Danıştay Kararı 4. Daire 2022/1774 E. 2022/4763 K. 15.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/1774 E.  ,  2022/4763 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/1774
Karar No : 2022/4763

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile takdir komisyonu kararları uyarınca kayıt dışı hasılat elde ettiğinden bahisle vergi ziyaı cezalı olarak re’sen tarh edilen 2009/5,6,7,9,10 ve 11 dönemlerine ilişkin katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler dikkate alındığında, davacının konser bedellerine ilişkin elde ettiği geliri kayıt ve beyan dışı bıraktığı hususunun sadece … isimli şahsın vermiş olduğu ifadesi ve söz konusu şahsın banka hesap dökümlerine dayandırıldığı ve bu şahsın banka hesabına “…” açıklamalı para transferlerini yapan şahıs/şirketler nezdinde bir araştırma ve tespit yapılmadığı gibi davacının vermiş olduğu konser organizasyonlarına ilişkin de karşıt tespit yapılmadığı, …’nin hesabına gelen paralar ile davacı arasındaki illiyet bağının her türlü şüpheden uzak ve somut bir biçimde ortaya konulamadığı görüldüğünden, somut tespit bulunmadan, varsayım ve kanaate dayalı olan tespitlere istinaden yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yöneltilen temyiz istemi Vergi Dava Daireleri Kurulunun 03/11/2021 tarih ve E:2021/866, K:2021/1436 sayılı kararı ile bozmaya uygunluk yönünden reddedilerek bozma kapsamı dışında kalan hükümlerine ilişkin temyiz incelemesinin yapılması için Dairemize gönderilmesine karar verilmesi ve bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan karar düzeltme başvurusunun da Vergi Dava Daireleri Kurulunun 02/03/2022 tarih ve E:2022/23, K:2022/198 sayılı kararı ile reddi üzerine Dairemize gönderilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi açık ve tabii bulunmayan ifadelerin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı, 30. maddesinde, re’sen vergi tarhının, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanunî ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olarak tanımlandığı, aynı maddenin ikinci fıkrasının 4. ve 6. bentlerinde de, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermiyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısiyle ihticaca salih bulunmaması ve tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması hallerinde, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığının kabul edileceği düzenlenmiş, 134. maddesinde de, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu hükümlerine yer verilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinde, gerçek kişilerin gelirlerinin gelir vergisine tabi olduğu, gelirin bir gerçek kişinin bir takvim yılında elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı üzerinden hesaplanacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun, verginin konusunu teşkil eden işlemleri belirleyen 1. maddesinin 1. fıkrasında; serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisinin konusunu oluşturduğu, 10. maddesinin (a) fıkrasında; mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması anında, vergiyi doğuran olayın meydana geleceği, 20/1. maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı hakkında düzenlenen ve cezalı tarhiyatların dayanağı olan … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunda, müzisyen ve ses sanatçısı olarak faaliyette bulunan davacı hakkında verilen ihbar dilekçesi ile “..konser ücretlerini orkestra ekibindeki kişilerin banka hesabına havale ettirdiği ve bunun sonucunda kayıt dışı gelir elde ettiği, … isimli kişinin banka hesap hareketleri incelendiğinde matrah farklarının ortaya çıkacağı” iddiasında bulunulması üzerine mükellefin incelemeye alındığı, …’nin banka hesap hareketleri incelendiğinde “… Konseri” ve “…” açıklamalı para hareketlerinin bulunduğunun tespit edildiği, davacı tarafından konu ile ilgili olarak “…dan basın ve menajerlik konusunda yardım aldığı, ancak aralarında hizmet sözleşmesi bulunmadığı, …’yi tanıdığını ancak konserlere ilişkin ücretlerin … adına yatırılmadığı..” şeklinde beyanda bulunulduğu, …’un konuyla ilgili olarak “…’e ihtiyaç duyduğu dönemlerde basın ve menajerlik konusunda hizmet verdiği ve aralarında hizmet sözleşmesi bulunmadığı..” yönünde beyanda bulunduğu, …’nin konu ile ilgili olarak bilgisine başvurulduğunda “… ‘in zamanı olmadığından ve çoğu zaman şehir dışında olduğundan banka işlemleri ile benim ilgilenmem için hesap numaramı istedi. Ben de hesap numaramı verdim. Söz konusu paralar hesabıma yattığında kendisi beni arıyor, hesabına şu kadar para yatmış olması lazım o parayı çekip bana getirir misin diyordu, bende parayı çekip kendisine elden nakit olarak veriyordum. Bu paraların konser kapora ve konser bedelleri olduğunu sonradan öğrendim, …’a ilişkin para hareketleri de aynı şekilde işlerinin yoğunluğu nedeniyle … hanım beni şirkette gördüğü zaman bir kısım parayı nakit olarak bana verip benim hesabıma aktarır mısın ya da bir kısım parayı hesabına gönderiyorum deyip bir kısım ödemelerini yaptırıyordu. Bu paralar tamamen … ve …’un talimatları doğrultusunda yatırılan ya da çekilen paralardır. Bu işlem karşılığında herhangi bir ücret almadım….” şeklinde beyanda bulunduğu, ayrıca …’ye, …’in banka hesabına kendisi tarafından “…” açıklamasıyla yatırılan paralar sorulduğunda, konuya ilişkin olarak “bu tutarlar da aynı şekilde …in talimatları doğrultusunda bana nakit olarak elden verdiği ve benimde daha sonra …’in şahsi hesabına yatırdığım ya da havale yaptığım paralardır. Bu paraların içeriğine ilişkin herhangi bir bilgim yok.” şeklinde beyanda bulunduğu, tüm bu beyanlar ve banka hesap hareketlerine ilişkin tespitler ışığında …’nin hesabına “…”, “… Konser” açıklamalı olarak yatırılan tutarlar ile … tarafından …’in hesabına yatırılan ve …’nin ifadesinde kendisine …’in elden verdiği paralar olduğunu beyan ettiği tutarların davacının muhtelif konserlerden elde ettiği, ancak kayıt ve beyan dışı bıraktığı hasılat olduğu tespitlerine yer verildiği, vergi tekniği raporunda ki tespitler dikkate alınarak takdir edilen matrahlar üzerinden de cezalı tarhiyatların yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile tespitler bir arada değerlendirildiğinde, Vergi Mahkemesince her ne kadar kayıt dışı hasılat elde edildiği hususunun sadece …’nin ifadesi ve söz konusu şahsın banka hesap dökümlerine dayandırıldığı ve bu şahsın banka hesabına “…” açıklamalı para transferlerini yapan şahıs/şirketler nezdinde bir araştırma ve tespit yapılmadığı, davacının vermiş olduğu konser organizasyonlarına ilişkin de karşıt tespit yapılmadığı ve …’nin hesabına gelen paralar ile davacı arasındaki illiyet bağının her türlü şüpheden uzak ve somut bir biçimde ortaya konulamadığı gerekçesiyle karar verilmiş olsa da, … hesabına para gönderenler tarafından banka kayıtlarındaki açıklama kısmına “…”, “… Konser” vb. ifadelerin yazıldığı, vergiyi doğuran olayla ilgisi açık ve tabii bulunan …nin, kendi hesabına başkaları tarafından gönderilen bu tutarların davacının yönlendirmesi ve bilgisi dahilinde hesabına yatırıldığı ve bu tutarları daha sonra davacıya elden teslim ettiği yönündeki beyanları ile kendisi tarafından davacının hesabına yatırılan tutarların kendisine davacı tarafından elden verildiği şeklindeki beyanları ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir şekilde … hesabına kendi ismi belirtilerek yatırılan tutarlara ve … tarafından kendi hesabına yatırılan tutarlara ilişkin ispat yükü üzerine düşen davacı tarafından bir açıklama getirilmediği de dikkate alındığında, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı anlaşılan davacı adına re’sen takdire gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından ve takdir edilen matrahın hukuka uygunluğu incelenerek yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden Mahkeme kararında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 15/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.