Danıştay Kararı 4. Daire 2022/2939 E. 2022/9341 K. 27.12.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/2939 E.  ,  2022/9341 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/2939
Karar No : 2022/9341

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Üretim ve Teknoloji Anonim Şirketi
Eski Unvanı: … Beyaz Eşya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ihracat bedellerinin binde 5’i oranında hesaplanan götürü giderin kurum kazancından indirilebileceği ihtirazi kaydıyla verilen beyannameye istinaden 2019 yılı için tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin götürü gider indirimi yapılmamasından kaynaklanan kısmının iptali ile indirilemeyen götürü gidere isabet eden ve fazladan ödenen 1.576.124,70 TL kurumlar vergisinin hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dayanak Tebliğde mükelleflerin yurt dışındaki işlerle ilgili belgesiz giderlerinin muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmesi, bu giderlerden hasılatın binde beşine tekabül eden kısmının kanunen kabul edilen gider olarak gösterilmesi gerektiği belirtilerek götürü gider uygulamasına usulü bir açıklama getirilmiş ise de, 193 sayılı Kanun’un 40/1. maddesinde ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan ve Vergi Usul Kanunu uyarınca belgelendirilmesi gereken genel giderlere ilaveten yurt dışındaki işlerle ilgili giderlere karşılık olmak üzere hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla götürü giderin kazançtan indirilebileceğinin herhangi bir ispat şartına bağlı kalmaksızın kabul edildiği, olayda, davacı şirketin 2019 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde 193 sayılı Kanun’un 40/1 maddesine göre yurtdışı hasılatının binde beşine tekabül eden kısmı gider olarak gösterilebilecekken bu tutar indirilmeden ihtirazi kayıtla verilen 2019 takvim yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesi üzerine tahakkuk eden vergilerin götürü gider indirimi yapılmaması üzerine hesaplanan vergilere isabet eden kısmında hukuka uygunluk görülmediği; öte yandan, davacı tarafından dava dilekçesinde, indirilemeyen götürü gidere isabet eden ve fazladan ödenen 1.576.124,70 TL kurumlar vergisinin tecil faiziyle birlikte iadesi istenilmiş ise de; 2019 yılına ilişkin olarak verilen kurumlar vergisi beyannamesinde davacının dönem safi kurum kazancının, kurumlar vergisi matrahının, hesaplanan kurumlar vergisi tutarının ve ödenmesi gereken kurumlar vergisi tutarının 0,00 TL olduğu, anılan beyannameye istinaden düzenlenen tahakkuk fişinde ödenecek olan kurumlar vergisi tutarının da 0,00 TL olduğu, dolayısıyla davacı tarafından anılan beyanname nedeniyle ödenmiş herhangi bir kurumlar vergisi tutarı bulunmadığı ve bu haliyle davacıya iade edilecek herhangi bir tutar da olmadığı dikkate alındığında, davacının iade talebinin incelenmeksizin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ve kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.