Danıştay Kararı 4. Daire 2022/4103 E. 2022/4847 K. 20.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/4103 E.  ,  2022/4847 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/4103
Karar No : 2022/4847

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem : Davacı adına, 2018/3 dönemine ilişkin olarak re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davalı idare tarafından, davacı şirketin Türkiye’deki veya yurtdışındaki müşterilere Türkiye’de sunduğu konaklama hizmeti rezervasyonuna ilişkin hizmetlerin ve bu suretle Türkiye’deki otel vb. işletmelerden komisyon geliri elde edilmesine yönelik hizmetlerin ifa edildiği … internet sitesinin “ticari faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yer” olarak değerlendirildiği, yani anılan internet adresinin “iş yeri” olarak kabul edildiği ve ayrıca davacı şirkete destek hizmetleri sunan, gelirinin tamamını davacı şirketten elde eden, ekonomik bağımlılığı bulunan, aralarında bir hizmet sözleşmesi bulunan ve Türkiye’de yerleşik olan … Destek Hizmetleri Ltd. Şti.’nin de davacı şirketin “daimi temsilcisi” olarak değerlendirildiği, bu tespitlere dayanılarak da cezalı tarhiyatların yapıldığı, davacı şirket tarafından … Vergi Mahkemesi’nin E:… esas sayısında 01/01/2012 tarihi itibariyle re’sen tesis edilen vergi mükellefiyetinin iptali için açılan davada “davanın reddine” karar verildiği, anılan Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun ise … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesi’nin E:…, K:… sayılı kararı ile kesin olarak reddedildiği hususu dikkate alındığında, davacı tarafından Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde, internet üzerinden yapmış olduğu aracılık hizmetleri sebebiyle gelir elde ettiği açık olup elde edilen gelirlerin de katma değer vergisi matrahına dahil olduğundan tesis edilen vergi ziyaı cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Verilen kararın hukuka aykırı olduğu, müvekkili firmanın …, Hollanda kanunlarına göre Hollanda’da kurulmuş ve iş yeri adresi de Amsterdam/Hollanda olan bir şirket olduğu, müvekkilinin birçok ülkede konaklama yerlerinin odalarını rezervasyonu için internet sitesi üzerinden bir çevrimiçi rezervasyon sistemi işlettiği, internet sitesinin farazi olarak “elektronik veya dijital iş yeri” adı verilerek iş yeri olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, müvekkil firmanın söz konusu online rezervasyon sistemi işletimi faaliyetini … ile yurt dışına sunduğu ve Türkiye’de herhangi bir sunucusu (server) bulunmadığı, bu hizmetler karşılığı müvekkil firmanın komisyon geliri elde ettiği, söz konusu gelirin müvekkil firmanın Türkiye’de bulunan bir iş yeri veya daimi temsilci vasıtasıyla elde etmediği, vergi inceleme elemanınca müvekkil firmanın Türkiye’de ki sabit işyeri/daimi temsilcisi olduğu iddia edilen … Destek’de Destek Şirketlerinin ayağı olduğu, müvekkil firma ile imzalanan hizmet sözleşmesi kapsamında destek hizmeti sunduğu, … Destek müvekkil firmanın temsilcilik ofisi veya şubesi olmadığı ve halka (müşterilere) açık olmadığı, … Destek’in müvekkil firmaya destek sunduğu, kararda müvekkili şirket adına tesis edilen mükellefiyetin iptali istemi için açılan davada verilen kararın emsal olamayacağı, kararda sunulan hizmetin Türkiye sınırları içerisinde verildiği ve bu hizmetten yararlananların da ülke sınırları içerisinde bulunan kişiler olduğu gerekçesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, müvekkili hakkında önceki dönemlere ilişkin yapılan tarhiyatlara karşı açılan davaların müvekkili lehine sonuçlandığı, müvekkilinin Çifte Vergiyi Önleme Anlaşması gereğince Türkiye’ de vergilendirilemeyeceği, müvekkilinin KDV mükellefiyeti bulunmadığı için tarhiyat yapılamayacağı, KDV’nin muhatabının müvekkili şirketin hizmet verdiği konaklama birimleri olduğu, dolayısıyla konaklama birimlerinin KDV II beyannamesi ile vergisel sorumluluklarını yerine getirmemesi yada eksik yerine getirmesi nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin Danıştay Dördüncü Dairesinin 20/09/2022 tarih ve E:2022/4096, K:2022/4841 sayılı kararındaki düşüncede belirtilen gerekçelere göre reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.