Danıştay Kararı 4. Daire 2022/2324 E. 2022/6054 K. 01.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/2324 E.  ,  2022/6054 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/2324
Karar No : 2022/6054

TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- …
VEKİLİ: Av. …

2- … Bakanlığı
… Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, iş akdinin 07/05/2014 tarihinde imzalanan ikale sözleşmesiyle sona erdirilmesi üzerine, kendisine ek ödeme, rekabet etmeme ödemesi ve takdiri ödeme adı altında ödenen tutarlardan kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen gelir (stopaj) vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme başvurusu neticesinde iadesi yapılmayan (rekabet etmeme ödemesi ve takdiri ödeme üzerinden kesilen) gelir vergisinin tecil faiziyle birlikte iadesi, iadesi yapılan (ek ödeme üzerinden kesilen) gelir vergisinin ise faizinin iadesi istemiyle yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile iadesi yapılmayan gelir vergisinin kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi ve iadesi yapılan tutarın kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizinin iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacıya, rekabet etmeme ödemesi ve takdiri ödeme adı altında yapılan ödemelerin ücret niteliği taşıdığı anlaşıldığından, kesilen gelir (stopaj) vergisinde ve dolayısıyla dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinafa konu kararın, dava konusu işlemin rekabet etmeme ödemesi ve takdiri ödeme üzerinden kesilen gelir vergisinin yasal faiziyle birlikte iadesi isteminin reddine ilişkin kısmına dair hüküm fıkrasının aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görüldüğü; ancak, olayda, davacı tarafından şikayet başvurusunda bulunulurken, 20/09/2019 tarihinde ikale bedeli olarak ödenen tutardan kesilen ve iade edilen 703.869,34 TL vergiye ait yasal faizin de istenilmesine ve dava dilekçesinde zımni ret işleminin buna ilişkin kısmının da dava konusu edilmesine rağmen, Mahkemece bu konuda hüküm kurulmadığı, haksız tahsil edilen bu tutarın, düzeltme başvurusunun yapıldığı tarihten düzeltme fişinin davacıya tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanacak tecil faizinin davacıya iade edilmesi, gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kısmen kabul, kısmen reddine, Mahkeme kararının kısmen kaldırılmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Davacı tarafından, adına yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğu, temyiz isteminin kabulü ve Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI: Davalı idare tarafından, ikale sözleşmesine istinaden yapılan ücret niteliğindeki ödemeler üzerinden kesilen gelir vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ve Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Davacıya rekabet etmeme ödemesi ve takdiri ödeme adı altında yapılan ödemenin ücret niteliği taşımadığı, söz konusu ödeme üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmasının açık bir vergilendirme hatası olduğu, dolayısıyla dava konusu işlemin buna ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı ve tahsil edilen verginin faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının buna ilişkin kısmının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının bu kısmına katılmıyoruz.

(XX) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin 4. fıkrasında, fazla veye yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihinden, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği düzenlenmiştir.
Bu durumda, yukarıda yer verilen Kanun maddesi uyarınca, dava konusu ek ödeme üzerinden fazla ve yersiz olarak kesilen gelir (stopaj) vergisinin tahsil tarihinden düzeltme fişinin tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanacak tecil faizinin davacıya iadesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile düzeltme başvurusunun yapıldığı tarihten itibaren hesaplanacak tecil faizinin davacıya iadesine hükmedilen Vergi Dava Dairesi kararının buna ilişkin kısmının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının bu kısmına katılmıyoruz.