Danıştay Kararı 4. Daire 2022/4246 E. 2022/4427 K. 23.06.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/4246 E.  ,  2022/4427 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/4246
Karar No : 2022/4427

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Perde Aksesuarları ve Sistemleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrasında belirtilen kararların temyiz başvurusuna konu edilemeyecek olması karşısında temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ”İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 5. fıkrasında; bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği, bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararlarının kesin olduğu düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davanın yapılan vergi incelemesi sonrasında şirketin KDV oranının kanuna uygun (%18) olacak şekilde uygulamasına rağmen, idarenin eşit davranma yükümlülüğünü yerine getirmeyerek rakip şirketlerin herhangi bir vergi incelemesine tabi tutulmaması sebebiyle, KDV oranının %8 olarak uygulanmaya devam etmeleri nedeniyle piyasadaki rekabet dengesinin şirket aleyhine bozulduğu, şirketin maddi anlamda zarara uğradığı ileri sürülerek 8 milyon TL zararın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açıldığı, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile … sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 6. Maddesi uyarınca vergi mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna varılarak, 2577 Sayılı Kanun’un 15/1-a bendi uyarınca davanın görev yönünden reddine, dava dosyasının görevli … Vergi Mahkemesine gönderilmesine kararı verildiği, … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile her ne kadar dava konusu olayın temeli idarenin eşit davranma yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle KDV oranlarının firmalar nezdinde farklı uygulatılarak piyasa dengesinin davacı aleyhine bozulduğu iddiası ise de, dava konusu işlemin Vergi Mahkemesi görevine giren vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin bulunmadığı, şayet piyasa dengesi davacı aleyhine bozulmasaydı 2016 yılından günümüze normal şartlar altında kazanması gereken tutarın iadesinin talep edildiğinin anlaşıldığı, iadesi talep edilen tutarın idari yargıda davaya konu edilecek bir tazminat da olmadığı anlaşıldığından, iş bu davanın konusunun adli yargının görevine giren bir işlem olduğu sonucuna varılarak davanın görev yönünden reddine kararı verildiği, … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile; vergilendirmesine tabi tutulan şirketler ile benzer koşullarda bulunan ve haklarında vergi incelemesi yapılan ve yapılmayan iki şirket arasında farklı vergi oranlarının uygulanmasına yol açan vergi incelemesinin yapılması sonucu ortaya çıkan durumun farklı bir muamele sonucu doğurup doğurmadığının Anayasanın 10. maddesinde değinilen eşitlik ilkesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle Yargısal denetimin yapılması ve idarenin sorumluluğunu doğuran hakların var olup olmadığının irdelenmesi gerektiği sonucuna varıldığı, bu nedenle davanın, idari işlemlerden kaynaklanmadığı ileri sürülen zararların tazmini talebine yönelik olması nedeniyle davanın adli yargının görevinde olduğundan bahisle görev yönünden reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı, Vergi Mahkemesi tarafından davada uyuşmazlığın esasına girilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, “istinaf başvurusunun kabulüne, … Vergi Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine iadesine, istinaf giderleri nihai hüküm verilirken Mahkemesince dikkate alınacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren (30) gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere…” şeklinde karar verdiği görülmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin beşinci fıkrasında “Bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği, bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verdiği kararların kesin olduğu” belirtilmiştir.
Bu durumda, anılan Kanun hükmü uyarınca, ilk inceleme üzerine verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak esasın incelenmesi için verilen Vergi Dava Dairesi kararı kesin olduğundan, söz konusu kararın bozulması istemiyle yapılan temyiz başvurusunun incelenme olanağı bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 23/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.