Danıştay Kararı 4. Daire 2022/4138 E. 2022/7691 K. 08.12.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/4138 E.  ,  2022/7691 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/4138
Karar No : 2022/7691

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Çelik Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullanıldığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2009/1,2,6,7 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava konusu özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına dair hüküm fıkrası ile diğer mükelleften alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlar yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrası onanarak kesinleştiğinden, uyuşmazlığın, cezalı tarhiyatların …Demir Çelik İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalardan kaynaklanan kısmına münhasır kaldığı, olayda, adı geçen mükellef hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitlere göre, düzenlenen faturaların sahte olduğu anlaşıldığından dava konusu cezalı tarhiyatların belirtilen kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle bozulan kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, fatura alınan mükellef hakkında yalnızca 3 sayfa ve ihtiyaca cevaz vermeyecek derecede hiçbir somut veri içermeyen … tarih ve … sayılı Vergi Teknik Raporu’nda yer alan tespitlere göre değerlendirme yapıldığı, söz konusu raporda; hiçbir firma ile ilgili karşıt inceleme yapılmadığı, defter ve belgeler üzerinden inceleme yapılmadığı, söz konusu firmaya ait faturaların bastırıldığı matbaa nezdinde dahi araştırma yapılmaksızın kanaate varıldığı, dava dışı firmanın 2007/10-12 dönemlerine ilişkin matrahsız beyanname vermiş olması ile 2008/1,2,4,5,6,7,8 dönemlerine dair de düzeltme beyannamesi vermiş olmasının, inceleme elemanı tarafından hatalı yorumlanarak yapılan “ilgili firmanın 2007/10-12 ve 2008/1 ila 8 dönemlerine ait defter tasdik bilgilerine ulaşılmamıştır” şeklindeki gerçeği yansıtmayan değerlendirmenin açıkça hukuka aykırı olduğu, defter belge incelenmeden veya karşıt incelemeler yapılmadan veya karşıt tutanaklar dahi düzenlenmeden, yalnızca vergi dairesi otomasyon sistemi veya programı üzerinden elde edilen bilgiler ışığında somut olmayan ve ispata muhtaç söz konusu tespitlerden yola çıkılarak rapor düzenlendiği, söz konusu alt firmanın, vergi tekniği raporuna göre kurumlar vergisi ile KDV matrahı için takdir komisyonuna sevk edilerek komisyon geliri yönünden eleştirisi olmasına rağmen, vergi dairesinden gelen yazıda ilgili firmaya komisyon geliri yönünden işlem tesis edilip edilmediği, kesinleşip kesinleşmediği yönünde dahi bilgi ve belge sunulmadığı, hakkında münferiden inceleme yapılmaksızın söz konusu firmanın düzenlediği tüm faturaların kül halinde sahte olduğundan hareketle sahte fatura kullanma yönünden soyut değerlendirmeler ile teknik ve iktisadi biçimde dahi ispat edilemeden cezalı tarhiyat yapıldığı, vergi incelemesinde; gerçek ve somut belgelere dayanılması, vergileme ile ilgili olayların ve hesap durumlarının araştırılması, eleştirilecek hususlarla ilgili saptamaların sağlıklı yapılması ve saptanan hususların isabetli ve güvenilir bir şekilde değerlendirilmesi, bu anlamda varsayım ve kanaate dayanmayan somut tespitlerin esas alınması gerektiği, kanaate ve varsayıma dayalı olarak vergilendirme yapılmasının mümkün bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz istemi yönünden, temyize konu kararda idare aleyhine hüküm bulunmadığı anlaşıldığından, istemin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği, davacının temyiz isteminin ise reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz istemi yönünden;
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 10/10/2019 tarih ve E:2016/5951, K:2019/6053 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Davalı idarenin temyiz istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinde, Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştay’da temyiz yoluna başvurulabileceği; 49. maddesinin 3. fıkrasında, kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hallerinde kesinleşen kısmın Danıştay kararında belirtileceği; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay’ın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı kurala bağlanmıştır.
Yargılama hukuku kurallarına göre, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulmasını talep etmesinde korunması gereken hukuki menfaatinin bulunması zorunludur.
Dosyanın incelenmesinden, davacı adına, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığından bahisle re’sen tarh edilen 2009/1,2,6,7 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanun’un 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada verilen kısmen kabul, kısmen ret kararının temyizi üzerine, Danıştay Dördüncü Dairesinin 10/10/2019 tarih ve E:2016/5951, K:2019/6053 sayılı kararı ile anılan Mahkeme kararının cezalı tarhiyatların …Demir Çelik İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalardan kaynaklanan kısmı yönünden bozulduğu, özel usulsüzlük cezası yönünden davanın kabulüne dair hüküm fıkrası ile diğer mükelleften alınan faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasının ise onanarak kesinleştiği, bu haliyle uyuşmazlığın bozulan kısma münhasır kaldığı ve Mahkemenin temyize konu kararı ile de bozma kararına uyularak, bozulan kısım yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Danıştay bozma kararı üzerine, uyuşmazlığın münhasır kaldığı kısım yönünden davanın reddine ilişkin olarak verilen Vergi Mahkemesi kararının bozulmasında davalı idarenin hukuki menfaati bulunmadığından ve onanarak kesinleşen kısım hakkında da yeniden inceleme yapılması hukuken mümkün olmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin incelenme olanağı bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı temyiz isteminin ise incelenmeksizin reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.