Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/3738 E. , 2022/7357 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/3738
Karar No : 2022/7357
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2010 ve 2011 yılı içerisinde yurtdışı ortağı ve ilişkili kişisinden temin etmiş olduğu finansman hizmetleri için katma değer vergisi hesaplamadığından bahisle re’sen tarh edilen …ila … dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava konusu cezalı tarhiyatların yurt dışından temin edilen nakdin şirket sermayesine dahil edilmesinden kaynaklanan kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrası onanarak kesinleştiğinden, uyuşmazlığın, dava konusu cezalı tarhiyatların yurt dışından temin edilen nakdin şirket sermayesine dahil edilmeksizin kredi kullanmak suretiyle ödenmesinden kaynaklanan kısmına münhasır kaldığı, olayda, yurt dışından temin edilen nakit tutarı her ne kadar kullanım aşamasında bedelsiz gibi görünse de, ödeme aşamasında kredi kullanılmak suretiyle nitelik değiştirerek borç halini aldığı, bir başka deyişle, şirketler arasında hesaben ya da nakden faiz ödemesi yapılmaksızın gerçekleşen nakit transferinin finansman temini hizmeti kapsamına girdiği, zira nakit temin edilen şirketler ile davacı şirketin yapısal bağı göz önüne alındığında, davacı şirketin %96 paylı hakim ortağı … ve bu şirketin %100 iştiraki …’tan temin ettiği nakdin bir kısmını banka kredisi ile faiz maliyetine katlanarak ödemesi, ancak piyasadan temin edilen kredi faizinin yurt dışından temin edilen borç faizi ile başa baş olması yahut daha düşük olması durumunda ticari icaplara göre anlam kazanacağı, aksi takdirde taraflar arasındaki organik bağ nedeniyle şirketin kendi kendine bedelsiz olarak verdiği nakdin ödenmesinde zarar etmesine izin verilmesi sonucunu ortaya çıkaracağı, bu bağlamda, yurt dışında mukim şirketlerden temin edilen nakdin kredi kullanılarak geri ödenen kısmı için en başından beri belirli bir faiz oranı kapsamında borç olarak temin edildiği sonucuna varıldığından yurt dışından temin edilen nakdin şirket sermayesine dahil edilmeksizin kredi kullanmak suretiyle ödenen kısmı nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle bozulan kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu cezalı tarhiyata dayanak gösterilen hususların finansal hizmet kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu hususun emsal Danıştay kararları ile de sabit olduğu, Lüksemburg kanunlarına göre, spf uzantılı şirketlerin borç vermesinin yasaklandığı, yasak faaliyetler kapsamında iştiraklerine faizli borç vermesinin mümkün bulunmadığı ve faizsiz olarak verilen borçların her koşul ve şart altında bedelsiz/faizsiz olması gerektiği, … tarafından gönderilen bu tutarların büyük bir kısmının sonraki dönemlerde sermayeye ilave edildiği, bir kısmının ise “faizsiz” geri ödendiği, şirketin sermayedeki payı %96 olan ana ortağı … tarafından muhtelif tarih ve tutarlarda faizsiz nakit gönderdiği, söz konusu nakitlerin şirketin sahip olduğu otel yatırımlarında yenileme maliyeti olarak veya çeşitli işlemlerde kullanıldığı, bu nakitlerle ilgili olarak yurtdışı ortakları ve yurt dışı ilişkili şirketleriyle herhangi bir kredi sözleşmesi yapılmadığı, yani bu nakitlerin alınmasının herhangi bir borç-alacak sözleşmesine bağlanmadığı için karşılıklı bir irade ortaya konulmadığı, nakitlerin Türkiye’ye gönderilmesinde amacın borç vermek olmadığı, her iki şirket tarafından bu şekilde bir irade ortaya konulmamışken ve tutarların büyük çoğunluğu sermayeye ilave edilmişken ve herhangi bir faiz ödemesi söz konu değilken ilave edilmeyen kısımlar için borç ilişkisinin bulunduğunun söylenmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar Danıştay bozma kararı esas alınarak verilen mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 09/12/2019 tarih ve E:2016/5044, K:2019/8504 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu …Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.