Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/5281 E. , 2022/7770 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/5281
Karar No : 2022/7770
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2016/4 dönemine ilişkin ihracattan kaynaklı katma değer vergisi iade alacağının vergi borcuna mahsubu talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; 3065 sayılı Kanun’un 32. maddesinde yapılan düzenleme ile, kanun koyucu tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı’na verilen düzenleme yapma yetkisinin (usul ve esaslar açısından) ilke olarak ilgili Kanun’un temeline dayanarak ve Kanun’un öngördüğü bir düzenleyici işlemle kullanılmasının zorunlu hâle getirildiği, kaldı ki, bu türden genel bir yetkinin özel durumlarda kullanılması da beklenemeyeceğinden, söz konusu yetkinin genel tebliğ düzeyinde bir düzenleyici işlemle kullanılmasını gerektirdiği, her ne kadar Mahkemesince, mükelleflerin sahte fatura kullanımı veyahut başkaca bir sebepten ötürü indirimlerinin kabul edilmemesi için usulüne uygun şekilde vergi incelemesi yapılması suretiyle yapılacak araştırma neticesinde işlem yapılabileceği, herhangi bir karşıt inceleme, vergi incelemesi, rapor tanzimi yapılmadan mükelleflerin hak kazandığı katma değer vergisi iade-mahsup taleplerinin yerine getirilmemesi ve bu taleplerin sürüncemede bırakılarak 3065 sayılı Kanun’un uygulanmasını göstermek üzere çıkarılan ve “alt norm” niteliğinde olan Tebliğ ile bu iade hakkının yeni şartlar eklenerek sınırlandırılmasının başta “verginin kanuniliği” ilkesi olmak üzere “normlar hiyerarşisine” ve “kanuni öngörülebilirlik” ilkesine aykırı olduğu belirtilmiş ise de, Kanun’u bu şekilde yorumlamanın düzenlenmeye çalışılan KDV iade sistemini işlemez hale getireceği, bu itibarla, dava konusu işlem ile davacıya 30 gün içinde KDV kontrol raporundaki eksiklikleri tamamlaması gerektiği bildirildiği halde, davacının eksiklikleri giderme yoluna gitmeksizin doğrudan dava açma yoluna başvurmuş olduğu hususu da göz önüne alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin eksik olduğunu iddia ettiği ve istinaf mahkemesince eksiklikleri tamamlamadığını iddia ettiği belgelerin KDV kontrol raporunda görülen oek-14 segment hata bildiriminden ibaret olduğu, söz konusu hususun istinaf mahkemesince davanın reddine gerekçe yapılmış olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğu, vergi idaresince mükellefin iradesi dışında eksiklik olarak nitelendirildiği, istinaf mahkemesinin giderilmediğini iddia ettiği eksikliğin, idarenin iç ilişkilerinde kullandığı otomasyon sisteminden üretilen Vergi Usul Kanunu çerçevesinde mükelleflerin vergi dairesine sunmak zorunda olmadığı belgelerden ibaret olduğu, bu durumun kaynağını Anayasa’dan alan vergilerin kanuniliği ilkesine açıkça aykırılık teşkil ettiği, dolayısıyla Vergi Usul Kanunu’na göre vergi dairesine sunmak zorunda olmadığı bir belgeyi sunmadığı iddiasının davanın reddine gerekçe yapılamayacağı, gerekçeli kararının kendi içinde çelişkili olduğu, hak kazandığı KDV iade talebine karşılık yapılan usulüne uygun bir vergi incelemesi neticesinde tesis edilen herhangi bir karşıt inceleme ya da rapor tanzimi bulunmamasına rağmen davanın reddine karar verildiği, davalı idarece sahte belge kullandığı iddia edilerek özel esaslara tabi tutulduğu ve bu nedenle yasal hakkı olan 2016/4 dönemine ait KDV iade/mahsup işleminin gerçekleştirilmediği, davalı idarece usulüne uygun şekilde vergi incelemesi yapıldıktan sonra, ancak yapılacak araştırma sonucunda sahte fatura kullanımı veyahut başkaca bir sebepten ötürü indirimlerin kabul edilmemesi gerekirken, herhangi bir karşıt inceleme, vergi incelemesi, rapor tanzimi yapılmadan hak kazanılan katma değer vergisi iade-mahsup taleplerinin yerine getirilmemesinin ve bu taleplerin sürüncemede bırakılarak 3065 sayılı Kanun’un uygulanmasını göstermek üzere çıkarılan ve “alt norm” niteliğinde olan tebliğ ile bu iade hakkının yeni şartlar eklenerek sınırlandırılmasının başta “verginin kanuniliği” ilkesi olmak üzere “normlar hiyerarşisine” ve “kanuni öngörülebilirlik” ilkesine aykırı olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Bölge İdare Mahkemesince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 04/11/2021 tarih ve E:2017/1882, K:2021/6054 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.