Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/4018 E. , 2022/9143 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/4018
Karar No : 2022/9143
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : ….
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıya ödenen birikimleri üzerinden tevkif edilen 64.309,26 TL tutarındaki gelir (stopaj) vergisinin yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; Noterler Birliği Yardımlaşma ve Emeklilik Sandığından bireysel emeklilik sistemine girenler için 4632 sayılı Kanun’un istisna hükmüne ilişkin şartları taşıdığı anlaşılan davacıya yapılan ödemeden tevkifat yapılmaması gerektiği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediğinden tecil faizi ile birlikte davacıya iade edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, hükmün tecil faizine ilişkin kısmının da bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın gelir (stopaj) vergisinin iadesine ilişkin kısmının Danıştay Dördüncü Dairesinin 09/12/2020 tarih ve E:2016/11727, K:2020/5383 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu kararın bu kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyiz istemine konu kararın tecil faizi işletilmesine ilişkin kısmı bakımından ise; İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın faize ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının gelir (stopaj) vergisinin iadesine ilişkin kısmının oybirliğiyle, faize ilişkin kısmının ise … ve …’in karşı oyuyla oyçokluğuyla ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/12/2022 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacıya ödenen birikimleri üzerinden tevkif edilen 64.309,26 TL tutarındaki gelir (stopaj) vergisinin yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
Usul hukukunun yerleşik içtihatlarından olan “taleple bağlılık” ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda, mahkemelerin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar verilemeyeceği açıktır.
Bakılmakta olan davada, birikimleri üzerinden tevkif edilen 64.309,26 TL tutarındaki gelir (stopaj) vergisinin yasal faiziyle iade edilmesi istenmiştir. Buna göre, taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacının istemi ile bağlı olunacağı, bu istemin dışında karar verilemeyeceğinden, davacının istemi aşılarak, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca tecil faiziyle hüküm kurulmasında hukuka uygunluk bulunmadığından, davayı kabul eden Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararın faize ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararının buna ilişkin kısmına katılmıyorum.