Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/4769 E. , 2022/4638 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/4769
Karar No : 2022/4638
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- …
2-…Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
İSTEMİN KONUSU : …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının …Madencilik İnşaat Taahhüt Tic. ve San. Ltd. Şti.’nin müdürü sıfatıyla şirketin vergi borçlarından sorumlu olduğundan bahisle …İnşaat Madencilik Nak. Tar. Hay. Tic. ve San. Ltd. Şti. nezdindeki hak ve alacakları üzerine 6183 sayılı Kanun’un 79. maddesi uyarınca haciz uygulanmasına dair işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının …Madencilik İnşaat Taahhüt Tic. ve San. Ltd. Şti.’nin müdürü sıfatıyla şirketin vergi borçlarından sorumlu olduğundan bahisle …İnşaat Madencilik Nak. Tar. Hay. Tic. ve San. Ltd. Şti. nezdindeki hak ve alacakları üzerine 6183 sayılı Kanun’un 79. maddesi uyarınca haciz konulduğu, davacı tarafından haciz işleminin şirket müdürü olarak sorumlu olduğu 467.999,24-TL borca isabet eden kısmının iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı, dava konusu işlemin, …İnşaat Madencilik Nak. Tar. Hay. Tic. ve San. Ltd. Şti. adına ve bu şirketin, kamu borçlusu durumunda olan …Madencilik İnşaat Taahhüt Tic. ve San. Ltd. Şti.’ne ait menkul mal, alacak ve haklara sahip olup olmadığının, başka bir deyişle anılan şirkete borcunun bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla tesis edildiği, öngörülen itiraz prosedürünün işletilmemesi halinde de, adına haciz bildirisi düzenlenen bu şirketin ödeme emri ile takip edileceği dikkate alındığında, davaya konu işlemin davacı hakkında tesis edilmediği ve bu haliyle davacının ihlal edilen meşru, kişisel ve güncel bir menfaatinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davanın özünün, …Vergi Dairesi’nin …Madencilikten tahsil edemediği vergi alacaklarını davacıdan tahsil etmek için düzenlediği, hukuka aykırı vergi borcu hesaplamaları ve bu hesaplamaları bildirir yazı, ödeme emri, haciz işlemleri ve davacının bu hesaplamalara yaptığı itirazların reddine ilişkin işlemler olduğu, dava konusu işlemlerin davacının güncel hak ve menfaatini ilgilendirdiği, ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davacı adına düzenlenen haciz bildirisinin hukuka uygun olduğu, dava konusu işlemin davacının güncel hak ve menfaatini etkileyen bir işlem olduğu, davanın esastan incelenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebileceğinden, Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz istemine ilişkin olarak;
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 31/03/2021 tarih ve E:2016/11070, K:2021/1956 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz istemine gelince;
İdare mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Usul hukukunda, dava açmakta olduğu gibi kanun yoluna başvurmada da, kanun yoluna başvuran tarafın hukuki yararı bulunmalıdır. Diğer bir ifadeyle, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulmasında korunmaya değer hukuki bir menfaatinin bulunması gerekir.
Dosyanın incelenmesinden; davanın üçüncü kişiler nezdindeki alacakları üzerine 6183 sayılı Kanun’un 79. maddesi uyarınca haciz konulduğu, davacı tarafından haciz işleminin şirket müdürü olarak sorumlu olduğu 467.999,24-TL borca isabet eden kısmının iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı, davaya konu işlemin davacı hakkında tesis edilmediği ve bu haliyle davacının ihlal edilen meşru, kişisel ve güncel bir menfaatinin bulunmadığı sonucuna varıldığı ve davanın ehliyet yönünden reddine karar verildiği; bu kararın davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulmasının talep edildiği, söz konusu kararda davalı idare aleyhine hüküm olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyizen incelenerek bozulması istenilen kararda davalı idare aleyhine herhangi bir hüküm kurulmadığı, temyiz isteminde bulunan davalının korunması gereken hukuki bir yararının bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin incelenmeksizin reddine,
2. Temyize konu …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının …’in karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, …TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/09/2022 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 31/03/2021 tarih ve E:2016/11070, K:2021/1956 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olup, davalı idarenin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı görüşüyle kararın bu kısmına katılmıyorum.