Danıştay Kararı 4. Daire 2022/3436 E. 2022/7336 K. 30.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/3436 E.  ,  2022/7336 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/3436
Karar No : 2022/7336

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Enerji Üretim ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2009 yılı ticari kârını olduğundan fazla göstermek suretiyle oluşturulan ve 10/12/2009 tarihinde ortaklara dağıtılarak işletmeden çekilen tutarın yatırım indirimi istisnasından yararlandırıldığının tespit edildiğinden bahisle düzenlenen vergi tekniği raporunu dayanak olan vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2010/4 dönemi vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda 10/12/2009 tarihinde 209.454.000,00 TL’lik kâr dağıtımı yapıldığı ancak yapılan hesaplama sonucunda dağıtılabilir kârın 90.016.449,11 TL olduğu, buna göre işletmeden çekiş olarak değerlendirilen 119.437.550,89 TL’lik matrah dikkate alınarak dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığı ve … tarih ve … sayılı vergi ceza ihbarnamesinin davacıya tebliği üzerine davanın açıldığı, kâr dağıtımın yapıldığı ve dolayısıyla vergiyi doğuran olayın 10/12/2009 tarihi olduğu dikkate alındığında, beyannamenin verilmesi gerektiği dönem -2010/4- dikkate alınarak tarhiyat yapılsa da, kârın fiilen dağıtılması durumunda fiili ve ekonomik tasarruf meydana geldiğinden ve bu haliyle davaya konu vergi zaman aşımına uğramış olduğundan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, olayda, kurum kazancının bir bölümünün vergilendirilmediği ve vergilendirilmeyen bu kazancın kâr dağıtımı yoluyla işletmeden çekildiği, yatırım maliyetinin doğrudan gider yazılması ve azalan bakiyeler yoluyla amortismana tabi tutulması hâlinde giderlerin artacağı ve dolayısıyla kazancın ve ödenen kurumlar vergisinin azaltılacağı, davacı adına kesilen vergi ziyaı cezalarının 213 sayılı Kanun’un 369. maddesinde yer alan düzenleme dikkate alındığında hukuka uygun olduğu, davacı şirketin enerji yatırımlarına ilişkin kullandığı krediyle ilgili kur farklarını ve faiz giderlerini doğrudan yatırımın maliyetine eklediği, ancak amortisman yoluyla itfa edilmesi gereken bu tutar ile yatırımlarına yasal defterlerinde normal amortisman yöntemine göre amortisman hesaplanmışken kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde azalan bakiyeler yöntemine göre hesaplama yapılması durumunun, amortisman tutarını diğer indirim ve istisnalar satırında usulsüz olarak indirim konusu yaparak kurumlar vergisi matrahının azaltılmasına sebebiyet vereceği, dolayısıyla finansman giderleri ile amortisman hesaplamalarını yasal defter kayıtlarıyla kurumlar vergisi beyannamelerinde iki farklı yöntem tercih etmek suretiyle ticari kârını mali kârdan yüksek hesaplayarak aradaki fark tutarı kurumlar vergisine tabi tutmaksızın ortaklarına dağıtarak vergi ziyaına sebebiyet verdiği, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 30/06/2021 tarih ve E:2016/17514, K:2021/3711 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.