Danıştay Kararı 4. Daire 2022/3661 E. 2022/7371 K. 30.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/3661 E.  ,  2022/7371 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/3661
Karar No : 2022/7371

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Organizasyon Ses Işık Sistemleri İnşaat Turizm Nakliyat Gıda Temizlik Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2008/3 ila 12, 2009/1,6,7, 2010/3,6,9, 2011/5 dönemleri katma değer vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava konusu cezalı tarhiyatlara tekerrür uygulanmasına dair hüküm fıkrası ile bir kısım mükelleflerden alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlara ilişkin hüküm fıkrası onanarak kesinleştiğinden, uyuşmazlığın, dava konusu cezalı tarhiyatların … İnşaat Met. Hırd. El. Ür. Nak. Ltd. Şti.’den alınan faturalardan kaynaklanan kısmına münhasır kaldığı, olayda, adı geçen şirket hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitlere göre, düzenlenen faturaların sahte olduğu anlaşıldığından dava konusu cezalı tarhiyatların belirtilen kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle bozulan kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Vergi Usul Kanunu’nun 339. maddesi dikkate alınarak kesilen cezaya tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, daha evvelce kesinleşmiş bir vergi ziyaı cezasının olması gerektiği, Kanun’a göre yeni bir vergi suçunun işlenmiş olmasının, önceki cezanın kesinleştiği tarihi izleyen yılın başından itibaren işlenen suçlar için söz konusu olacağı, dolayısıyla aynı yıl işlenen veya bir önceki suç kesinleşmeden işlenen ikinci suçun, tekerrür cezası uygulanması adına yeni bir vergi suçu işlendiği anlamına gelmeyeceği, firmanın belirli tutarı aşan mal ve hizmet alım ve satımlarının gösterildiği (B) formlarında bildirmiş olduğu faturaları, kanuni defterlerine kaydetmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, alımları gerçekleştirip faturasını alan şirketin, söz konusu firmaların konumunu, faturaların sahte olduğu hususlarını bilmesinin mümkün olmadığı, vergi inceleme raporu incelendiğinde görüleceği üzere, faturaların şekil şartlarına uygun olmadığı, sahteliğinin kolayca anlaşılabileceğine ilişkin bir tespit bulunmadığı, şekil şartlarına uygunluğu sebebiyle, sahte olduğu ilk bakışta anlaşılamayan faturaların muhteviyatının firma tarafından anlaşılmasının mümkün olmadığı ortadayken, dava konusu işlemlere muhatap olmanın hakkaniyete uygun düşmediği, faturaların kullanılmasında ve üzerinde gösterilen KDVlerin indirim konusu yapılmasında, vergi ziyaı olarak tanımlanabilecek bir kasıt veya kusurun, ya da vergilendirme ile ilgili ödevleri zamanında yerine getirmeme veya eksik yerine getirme gibi bir fiilin bulunmadığı, Kanun’da belirlenen şekil şartlarını taşıyan faturalarda gösterilen malların teslim alındığı, bedellerinin ödendiği, faturaların zamanında defterlere kaydedildiği, hesaplara alınmış ve zamanında verilen beyannameye dahil edilmiş verginin ilgili yıla ilişkin (BA) bildiriminde de gösterildiği, takdir edileceği üzere, defterlerine kaydettiği faturaların sahte olduğunu bilen bir mükellefin, bunları defterlere kaydetmiş olsa bile, en azından bunların çok kolay biçimde ortaya çıkmasını sağlayacak (BA) formuyla beyan etmeyeceğinin açık olduğu, düzenlenen vergi inceleme raporu ve ilk derece mahkemesi kararının, sadece, mal ve hizmet satın alınan firmalar hakkında düzenlenen raporların sonuçlarına dayandırıldığı, bu firmaların defterlere kaydedilen faturalarda gösterilen malları teslim edip etmediği, işlerinde kullanıp kullanmadığı, bedellerini ödeyip ödemediği, faturaları kayıtlara alıp almadığı, beyannamelere dahil edip etmediği gibi hususlarda hiç bir inceleme ve araştırma yapılmadığı, vergi kanunlarına göre, yorum, kıyas ya da karşılaştırma yoluyla vergi tarhiyatı yapılmasının mümkün olmadığı, eleştiri konusu yapılan faturalarda gösterilen KDV’lerin indirim konusu yapılmasında yasal hiçbir engel bulunmadığı, bir belgenin ve bu belgeye konu alım satımın sahteliği koşullara göre değişebilecek bir olgu olmamasına rağmen uyuşmazlığa konu belgeler ve alım satım işlemlerinin kurumlar vergisi açısından sahte kabul edilmediği, ancak KDV açısından sahte kabul edildiği ve raporun buna göre düzenlendiği, bu anlamda da yine KDV indirimlerinin hukuka aykırı kabul edildiği, söz konusu çelişkinin, işlemdeki hukuka aykırılığı açıkça ortaya koyduğu, … Hır. İn. Mak. Elek. ve Or. Ür. Ta. İth. İhr. Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen faturaların sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge olduğuna ilişkin yeterli tespit yapılmadığından bahisle kaldırılması gerektiği belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar Danıştay bozma kararı esas alınarak verilen mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 10/12/2019 tarih ve E:2015/301, K:2019/8535 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.