Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/4215 E. , 2022/6364 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/4215
Karar No : 2022/6364
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Mal Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, kayıt dışı akaryakıt alım ve satımında bulunduğundan bahisle vergi inceleme raporuna istinaden resen tarh edilen 2013/12. dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin matrahı yönünden bağlı olduğu gelir vergisine karşı Mahkemeleri nezdinde açılan davada verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşıldığından 2013/12. dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (B) bendinde vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olacağı, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun 30. maddesinin 1. fıkrasında, re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış ve maddenin 4. bendinde, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması hali re’sen tarh nedeni olarak belirtilmiş; Kanunun 134. maddesinin 1. fıkrasında ise, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, re’sen vergi tarhı ile ulaşılmak istenilen amacın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun, gerçek veya gerçeğe en yakın haliyle saptanarak bu yolla vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi yanı sıra vergide adaletin sağlanmaya çalışılması olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, 2013 yılına ilişkin olarak davacı hakkında düzenlenen gelir vergisi ve katma değer vergisi inceleme raporlarında mükellefin “kümes hayvanlarının yetiştirilmesi ve karayolu ile şehir içi yük taşımacılığı” faaliyeti ile iştigal ettiği, …’nin 2012 ve 2013 yılları hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucunda hakkında vergi tekniği raporu hazırlandığı, bu rapor sonucunda söz konusu mükellefin piyasaya motorin satışını belgesiz olarak gerçekleştirdiğinin tespit edildiği, mezkur raporda … hesabına para gönderen ve incelenmesi istenen mükelleflere yer verildiği, bu mükelleflerden birinin de …’nin banka hesabına para yatıran … olduğunun görüldüğü; bahsedilen vergi tekniği raporuna istinaden adına vergi incelemesi yapılan … adına vergi inceleme raporu düzenlendiği, söz konusu raporda özetle; gerçekleştirilen para transferi işlemlerinin akaryakıt ticareti olmayan şahıslar üzerinden gerçekleştirilmiş olduğu, böylelikle yapılan kayıt dışı akaryakıt ticaretinin gizlenmeye çalışıldığı, mükellef tarafından gönderilen paraların tutarları ve tarihleri dikkate alındığında yapılan işlemlerin iktisadi ve teknik icaplara uygun olmadığı, para transferlerinin yapılan kaçakçılığın gizlenmesi amacıyla yapıldığı ve mükellefin banka hesabını kullandırması sonucu komisyon geliri elde ettiği, sonuç olarak ….’a para gönderen kişilerin ….’den kaçak akaryakıt alımı yaptığı ve bu mükelleflerin incelenmesi gerektiği tespitlerine yer verildiği; davacının da …’a 2.066.237,00-TL para gönderdiği, bu nedenle hakkında belgesiz akaryakıt alım/satımı ile ilgili olarak inceleme başlatıldığı; davacıdan söz konusu para transferine ilişin bilgi istendiği, davacının ifadesinde; “2012 yılında akaryakıt işletmesi açacaktık. Bu amaçla aldığımız borçları söz konusu benzinliği açamayınca geri iade ettik. Bilgi istenen miktarlar bu borçlara ilişkindir. Söz konusu olayda irtibatı sağlayan, tüm ödemeleri benim hesabımı kullanarak yapan, borçları alan …’dur. … kız kardeşimin eşidir. Tarafımın bu işleri yürütebilecek bilgi ve deneyimi bulunmamaktadır. … Köyü’nde yaşayan bir ev kadınıyım.” şeklinde beyanda bulunduğu; mükellefin 2013 takvim yılına ilişkin olarak herhangi bir ticari-zirai kazancını beyan etmediği, mükellef adına yapılan vergi incelemesinin dayanağını teşkil eden vergi inceleme raporu ve vergi tekniği raporunun dikkate alınması sonucunda ise söz konusu para hareketlerinin belgesiz akaryakıt alış ve satış işlemlerinden kaynaklandığının tespit edildiği; yukarıda yer verilen tespitlerin değerlendirilmesi sonucunda; mükellefin … adına göndermiş olduğu para hareketlerinin, …den belgesiz olarak alınan ve belgesiz satışı yapılan kayıt dışı akaryakıt ticaretinden kaynakladığı kanaat ve sonucuna ulaşıldığı, mükellef adına 2012 takvim yılına ilişkin olarak düzenlenen ve kayıt dışı akaryakıt alışı-satışı olduğuna yer verilen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu’nun da varılan sonucu destekler nitelikte olduğu, ayrıca mükellefin işleri yaptığını beyan ettiği …’un söz konusu faaliyeti yaptığına ilişkin herhangi bir veriye de ulaşılamadığı tespit ve değerlendirmelerine yer verildikten sonra düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporuna istinaden cezalı tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır.
Olayda, davacı tarafından akaryakıt işletmesi kurma girişimine ilişkin üçüncü şahıslarla olan borç ilişkisine dair sözleşme, sair tevsik edici belgelerin sunulamaması, banka kanalıyla 05/02/2013 ila 02/09/2013 tarihleri arası münferit zamanlarda 46 havale/EFT işlemi ile toplam 2.066.237,00TL ödeme gerçekleştirilmesi ve inceleme elemanına verilen davacı ifadesi bütün olarak değerlendirildiğinde hakkında vergi inceleme raporu ile yapılan tespitlerin aksini ispat yükümlülüğü aynı zamanda basiretli bir tacir olmanın gereğini yerine getirmek zorunluluğu bulunan davacıya ait olduğu, yüksek miktarlı tek yönlü banka hesap hareketleri ile tevsik edici belge sunulamayan borç münasebetinin hayatın olağan akışı ve ticari icaplara aykırılık oluşturduğu, ayrıca para transferi yapılan …’ın, banka hesabının belgesiz akaryakıt ticaretine aracılık etmek için kullandırdığından bahisle elde ettiği gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak resen tarh edilen vergilere ilişkin Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 23/05/2022 tarih ve E:2019/2841, K:2022/1977 sayılı kararında, para transfer işlemlerinin komisyon karşılığında yapıldığı sonucuna varıldığının görülmesi karşısında davacının süreklilik arz eden para transfer işlemlerinin kayıt dışı akaryakıt ticaretinden kaynaklandığı anlaşıldığından vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık, Vergi Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet bulunmaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.