinin ele geçirildiği, diğer şirket ortağı …’nin … Metal Tekstil Petrol Ür. İnş. Otom. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ortağı ve yöneticisi olduğu, şirket hakkında vergi tekniği raporunun olduğu, söz konusu raporda, şirketin ana dağıtım bayisi … Akaryakıt Dağ. Taş. İnş. Paz. Ür. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin olduğu, alışların bir kısmının bu şirketten olduğu ve sahte belge düzenleme yönünden hakkında vergi tekniği raporu bulunduğunun tespit edildiği, mükellefin bastırdığı belgelere ilişkin 10 cilt faturanın ibraz edilmediği, diğer 90 cilt faturanın ise boş olarak ibraz edildiği, şirketin akaryakıt istasyonlarında “ödeme kaydedici cihaz” kullanılarak yapılan satışlara ait “z” raporlarının ibraz edilmediği, mükellef tarafından 2011 dönemi için 4.407,41 TL ödenecek kurumlar vergisi beyan edildiği, 2011 döneminde toplam 6.252.953,69 TL, 2012 döneminde toplam 12.248.335,47 TL matrah beyan edildiği, 2011 döneminde Ba formu ile 5.716.224,00 TL, 2012 döneminde ise Ba formu ile 9.164.017,00 TL mal ve hizmet alımında bulunduğunun bildirildiği, 2011 dönemi Bs formu ile 974.816,00 TL, 2012 dönemi Bs formunda 5.709.916,00 TL mal ve hizmet satışında bulunduğunun bildirildiği, alış yaptığı beyan edilen mükellefler hakkında sahte fatura düzenleme nedeniyle vergi tekniği raporlarının bulunduğu veya incelemeye sevk edildikleri, 25/10/2011 tarihinde şirketin akaryakıt istasyonunda Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Denetim Dairesince yapılan denetleme sonucunda gizli düzenek belirlendiği, alınan numunelere ait analiz raporunda tağşiş ve hile amacıyla akaryakıtta katılabilecek ürünleri istasyonda bulundurmak suretiyle Petrol Piyasası Kanunu uyarınca ceza uygulandığı, 27/08/2012 tarihinde Bilim Sanayi Teknoloji Bakanlığı koordinesinde yapılan çapraz denetimde 3.940 kg kaçak petrol ürünü ele geçirildiği, 27/11/2012 tarihinde 16/10/2012 tarihinde adreste bulunmadığı ve ihbarnamelerin tebliği için gidildiğinde, adreste bulunmadığı, iş yerinin kapalı ve boş olduğu, Eylül 2012 döneminde yapılan yol denetimlerinde şirket tarafından Mersin’den Van, Silopi ve Malatya’ya motorin sevkiyatında bulunduğu, ancak araçlarda sevk irsaliyesi vb. belge bulundurulmadığının tespit edildiği, şirkete ait akaryakıt istasyonlarında ulusal marker seviyesi geçersiz olan kaçak akaryakıt ürünleri sattığı tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, KDV matrahı ile Ba-Bs formları arasında uyumsuzluk bulunan, adına kayıtlı araç, depo ve şubesinin olmayan, şirket ortaklarının, ortağı ve yöneticisi olduğu şirketler hakkında vergi tekniği raporlarının bulunan adı geçen mükellefler tarafından davacıya düzenlenen faturaların sahte olduğu sonucuna ulaşıldığından, yazılı gerekçeyle verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 16/05/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.