Danıştay Kararı 4. Daire 2022/4516 E. 2022/6605 K. 22.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/4516 E.  ,  2022/6605 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/4516
Karar No : 2022/6605

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2011/1 ila 12 dönemlerine ilişkin olarak ihtirazi kayıtla verilen katma değer vergisi düzeltme beyannamelerine istinaden tahakkuk eden katma değer vergisi, damga vergisi, hesaplanan gecikme faizi ile kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince; davacı şirkete fatura düzenleyen … Vergi Dairesi mükellefi … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun tetkikinden, söz konusu raporun davacı adına düzenlenen faturaların sahte olduğunu ispatlamak için yeterli görülmediğinden, dava konusu tahakkuklarda ve kesilen vergi ziyaı cezaları ile hesaplanan gecikme faizinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü ve Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan temyiz istemi Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 18/05/2022 tarih ve E:2022/430, K:2022/612 sayılı kararı ile bozma kararına uygunluk yönünden reddedilerek, kararın diğer hükümlerine ilişkin temyiz incelemesinin sonuçlandırılması için Kurulca Dairemize gönderilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır.
Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmaların düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellefler hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının fatura aldığı … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında 2011 yılına ilişkin olarak düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda özetle; şirketin atık ve hurda ticareti, hurda metalleri, diğer plastik-metal atıkların alımı ve satımı faaliyeti ile iştigal etmek üzere … Mah. … Cad. No:… …/… adresinde 08/04/2009 tarihinde işe başladığı, işyerinin kira olduğu, aylık kirasının 400,00 TL olduğu, 2 ortağı olduğu, %25 hisseye sahip … ve %75 hisseye sahip …’ın baba-oğul oldukları, şirket kanuni temsilcisinin … olduğu, kanuni temsilcinin ifadesinde şirketin depo ve şubesinin bulunmadığı, iş yerinde hurda metalleri yıkama makinesi hariç, tesisat ve makinesi bulunmadığı, hurda metallere ilişkin bölümde 70-100 ton hacme sahip bir yer bulunduğu, ancak davacı şirket temsilcisinin beyanına göre söz konusu yerin 150 ton hacme sahip olduğunun iddia edildiği, 2011 dönemi gelir tablosunun tetkikinde davacı şirketin genel olarak mal alım-satımına ilişkin yüklü miktarda beyanın yanı sıra bu beyanla örtüşmeyecek derecede sınırlı bir faaliyet giderinin olduğu, üretime yönelik bir kaydın bulunmadığı, şirketin 2011 yılında temin ettiği belgelerin çoğunluğunu düzenleyen mükellefler hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle raporun mevcut olduğu, diğer mükellefler hakkında vergi incelemelerinin devam ettiği, satışların genellikle akrabalık ve hemşerilik ilişkisi bulunan mükelleflere yapıldığı, yasal defter kayıtlarının her yönüyle düzensiz olduğu, şirketin düzenlemiş olduğu çekleri tahsil edenlerin genellikle aynı şahıslar olup sahte belge düzenleme nedeniyle haklarında rapor tanzim edilen mükelleflerle ilişkili olduğu, şirketin hurda metalleri genel olarak … Ltd. Şti.’ne ve … Ltd. Şti.’ne sattığını beyan ettiği, alüminyum profil satışını …’e, direk ve ayak metallerinin satışını … Ltd. Şti.’ne, bunun haricindeki tüm KDV’li satışların … Mak. San. Tic. Ltd. Şti.’ne yapıldığı, davacı şirketin mali müşaviri SMMM …’ın aynı zamanda … Metal Mak. San. Tic. Ltd. Şti’.nin de mali müşavirlik hizmetini sürdürdüğü, şirketin, PVC Panelvan satışının …, …, …’a yapıldığının beyan edildiği, şirket ortaklarının bahsi geçen sahıslarla akrabalık ilişkisi bulunduğu, şirketin … Ltd. Şti., … Metal Ltd.Şti., …’a yapmış olduğu satışlara karşılık çek aldığını beyan ettiği, almış olduğu çekleri satıcı firmalara ciro ettiği, … Ltd. Şti.’ye yapılan satışın çok büyük bir bölümü hakkında çek aldığı, geri kalan küçük bir bölümünün banka hesabına havale edildiğinin beyan edildiği, almış olduğu çeklerin (12.484.000 TL) çok büyük bir bölümünü satıcı firmalara ciro ettiği (12.091.000 TL), geri kalan kısmının ise Denizbank aracılığıyla tahsil edildiği, şirket tarafından beyan edilen malların genel olarak aynı miktar ve düşük karlılık oranı ile alıcı mükelleflere fatura edildiği, dönem sonunda çeşitli alacak-borç hesap kalemlerini birbiriyle mahsuplaştırma ve netleştirme yaptığı, 2011 yılı KDV matrah toplamının 3,5 milyon TL olduğu, ödenecek KDV’sinin 4 bin TL olduğu, KDV’den istisna hurda demir dahil toplam satışının 14,2 milyon TL olduğu 2011 yılında ortalama 1 işçi çalıştırdığı, yapılan tüm açıklamaların bir arada değerlendirilmesi neticesinde şirketin, 2011 hesap döneminde tanzim ettiği satış faturalarının gerçeğe yansıtmadığı ve bu nevi satışların yapılmadığı, faturaların komisyon karşılığı düzenlendiği tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda açıklanan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, mükellefin sahip olduğu fiziksel kapasite ile katma değer vergisi beyanlarında bildirdiği cirolara ulaşmasının ticari ve teknik icaplarla bağdaşmadığı, yüklü miktarda beyanının yanı sıra bu beyanla örtüşmeyecek derecede sınırlı bir faaliyet giderinin olduğu, yüksek miktarda ciro belirtmesine rağmen tahakkuk eden düşük tutarlı vergilerin olduğu ve bunların da ödenmediği, satışların genellikle akrabalık ve hemşehrilik ilişkisi bulunan mükelleflere yapıldığı, yapılan satışın çok büyük bir bölümü hakkında çek aldığı, almış olduğu çeklerin çok büyük bir bölümünü tekrar satıcı firmalara ciro ettiği hususları göz önünde bulundurulduğunda, bu mükellefin uyuşmazlık konusu dönemde gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı ve davacıya düzenlemiş olduğu faturaların gerçeği yansıtmadığı sonucuna varıldığından Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararında isabet bulunmamıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 22/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.