Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/5332 E. , 2022/7580 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/5332
Karar No : 2022/7580
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Dış Ticaret Turizm Gıda Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …… Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, takdir komisyonu kararına istinaden re’sen tarh edilen 2010/5 ila 12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Dairelerinin, 12/11/2021 ve 06/01/2022 tarihli ara kararlarıyla davalı idareden, davacıya fatura düzenleyen Avcılar Vergi Dairesi mükellefi …İnşaat Sanayi Ticaret Turizm Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile bahsi geçen mükellef hakkında bilinen tüm olumsuz tespitlerin ibrazı istendiği, ancak davalı idarenin kendisine verilen süre içerisinde istenilen vergi tekniği raporunu Dairelerine ibraz etmediğinden, davacının sahte fatura kullandığı ve alımlarının gerçek bir ticari ilişkiye dayanmadığı hususu davalı idarece ortaya konulamadığından, davacı adına yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Söz konusu ara kararların davalı idareye değil, davalı idareden 2018 yılında istifa etmiş olan herhangi bir temsil yetkisi olmayan eski vekile elektronik olarak tebliğ edildiği, davada söz konusu …’nun 2018 yılında kurumumuzdan istifa ettiği, ara kararların söz konusu …’na 2021 yılında çıkartıldığı göz önüne alındığında söz konusu tebliğlerin usulsüz ve yasaya aykırı olduğu, söz konusu ara karardan haberi olmayan idarenin ara kararı yerine getirme imkanı olmadığı, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (B) işaretli fıkrasında, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu kurala bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinde, “Resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmış, inceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkının re’sen takdir olunmuş sayılacağı belirtilmiş, re’sen takdir sebepleri bentler halinde sayılmış, aynı maddenin 4. fıkrasında, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması hali re’sen takdir nedenlerinden sayılmış olup, bu madde hükümleri uyarınca re’sen takdir yoluyla vergileme yapılabilmesi için maddede öngörülen koşulların gerçekleştiğinin kesin ve açık olarak ortaya konması gerekir. Çünkü re’sen vergilemede amaç, yükümlülerin beyan dışı bıraktıkları kazancın gerçeğe en yakın biçimde saptanmasıdır. Öte yandan 213 sayılı Kanun’un 30. maddesinde öngörülen re’sen vergilemeye ilişkin hükmün uygulanması, bu hükümle idareye verilen yetki ve görevlerin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesine bağlıdır.
Dosyanın ve Danıştay Dördüncü Dairesinin E:2022/5367 sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden, davalı idarece 2010/5 ila 12 katma değer vergisi dönem matrahının takdiri için 03/11/2015 tarihinde takdire sevk edildiği, takdir komisyonunca … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporuna istinaden davacının dönem matrahının … tarih ve …sayılı kararı ile takdir edildiği, vergi/ceza ihbarnamelerinin 23/05/2016 tarihinde düzenlendiği, davacı tarafından söz konusu ihbarnamelere karşı 30/05/2016 tarihinde … Vergi Mahkemesinde dava açıldığı, Mahkeme tarafından … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile davanın kabulüne karar verildiği, dava konusu cezalı tarhiyatlara ilişkin 23/05/2016 tarihli ihbarnameler düzenlenmeden önce aynı vergiler için davacı tarafından, 27/08/2015 tarihli idarece gönderilen yazı üzerine, 2010/ 5 ila 12 dönemine ilişkin olarak ihtirazı kayıtla verilen katma değer vergisi düzeltme beyannamelerine istinaden 01/10/2015 tarihinde tahakkuk ettirilen katma değer vergisi, damga vergisi, hesaplanan gecikme faizi ile kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle 02/10/2015 tarihinde … Vergi Mahkemesinde dava açıldığı, Mahkeme tarafından da … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile davanın kabulüne karar verildiği, söz konusu Mahkemece verilen kararın bozulması üzerine aynı Mahkemece uyuşmazlığın esası incelenerek verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı davanın reddine ilişkin kararın ise Danıştay Dördüncü Dairesinin 05/12/2022 tarih ve E:2022/5367, K:2022/7579 sayılı kararı ile onandığı anlaşılmıştır.
OIayda, her ne kadar Vergi Dava Dairelerine davacı adına tarh edilen dava konusu cezalı tarhiyatın dayanağı vergi tekniği raporunun davalı idare tarafından ibraz edilmediği belirtilmişse de, Danıştay Dördüncü Dairesinin E:2022/5367 sayılı dosyasına konu olan cezalı tarhiyatların dayanağı olan vergi tekniği raporunun aynı olduğu ve adı geçen dosyada işin esasına girilerek bir karar verildiği görüldüğü, bu nedenle re’sen takdir nedeni kalmadığı anlaşılan dava konusu cezalı tarhiyata ilişkin temyize konu Vergi Dava Dairesi kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 05/12/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda “derdestlik” müessesesi düzenlenmemiş ve Kanun’un 31. maddesinde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve bu Kanunu yürürlükten kaldıran Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun derdestlik ile ilgili maddelerine atıfta bulunulmamış olmakla birlikte, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması hâlinde, usul hukukunun temel kavramlarından olan derdestlik müessesesinin temelinde yatan, ilk davanın aynısı olan ikinci davanın açılmasında davacının hukukî yararı bulunmadığı olgusundan hareketle, hüküm ve sonuçlar kıyasen uygulanmak suretiyle tarafları ve konusu aynı olan ikinci davanın açıldığının tespiti halinde derdestlik hususunda karar verilmesi gerekmektedir.
Dosyanın ve Danıştay Dördüncü Dairesinin E:2022/5367 sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden, 27/08/2015 tarihli idarece gönderilen yazı üzerine, 2010/ 5 ila 12 dönemine ilişkin olarak ihtirazı kayıtla verilen katma değer vergisi düzeltme beyannamelerine istinaden 01/10/2015 tarihinde tahakkuk ettirilen katma değer vergisi, damga vergisi, hesaplanan gecikme faizi ile kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle 02/10/2015 tarihinde … Vergi Mahkemesinde dava açıldığı, Mahkeme tarafından da … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile davanın kabulüne karar verildiği, söz konusu Mahkemece verilen kararın bozulması üzerine aynı Mahkemece uyuşmazlığın esası incelenerek verilen …… tarih ve E:…, K:… sayılı davanın reddine ilişkin kararın ise Danıştay Dördüncü Dairesinin 05/12/2022 tarih ve E:2022/5367, K:2022/7579 sayılı kararı ile kesinleştiği görülmüştür. Bu durumda Vergi Dava Dairesince, işbu dava konusu takdir komisyonu kararına istinaden re’sen tarh edilen 2010/5 ila 12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile anılan davaya konu ihtirazı kayıtla verilen katma değer vergisi düzeltme beyannamelerine istinaden 01/10/2015 tarihinde tahakkuk ettirilen katma değer vergisi, damga vergisi, hesaplanan gecikme faizi ile kesilen vergi ziyaı cezalarının aynı olduğu ve adı geçen dosyada işin esasına girilerek bir karar verildiği görüldüğünden, Vergi Dava Dairesince mükerrerlik, derdestlik hususları değerlendirilerek yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ve Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.