Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/6807 E. , 2022/6259 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/6807
Karar No : 2022/6259
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- 2 … Mimarlık İnşaat Gıda Restoran ve Organizasyon Hizmetleri Limited Şirketi
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı adına pişmanlık hükümleri ihlal edildiğinden bahisle 2020 yılı için kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ihbarnamenin davacıya 22/12/2021 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği, davacının 25/01/2022 tarihinde idareye söz konusu ihbarnamenin hatalı düzenlendiğinden bahisle başvuruda bulunduğu, tebliğ tarihini takip eden günden itibaren otuz (30) gün içerisinde yani en geç 21/01/2022 tarihi bitimine kadar dava açılması gerektiği, idareye yapılan 25/01/2022 tarihli başvurunun da dava açma süresi içinde olmadığı ve dava açma süresini durdurmayacağı görüldüğünden, dava açma süresinin son günü olan 21/01/2022 tarihinden sonra 14/02/2022 tarihinde açılan davanın, süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Vergi ceza ihbarnamesinde belirtilen tutarda maddi hata olup esasa müessir hata yapıldığı, bu hatadan dolayı vergi dairesine düzeltme yapılması için başvuruda bulunulduğu, bu talebin reddedildiğinin 30/01/2022 tarihinde öğrenildiği, düzeltme talebinin reddine ilişkin yazının tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde 01/03/2011 tarihine kadar dava açma sürelerinin olduğu, 14/02/2022 tarihinde açılan davanın süresinde açılmış olduğundan esastan karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davacının istinaf talebinde bulunması üzerine cevap dilekçesi sunulduğu, davacının istinaf talebini reddeden Bölge İdare Mahkemesi tarafından idare lehine vekalet ücreti yönünden hüküm kurulmadığından vekalet ücreti bakımından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinin (3) numaralı fıkrasında dava dilekçelerinin fıkrada sayılan unsurlar yönlerinden sırasıyla inceleneceği; fıkranın (b) bendinde idari merci tecavüzünün bu unsurlar arasında sayılmış; merci tecavüzü bulunduğunun tespiti halinde ise 15. maddenin 1/e bendine göre dilekçelerin görevli idare merciine tevdiine karar verileceği hükme bağlanmıştır. Kanunun 7. maddesinin 1. bendinde ise “Dava açma süresi, özel yasalarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür.” denilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun Düzeltme Talebi başlıklı 122. maddesinde, mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri; 124. maddesinde de, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile (Hazine ve Maliye Bakanlığına) başvurabilecekleri belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ihbarnamenin davacıya 22/12/2021 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği, davacının da 25/01/2022 tarihinde idareye söz konusu ihbarnamenin hatalı düzenlendiğinden bahisle başvuruda bulunduğu, başvurunun … tarih ve … sayılı işlem ile reddi üzerine 213 sayılı Kanunun 124. maddesine göre, şikayet mercii olan Hazine ve Maliye Bakanlığına müracaat edilmeden dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının vergi hatasının düzeltilmesi istemiyle … Vergi Dairesine yaptığı başvurunun reddi üzerine 213 sayılı Kanunun 124. maddesi uyarınca Hazine ve Maliye Bakanlığı’na şikayet yoluna başvurması gerekirken, doğrudan dava yoluna gidilmesiyle idari merci tecavüzünde bulunulduğundan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 15. maddesinin 1/e bendi uyarınca dava dilekçesinin mercine tevdi suretiyle, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verilmesi gerektiğinden bu yönde karar alınmaksızın verilen kararda hukuki isabet görülmediğinden, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle karara karşıyız.