Danıştay Kararı 4. Daire 2022/91 E. 2022/5161 K. 26.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/91 E.  ,  2022/5161 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/91
Karar No : 2022/5161

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Mensucat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2016/1 dönemi katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezasını içeren tarhiyatlar için 7143 sayılı Kanun’dan faydalanmak üzere yapılan başvuru üzerine, 31/07/2019 tarihli ilk taksitin ödenmediğinden bahisle Kanun hükümlerinden yararlandırmama işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; olayda, yapılandırmaya konu kamu alacağına ilişkin ihbarnamenin 30/06/2019 tarihinde tebliğ edildiği hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, davacı tarafından anılan tarihte tebliğ edilen …sayılı vergi/ceza ihbarname içeriği kamu alacağının 7143 sayılı Kanunun 4/1-7 maddesi kapsamında yapılandırma talebinin son gününün 30/07/2019 tarihi olduğu görülmüş olup, yapılandırılan kamu alacağının 7143 sayılı Kanunun 4/1 kapsamında ilk taksitinin ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödenmesi gerektiği dikkate alındığında, kamu alacağına ilişkin ilk taksit tarihinin 31/07/2019 tarihi olduğu, bu itibarla yukarıda bahsedilen mevzuat hükümleri kapsamında yapılandırmadan yararlanma hakkının devamı için ödenmesi gereken taksitlerden ilk ikisinin süresinde ve tam olarak ödenmesi gerektiği, aksi takdirde Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının sona erdireceği açık olduğundan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; 7143 sayılı Kanunun 4/1-7 maddesi kapsamında bir başvuru yapıldığında, yapılandırmadan yararlanılabilmesi için ilk iki taksitin süresinde ödenmesi elzem olduğu ve Kanunda, yapılandırma işlemleri ve ödeme tablolarının mükelleflere tebliğ edileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamakta ise de; özellikle Kanunun, vergi borçlarının devlet ve mükellefler arasında sağlanacak anlaşma ve uzlaşmayla, ihtilafsız şekilde tahsilini amaçladığı göz önünde tutulduğunda, mükellefin ödenecek tutarlardan haberdar olabilmesi ve taksitleri süresinde ödeyebilmesi için, tecil/taksitlendirme ve ödeme tablosunun da, ilk taksitin vadesinde ödenebilmesini mümkün kılacak bir süre öncesinde düzenlenerek sisteme yüklenmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta yaşandığı gibi, talep yoğunluğu nedeniyle hizmetin işleyişindeki gecikme veya mükellefçe yapılandırma hakkının Kanunda belirlenen sürenin sonunda kullanılması vb. sebeplerle, yapılandırma işleminin, ancak ilk taksit vade tarihinde tesis edilebilmesi gibi durumlarda, hak kaybının önüne geçilebilmesi amacıyla, mükellefin (gerekirse Maliye idaresinin de sıkça kullandığı elektronik tebligat araçları, e-posta, telefon vb. iletişim araçlarıyla) bu durumdan haberdar edilmesi gerektiğinin kabulü, gerek Kanunun amacına, gerekse hukuk devletinin niteliğine uygun düşeceği; dava konusu olayda ise, tahakkuk fişi ve tecil/taksitlendirme tablosunun, ilk taksit vade tarihi olan 31/07/2019 tarihinde düzenlenerek sisteme yüklenebildiği yapılandırma işlemiyle ilgili olarak, davacının, ilk taksit vade tarihinin yapılandırma işleminin tesis edildiği gün olduğu hususunda haberdar edilmediğinin anlaşıldığı, bu açıklamalar ışığında, dava konusu yapılandırma işlemine ilişkin ilk taksitin süresinde ödenememesinde idarenin de kusuru bulunduğu sonucuna varılmakla, davalı idarece, davacı tarafından ilk taksitin süresinde ödenmediği gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf isteminin kabulüyle, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdarenin yaptığı herhangi bir işlemin hukuka aykırı olmadığının ortaya konduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
18.05.2018 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren,7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 4.maddesinde, bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlanıldığı hâlde, tamamlanamamış olan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine bu Kanunun matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla devam edileceği, bu işlemlerin tamamlanmasından sonra tarh edilen vergilerin %50’si ile bu tutara gecikme faizi yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra ihbarnamenin tebliği üzerine belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizinin tamamının, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın %25’inin; ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde yazılı başvuruda bulunularak, ilk taksit ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde altı eşit taksitte ödenmesi şartıyla vergi aslının %50’sinin, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın %75’inin, vergilere bu Kanunun yayımı tarihine kadar uygulanan gecikme faizinin ve vergi aslına bağlı cezaların tamamının tahsilinden vazgeçileceği, şu kadar ki bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen süre içinde tebliğ edilen ihbarnameler için bu madde hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin anılan bentte belirtilen süre içerisinde, başvuru süresi otuz günden az kalmış ise otuz gün içinde başvuruda bulunmaları ve madde kapsamında ödenecek tutarların ilk taksitini 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sürede, izleyen taksitleri ikişer aylık dönemler halinde 6 eşit taksitte ödemeleri şartıyla maddeden yararlanılacağı, 9.maddesinin 6.fıkrasında ise bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, bu hükmün her bir madde ve alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı hakkında 2015 yılına ilişkin 17.01.2018 tarihinde vergi incelemesine başlanıldığı, inceleme sonucunda … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunun düzenlendiği, bu rapora istinaden davacı adına 2016/1 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapılarak ihbarnamelerin 30/06/2019 tarihinde e-tebliğ yoluyla tebliğ edildiği, 7143 sayılı Kanun’un 4.maddesinde yer alan, bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlanıldığı hâlde, tamamlanamamış olan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemleri bakımından, bu işlemlerin tamamlanmasından sonra tarh edilen vergilerin %50’si ile bu tutara gecikme faizi yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra ihbarnamenin tebliği üzerine belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizinin tamamının, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın %25’inin; ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde yazılı başvuruda bulunularak, ilk taksit ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde altı eşit taksitte ödenmesi şartıyla vergi aslının %50’sinin, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın %75’inin, vergilere bu Kanunun yayımı tarihine kadar uygulanan gecikme faizinin ve vergi aslına bağlı cezaların tamamının tahsilinden vazgeçileceğine ilişkin lehe düzenlemeden yararlanmak için … tarihinde … sayıyla Uşak Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne, Hocapaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne gönderilmek üzere dilekçe verildiği, bu dilekçenin … tarih ve … evrak numarasıyla saat 16.40’da davalı idare kayıtlarına alındığı, 31/07/2019 tarihinde tahakkuk fişinin düzenlendiği, davacı tarafından davalı idareye verilen 01/08/2019 tarihli dilekçede özetle, taksit tablolarının kendilerine ulaşmadığı, sistem üzerinden tarif alarak taksit tablolarına ulaşıldığı, taksit tablolarının 31/07/2019 günü oluşturulduğu ve ilk taksit ödeme gününün 31/07/2019 tarihi olduğu, ilk taksit ödeme gününün 30/09/2019 tarihine alınmasının istenildiği, ilk taksitin ödenmemesi üzerine idarece ödeme tablosunun iptal edilmesi neticesinde, davacı tarafından 29/08/2019 tarihinde 7143 sayılı Kanun’un 4.maddesinden yararlandırılmamasına ilişkin davalı idare işleminin iptali istemiyle iş bu davanın açıldığı görülmektedir.
7143 sayılı Kanun’un 4.maddesinde, 18/05/2018 tarihinden önce başlanıp bu tarihten sonra sona eren vergi incelemeleri için mükellefler lehine bir düzenleme yapılarak kanunda belirtilen süre içinde başvuru yapılması ve hesaplanan verginin kanunla belirlenen vadelerde ödenmesi şartıyla bir kısım amme borcunun tahsilinden vazgeçileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Mükellefler tarafından 7143 sayılı Kanun’un 4.maddesinde zikredilen indirimli ödeme imkanından yararlanmak için kanunun usule ve esasa ilişkin şartlarının tam olarak yerine getirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, kanunla getirilen mezkur imkan usuli şartlara bağlandığından, bu usuli şartlar yerine getirilmeden maddenin sağladığı amme borcu indiriminden yararlanmak hukuken mümkün değildir.
Öncelikle, davacı hakkındaki vergi incelemesi 7143 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önce başlayıp yürürlükten tarihinden sonra bittiğinden, davacı bakımından Kanun’un 4.maddesi uygulanabilir niteliktedir.
İkinci olarak,… tarih ve … sayılı vergi inceleme raporu uyarınca 2016/1 dönemine ilişkin davacı adına yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatına ilişkin ihbarnameler 30/06/2019 tarihinde e-tebliğ yoluyla davacıya tebliğ edildiğinden ve davacı tarafından da ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde(29/07/2018) yazılı başvuruda bulunulduğundan, haktan yararlanmak için gereken süresinde başvuru şartı da olayda mevcuttur.
Üçüncü şart, ödeme zamanına ilişkin olup, Kanun koyucu tarafından 7143 sayılı Kanun’un 4.maddesi uyarınca yapılacak başvuralarda borçların ödeneceği zaman açıkça kanun hükmüyle düzenlenmiştir. Yani, amme borcunun, ilk taksit ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde altı eşit taksitte ödenmesi şartıyla, mezkur maddede yer alan imkanlardan faydalanabilecektir. Davacıya 2016/1 dönemine ilişkin katma değer vergisine ilişkin ihbarnameler 30/06/2019 tarihinde tebliğ edildiğinden, ilk taksitin son ödeme gününün 31/07/2019 tarihi olduğu çok açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Kaldı ki; bir ticaret şirketi olan davacının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği dikkate alındığında, ilgili ihbarnameler 30/06/2019 tarihinde e-tebliğ yoluyla tebliğ edildikten sonra davacının 7143 sayılı Kanun’un 4.maddesinden yararlanabilmek için 31 gün süresi varken, Kanunu bilmemek mazeret sayılmayacağından, davacının ilk taksitin 31/07/2019 tarihi olduğundan haberi olmadığından söz edilemeyecektir.
Diğer yandan, Kanunda ödeme tablolarının mükellefe tebliğ edilmesi gerektiğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi, interaktif vergi dairesi sisteminde taksit tabloları mevcut olup, bu kanal aracılığıyla veya vergi dairesine bizzat gidilerek davacı tarafından ödeme yapılabileceği ortadadır. Ayrıca, idare tarafından tüm vergi daireleri 31/07/2019 tarihinde saat 19.00’a kadar açık bulundurulmuş olup, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın …tarih ve …sayılı yazısından da son mükellefin işlemleri bitinceye kadar vergi dairelerinin açık bulundurulduğu anlaşılmaktadır. Fiilen ise 24.00’a kadar tahsilat işlemleri gerçekleştirilmiştir. Davacı tarafından ilk taksitin hatalı hesaplandığı ileri sürülmekteyse de bu durumda dahi ihtirazi kayıtla ödeme yapması mümkün olup fiilen 31/07/2019 tarihinde ödeme yapılamadığı hususu davacı tarafından ispatlanamamıştır.
Bu durumda, davacı tarafından 7143 sayılı Kanun’un 4.maddesinde yer alan ödeme zamanına ilişkin şart yerine getirilmediğinden, Kanundan yararlanma hakkı kaybedilmiş olup, davalı idarece ödeme tablosunun iptal edilerek davacının 7143 sayılı Kanun’un 4.maddesinden yararlandırılmamasına ilişkin tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından temyize konu kararda isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 26/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.