Danıştay Kararı 4. Daire 2022/6156 E. 2022/7776 K. 08.12.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/6156 E.  ,  2022/7776 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/6156
Karar No : 2022/7776

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Yapı Eğitim Hizmetleri Endüstri Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım hasılatın kayıt dışı bırakıldığından bahisle düzenlenen vergi tekniği raporuna dayanılarak takdir komisyonu kararına istinaden tarh edilen 2012/4 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava konusu vergi ziyaı cezalı stopaj vergisinin dayanağı vergi inceleme raporuna istinaden tarh edilen 2011 yılına ait kurumlar vergisi tarhiyatına karşı … Vergi Mahkemesinin E:… esas sayılı dosyasında açılan davada verilen davanın kabulüne dair karara yönelik istinaf başvurusunu reddeden … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin 20/09/2021 tarih ve E:2021/733, K:2021/4199 sayılı kararıyla bozulması üzerine anılan Dairenin E:2022/1974 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararla vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı yönünden davanın reddine karar verildiğinden, kurumlar vergisine bağlı olarak uyuşmazlık konusu 2012/4 dönemi için re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı stopaj vergisinde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, müvekkili şirkete stopaj vergisi kesilmemesi gerektiği, defter kayıtları ve bunların dayanağı belgelerin noksan, usulsüz ve karışık olmadığı, incelemeye elverişli oldukları, olayda resen takdir nedeni bulunmadığı, kayıt dışı satışı olmadığı, şirket ortaklarının gayrimenkul alış ve satışlarının şahsi olduğu, şirketle bir ilgisinin bulunmadığı, net karlılık oranının esas alınması gerektiği, kayıt dışı iddiasının tamamen varsayım ve kabullere dayandığı, somut bilgi ve belgelerde dayanmadığı, tarhiyatın ve yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.