Danıştay Kararı 4. Daire 2022/203 E. 2022/4966 K. 21.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/203 E.  ,  2022/4966 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/203
Karar No : 2022/4966

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İnternatıonal Danışmanlık Limited Şirketi

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, IPA Çerçeve Anlaşması kapsamında yürütücülüğünü ve danışmanlığını yaptığı Avrupa Birliği destekli projelere ilişkin olarak 2018/2, 3, 4, 5 ve 6 dönemlerinde katlandığı genel giderlerin katma değer vergileri toplamı olan 246.255,43-TL’nin iadesi isteminin, giderlerin AT kapsamında olduğu veya sözleşme bütçesinden yapıldığının belgelendirilmediğinden bahisle reddine dair Ankara İhtisas Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün … tarih ve …sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; IPA I ve IPA II çerçeve anlaşmalarında KDV muafiyetinin sadece AT sözleşmesi kapsamında AT yüklenicisi tarafından teslim edilen mallar veya sunulan hizmetler veya yapılan işler ile bağlantılı olarak temin edilen mallara veya sunulan hizmetlere veya yapılan işlere uygulanacağı, KDV’nin iadesine ilişkin Türk mevzuatı kapsamında istenen gerekli belgelerle birlikte vergi idaresine yazılı talepte bulunulması gerektiği hususu ile söz konusu tebliğlerle de istenen bilgi ve belgelerin açıkça düzenlendiği, bu belgeler arasında KDV İstisna Sertifikasına veya sözleşme makamından alınacak belgeye de yer verildiği, çerçeve anlaşmada, esas faaliyet konusunun AB projelerinin yürütülmesi işi olan şirketlerden belge istenmemesi gerektiği konusunda vergi idarelerini zorlayıcı bir hüküm bulunmadığı, bu durumda, iadesi istenen katma değer vergilerinin kaynağı olan mal ve hizmet teslimlerinin, giderlerin, amortismana tabi kıymetlerin sadece AT sözleşmesi kapsamında olduğunu belgeledirmediğinden bahisle davacının iade talebinin reddi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirket vekili tarafından şirketin esas faaliyet konusunun AB projelerinin yürütülmesi işi olduğu, AB tarafından desteklenen projelere ilişkin olarak katlanılan genel giderlerin KDV iadesine konu olduğu, KDV iade taleplerinin Vergi Dairesince, olayın gerçek durumunun tespiti yoluna gidilmeden sadece usulden belge eksikliği iddiasına dayandırılarak reddedildiği, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu, tüm bu nedenlerle aksi yönde karar veren Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
03/12/2008 tarihli ve 5824 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan 19/12/2008 tarih ve 2008/14450 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yayımlanan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Avrupa Toplulukları Komisyonu Arasında Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) ile Temin Edilen Yardımın Uygulanması Çerçevesinde Türkiye Cumhuriyetine Sağlanan Avrupa Topluluğu Mali Yardımlarıyla İlgili İşbirliği Kuralları Hakkında Çerçeve Anlaşma”nın “Vergiler, gümrük ve ithalat vergileri ve yükleri ve/veya eş etkili vergilere ilişkin kurallar” başlıklı 26/2-b’de AT yüklenicilerinin, AT sözleşmesi kapsamında sunulan herhangi hizmet ve/veya tedarik edilen mal ve/veya yapılan iş için KDV’den muaf tutulacakları, bir tedarikçi tarafından AT yüklenicisine temin edilen mallar veya sunulan hizmetler veya yapılan işlerin de KDV’den muaf tutulacağı, bu muafiyetin sadece AT sözleşmesi kapsamında AT yüklenicisi tarafından teslim edilen mallar veya sunulan hizmetler veya yapılan işler ile bağlantılı olarak temin edilen mallara veya sunulan hizmetlere veya yapılan işlere uygulanacağı, bir AT yüklenicisi veya bu Anlaşmada öngörüldüğü şekilde muafiyete hak kazanan AT yüklenicisine mal teslim eden ve/veya hizmet sunan veya iş yapan herhangi bir tedarikçi, bu Anlaşmada öngörüldüğü şekilde KDV’den muaf olarak teslim ettiği mallar veya sunduğu hizmetler veya yürüttüğü işlerle ilgili olarak ödediği KDV’yi, diğer işlemleri için tahsil ettiği KDV’den indirme hakkına sahip olduğu, eğer AT yüklenicisi veya tedarikçi bu imkânı kullanamazsa, KDV’nin iadesine ilişkin Türk mevzuatı kapsamında istenen gerekli belgelerle birlikte vergi idaresine yazılı talepte bulunması halinde vergi idaresinden doğrudan KDV iadesi alabileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
13/02/2016 tarih ve 29623 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 sıra nolu Türkiye-Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA II) Çerçeve Anlaşması Genel Tebliğinin 4.2. Katma Değer Vergisi İstisnası ve Uygulaması 4.2.1. Anlaşma Hükmü başlıklı kısmında; IPA II Çerçeve Anlaşmasının 28. maddesinin 2/b bendinde; Birlik Yüklenicilerinin, Birlik Sözleşmesi kapsamında verilen herhangi bir hizmet ve/veya tedarik edilen mal ve/veya yapılan iş için KDV’den muaf oldukları, ayrıca, Birlik Yüklenicisi tarafından temin edilen mallar veya verilen hizmetler veya yapılan işlerin, Birlik Sözleşmesi kapsamındaki hedefler ve faaliyetlerle ilişkili oldukları derecede KDV’den muaf oldukları, 2/c bendinde ise; (b) paragrafında öngörülen muafiyetin ilke olarak ön muafiyet yolu ile yürürlüğe konduğu, bunun teknik anlamda ve/veya uygulamada mümkün olmadığı hallerde, söz konusu muafiyetin iade/mahsup olarak yürürlüğe konduğu, ön muafiyetin uygulandığı durumlarda, bir Birlik Yüklenicisi veya Birlik Yüklenicisine mal tedarik eden ve/veya hizmet veren veya iş yapan bir yüklenicinin KDV’siz fatura keseceği, bunun için IPA II yararlanıcısının, KDV’den ön muafiyet için etkin mekanizma ve usullerin önceden oluşturulmuş olmasını sağlayacağı, fonun iadesi usulünün uygulanması durumunda, Birlik Yüklenicileri ve Birlik Yüklenicisinin Yüklenicileri, KDV iadesi için Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı kapsamında istenen gerekli belgelerle birlikte vergi idaresine yazılı talepte bulunmaları halinde, vergi idaresinden doğrudan KDV iadesi alabileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının IPA Çerçeve Anlaşması kapsamında yürütücülüğünü ve danışmanlığını yaptığı Avrupa Birliği destekli projelere ilişkin olarak 2018/01,02,03,04,05 ve 06 dönemlerinde katlandığı genel giderlere ilişkin katma değer vergileri toplamı olan 246.255,43 TL’nin iadesi istemiyle davalı idareye 14/12/2018, 30/05/2019, 29/07/2019, 11/09/2019 ve 20/12/2019 tarihli dilekçeler ile başvuruda bulunduğu, davalı idarenin, giderlerin AT kapsamında olduğu veya sözleşme bütçesinden yapıldığının belgelendirilmediğinden bahisle … tarih ve …sayılı işlemi ile reddetmesi üzerine, bu ret işleminin iptali ile ödenen vergilerin tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle söz konusu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayda Vergi Dava Dairesince her ne kadar, uyuşmazlığın, yapılan giderlerin IPA çerçeve anlaşması kapsamındaki projelere istinaden yapıldığının davacı tarafından belgelendirilmesinin gerekip gerekmediği noktasında bir değerlendirme yapılarak, IPA I ve IPA II çerçeve anlaşmalarında KDV muafiyetinin sadece AT sözleşmesi kapsamında AT yüklenicisi tarafından teslim edilen mallar veya sunulan hizmetler veya yapılan işler ile bağlantılı olarak temin edilen mallara veya sunulan hizmetlere veya yapılan işlere uygulanacağı, KDV’nin iadesine ilişkin Türk mevzuatı kapsamında istenen gerekli belgelerle birlikte vergi idaresine yazılı talepte bulunulması gerektiği hususu ile söz konusu tebliğlerle de istenen bilgi ve belgelerin açıkça düzenlendiği, bu belgeler arasında KDV İstisna Sertifikasına veya sözleşme makamından alınacak belgeye de yer verildiği, çerçeve anlaşmada, esas faaliyet konusunun AB projelerinin yürütülmesi işi olan şirketlerden belge istenmemesi gerektiği konusunda vergi idarelerini zorlayıcı bir hüküm bulunmadığı, bu durumda, iadesi istenen katma değer vergilerinin kaynağı olan mal ve hizmet teslimlerinin, giderlerin, amortismana tabi kıymetlerin sadece AT sözleşmesi kapsamında olduğunu belgeledirmediğinden bahisle davacının iade talebinin reddi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı yönünde bir karar verilmiş olsa da Danıştay Dördüncü Dairesinin 31/01/2022 tarih ve E:2022/219 sayılı ara kararı ile dava konusu Türkiye Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) Çerçeve Antlaşması Genel Tebliğine istinaden yapılan işlemlerden dolayı KDV iade alacağına ilişkin olarak düzenlenen … tarihli ve … sayılı YMM KDV İadesi Tasdik Raporu, … tarihli ve … sayılı YMM KDV İadesi Tasdik Raporu ile … tarihli ve …sayılı YMM KDV İadesi Tasdik Raporunun dosyaya ibrazının istenildiği, söz konusu raporların incelenmesinden 27 Sıra No’lu SM, SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliğin II/5 bölümünde yer alan hükümlere göre genel giderler kapsamındaki giderlerin karşıt firmalar nezdinde incelemeler yapılarak, söz konusu karşıt tespitlere raporlarda yer verildiği görülmektedir.
Bu durumda esas faaliyet konusunun AB Projelerinin yürütülmesi işi olan davacı hakkındaki YMM KDV İadesi Tasdik Raporlarının incelenmesinden genel giderler kapsamındaki giderlerin karşıt firmalar nezdinde tek tek incelendiği, böylelikle davacı tarafından söz konusu genel giderlerin AB Projeleri kapsamında katlandığı genel giderler olduğu görüldüğünden davayı reddeden Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararda hukuka uygunluk bulunmamıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 21/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.