Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/3550 E. , 2022/7162 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/3550
Karar No : 2022/7162
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
… Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2011-2014 vergilendirme dönemlerine ait ödenen toplam 2.104.383,11-TL katma değer vergisinin, … Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E:… ve K:… sayılı mahkeme kararları uyarınca iadesine hükmedilmesine rağmen taraflarına faizsiz olarak iade edilmesi sebebiyle söz konusu tutarın haksız bir şekilde davalı idare uhdesinde kalması dolayısıyla mahrum kalınan faizin taraflarına iadesi talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ile 2.104.383,11-TL katma değer vergisinin, haksız yere ödenmek durumunda kalındığı tarihten itibaren mahkeme kararı uyarınca yapılan iade tarihine kadar işleyen faizin taraflarına ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin 4 ve 5. fıkralarında yer alan hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle davacı şirketin adına düzenlenen ödeme emirlerine istinaden ödediği vergiler ile iadesini talep ettiği diğer vergilerin henüz ret ve iadesinin gerçekleştirilmediği, mükelleflerin lehine düzenlemeler içeren usul hükümlerinin derhal uygulanacağı ilkesi gereğince mahkeme kararına istinaden davacı şirkete iade edilen vergilerin 112. maddenin 4 ve 5. fıkraları uyarınca düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için, 6183 sayılı Kanun uyarınca belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptali ile davacı şirket adına düzenlenen ödeme emirleri uyarınca tahsil edilen vergilerin tahsil tarihinden, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi iade alacaklarına ilişkin olarak yapılan iadelerde ise mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlanmasını takip eden üç aylık sürenin sonundan itibaren mahkeme kararı uyarınca yapılan iade tarihlerine kadar hesaplanacak tecil faizinin davacı şirkete ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkemece vergilerin iadesine hükmedilmesi üzerine faiz ödenmesi gerektiğine ilişkin bir hukuki düzenlemenin mevcut olmadığı, iadeye ilişkin işlemlerin Vergi Usul Kanunu’na göre değil İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesine göre yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Faizin, paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının sahibine vermiş olduğu zararın tazminatı niteliğinde olduğu, Anayasa’nın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hususunun hüküm altına alındığı, vergi dairesi müdürlüklerinin de hukuka aykırı işlemleri nedeniyle ortaya çıkan zararları tazmin etmelerinin Anayasa’nın ve hukuk devleti olmanın bir gereği olduğu, lehe verilmiş yargı kararları olduğu ileri sürülerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 122. maddesinde, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesinin vergi dairesinden yazı ile istenebileceği; 124. maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikâyet yolu ile Maliye Bakanlığına (Gelir İdaresi Başkanlığına) müracaat edebilecekleri açıklanmıştır. Bu maddeler uyarınca vergi dairelerinden düzeltilmesi istenebilecek vergi hatasının tanımı ise, aynı Kanun’un 116. maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak yapıldıktan sonra, 117. ve 118. maddelerinde de, hesap hataları ile vergilendirme hatalarının neler olduğu gösterilmiş; 118. maddesinin 2. fıkrasında, açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasının mükellefiyette hata olduğu belirtilmiştir.
Olayda, tahsil edilen verginin iade edilmesinden sonra, iade talebinden ayrı ve bağımsız olarak faiz ödenmesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlem dava konusu edilmiş olup, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden davacıdan haksız yere fazla veya eksik istenen veya tahsil edilen bir tutarın bulunmadığının anlaşılması karşısında, vergiden bağımsız bir şekilde tek başına talep edilen faiz için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116. ve devamı maddelerinin uygulanma imkanının mevcut olmadığı sonucuna ulaşıldığından, aksi yöndeki kararda hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 29/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.