Danıştay Kararı 4. Daire 2022/5804 E. 2022/6587 K. 22.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/5804 E.  ,  2022/6587 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/5804
Karar No : 2022/6587

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2020/1 dönemine ilişkin olarak ihtirazi kayıtla verilen katma değer vergisi beyannamesinde indirimli orana tabi teslimlerden kaynaklı katma değer vergisi iade tutarı hesaplanırken %8 KDV oranıyla alınıp %8 KDV oranıyla satılan mallara ait katma değer vergisi tutarlarının hesaplara dahil edilmemesi gerektiğinden bahisle eksik hesaplandığı ileri sürülen … TL’nin hesaplanacak yasal faizi ile birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının, KDV iade tutarı hesaplanırken, imal edilerek yapılan satışlar ile %8 KDV oranlı alınıp %1 KDV oranlı yapılan satışlara ilişkin KDV tutarlarının dikkate alınması, %8 KDV oranlı alınıp %8 KDV oranlı yapılan satışlara ilişkin KDV tutarının ise hesaba dahil edilmemesi gerektiği iddiasına karşılık davalı idarece işlemlerin ayrıştırılıp bir kısmına yönelik hesaplama yapılamayacağı, %8 KDV oranlı alınarak aynı oranlı satılan mallara ilişkin KDV tutarlarının da iade hesabına dahil edilmesi gerektiği belirtilmekte ise de, davacının indirimli orana tabi işlemlerinin, imal ederek yaptığı satışlar ile %8 KDV oranlı alarak %1 KDV oranlı yaptığı satışlar olması, bu işlemler nedeniyle iadesi talep edilen tutarın bu işlemler için hesaplanan KDV tutarını ve devir KDV tutarını aşmaması, Kanun ve Tebliğde de, teslimde uygulanan KDV oranının alışta uygulanan KDV oranından düşük olması halinde indirimli orana tabi işlemden bahsedilmesi nedeniyle %8 KDV oranı ile alınarak aynı oran ile satılan malların indirimli orana tabi olduğunun kabulü mümkün bulunmadığından, iade edilecek katma değer vergisi tutarı hesaplanırken, %8 KDV oranı ile alınıp aynı oran ile satılan mallar için yüklenilen katma değer vergisinin hesaba dahil edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, yasal faiz istemine gelince; hukuka aykırı işlem nedeniyle ortaya çıkan zararın tazmini amacıyla talep edilen faiz, kişinin nakdinden bir süre için yoksun kalması nedeniyle, zarara uğramamak amacıyla karşı taraftan istemeye hakkı olduğu karşılık olup, hukuk devletinde, bir zararın faiz adı altında ödenecek tutarla karşılanabilmesi için, açık yasa hükmü aranması düşünülemeyeceği, aksine anlayış; Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” hükmü ve İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde tanımlanan “tam yargı davası”nın varlığı ile bağdaştırılamayacağı, davacı tarafından, davaya konu edilen tutarın yasal faizi ile birlikte iadesi istenildiğinden, 3095 sayılı Kanun’da belirtilen yasal faiz oranları üzerinden hesaplanacak faiziyle birlik davacıya iadesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; indirimli orana tabi teslim veya hizmetle ilgili olarak iade edilecek katma değer vergisi hesaplanırken %8 KDV oranına tâbi mal/hizmet alım-satımlarının iade hesabına dahil edilmemesi, iade edilecek katma değer vergisinin yanlış hesaplanmasına yol açacağından, bir vergilendirme dönemindeki tüm alış ve satışların dikkate alınarak indirilecek katma değer vergisi ile hesaplanan katma değer vergisi belirlenip, iadeye konu tutar tespit edilmesi gerektiği, bu nedenle, davacının 2020/1 dönemine ilişkin olarak ihtirazi kayıtla verilen katma değer vergisi beyannamesinde indirimli orana tabi teslimlerden kaynaklı katma değer vergisi iade tutarı hesaplanırken %8 KDV oranıyla alınıp aynı oran ile satılan mallara ait katma değer vergisi tutarlarının hesaplara dahil edilmemesi gerektiğinden bahisle eksik hesaplandığı ileri sürülen 1.967.687,18 TL’nin iadesi isteminde ve aksi yöndeki Vergi Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : %8 KDV oranı ile alınan malların aynı oran ile satılmasında indirimli oranın söz konusu olmadığı, bu uygulamanın imalatçının aleyhine bir duruma sebebiyet verdiği, %18 KDV oranı ile alınıp aynı oranla satılan mallar için iade mekanizması yok ise %8 oranla alınıp satılanları dikkate almadan hesaplama yapma haklarının olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.