Danıştay Kararı 5. Daire 2016/18360 E. 2020/5433 K. 26.11.2020 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2016/18360 E.  ,  2020/5433 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2016/18360
Karar No : 2020/5433

DAVACI : …vasisi …
DAVALILAR : 1-…Bakanlığı / …
VEKİLİ : … 2- …Müdürlüğü / …
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
1. 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilen davacının, hakkındaki soruşturmalar nedeniyle terfi işlemlerinin durdurulmasına ilişkin 27/06/2014 tarihli Emniyet Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmektedir.
2. İşlemin dayanağı olan ve 10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik’in 14. maddesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu disiplin cezasının dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 13. maddesinin Anayasa’nın 38/3. maddesine aykırı olduğu, Anayasa tarafından güvence altına alınan hukuki belirlilik ve kanunilik ilkesinin göz ardı edildiği, hangi fiillerin madde kapsamında olduğunun açıkça belirtilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
Trafik uygulama noktasında uygulamayı takip etmekle görevli sorumlu müdür olarak üzerine düşen tüm hususları yerine getirdiği, suç isnadının net bir şekilde ortaya konulmayarak savunma hakkının ihlal edildiği, aynı disiplin suçu nedeniyle farklı disiplin cezaları verilerek eşitlik ilkesinin ihlal edildiği, verilen cezanın orantılı olmadığı ileri sürülmüştür.

DAVALILARIN SAVUNMASI :
İçişleri Bakanlığı tarafından; iptali istenen Tüzük hükmü ile idareye verilen takdir yetkisinin, cezanın bireyselleştirilmesi vasıtalarından biri olduğu, söz konusu Tüzük hükmünün hukuka aykırılık taşımadığı savunulmuştur.
Dava konusu işlemin, davacının uygulama noktasından birinci derecede sorumlu amir olarak uygulama ile ilgili gerekli tedbirleri almadığı ve personel arasındaki koordinasyonu sağlamadığından bahisle tesis edildiği, davacıya isnat edilen suç anlatılarak ifadesinin alındığı, eyleminin ağırlığına göre cezalandırıldığı, dikey eşitliğin esas alındığı, bu nedenle işlemin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; iptali istenen Tüzük hükmüyle disiplin kuruluna takdir yetkisi verilmesinin hukuka ve kanuna uygun olduğu savunulmuştur.
Davacının, hakkında arama kararı olan bir şahsın kaçmasına neden olarak görevin yerine getirilmesinde hoşgörü ve savsaklama gösterdiği, hakkında isnat edilen fiil ve haller açıkça belirtilmek ve gerekli süre verilmek suretiyle savunmasının alındığı, verilen cezanın fiil ile orantılı olduğu, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik’in 14. maddesinde mevzuata ve hukuka aykırılık görülmediğinden, davanın düzenleyici işleme ilişkin kısmının reddine; Yönetmelik’in 14. maddesinde yer alan düzenleme kapsamında bulunmayan soruşturma nedeniyle terfi işlemleri durdurulan davacı hakkında tesis olunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …’NUN DÜŞÜNCESİ : Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmeliğin 14. maddesinde, “Devlet memurluğunu sona erdirecek veya meslekten çıkarmayı gerektirecek suçlardan dolayı haklarında adli veya idari soruşturma açılanların, rütbe terfi işlemleri, kurullarca haklarında rütbe terfilerine karar verilmiş olsa dahi durdurulur. Ancak, bu durumda olan personelin, soruşturma konusu isnat edilen fiilin, yapılan görev esnasında ve asılsız olduğuna dair kurul üyelerinde kuvvetli kanaat oluşması halinde, soruşturma sonucu beklenmeksizin terfi ettirilmelerine karar verilebilir hükmü yeralmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; 2. Sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının 1. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi durumu 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunca kıdem ve liyakat yönlerinden görüşülerek terfi ettirilmesine karar verildiği, ancak hakkında açılan soruşturma nedeniyle terfi işleminin durdurulması üzerine söz konusu işlemin ve dayanağı olan dava konusu Yönetmeliğin 14. maddesinin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır.
Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmeliğin 14. maddesinde yer alan, “Devlet memurluğunu sona erdirecek veya meslekten çıkarmayı gerektirecek suçlardan dolayı haklarında adli veya idari soruşturma açılanların rütbe terfi işlemleri, kurullarca haklarında rütbe terfilerine karar verilmiş olsa dahi durdurulur.” düzenlemesinin, rütbe terfisine karar verilmiş fakat hakkında Devlet memurluğunu sona erdirecek veya meslekten çıkarmayı gerektirecek bir fiilden dolayı adli veya idari soruşturma açılması nedeniyle rütbe terfi işlemleri durdurulan personel açısından uygulanabilir bir hüküm olduğu açıktır.
Olayda, davacı hakkında ilişiği kesilen bazı personelin yetkilerinin iptal edilmemesi nedeniyle denetim ve gözetim görevini yerine getirmediği iddiaları ile ilgili olarak konunun adli ve idari yönden araştırılması gerekirse soruşturulması için Bakanlık makamının oluru ile müfettiş görevlendirdiği, soruşturma konusu fiilin Yönetmeliğin 14. maddesinde de belirtilen ve terfinin durdurulması için gerekli olan Devlet memurluğunu sona erdirecek veya meslekten çıkarmayı gerektirecek suç kapsamında olmadığı anlaşıldığından davacının 1. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirildikten sonra terfisinin başlatılan soruşturmadan bahisle durdurulmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu durumda dava konusu Yönetmeliğin 14. Maddesinin iptali isteminin reddine, davacının 1. Sınıf Emniyet Müdürlüğüne yapılan terfisinin durdurulmasına ilişkin işlemin ise iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, duruşma için önceden taraflara bildirilen 26/11/2020 tarihinde davacının duruşmaya SEGBİS ile katıldığı, vasisi …’ın gelmediği, davalı İçişleri Bakanlığı’nı temsilen Hukuk Müşaviri …’ın ve davalı Emniyet Genel Müdürlüğü’nü temsilen Av. …’nin geldiği, Danıştay Savcısı’nın hazır olduğu görülmekle açık duruşmaya başlandı, gelen taraflara usulüne uygun söz verilip dinlendikten, Danıştay Savcısı’nın düşüncesi alındıktan ve gelen taraflara son kez söz verildikten sonra duruşmaya son verildi, dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı, 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken kıdem ve liyakat yönlerinden değerlendirilerek 10/05/2014 tarihinde toplanan 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmesine karar verilmiştir.
Davacı hakkındaki, ilişiği kesilen bazı personelin yetkilerinin iptal edilmemesi nedeniyle denetim ve gözetim görevini yerine getirmediği iddialarının adli ve idari yönden araştırılması ve gerekirse soruşturulması amacıyla İçişleri Bakanlığının 20/05/2014 tarihli oluru ile müfettiş görevlendirilmiştir.
10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik’in 14. maddesi uyarınca 27/06/2014 tarihli Emniyet Genel Müdürlüğü işlemi ile davacının rütbe terfi işlemlerinin durdurulmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine, terfi işlemlerinin durdurulmasına ilişkin işlem ile dayanak Yönetmelik’in 14. maddesinin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Öte yandan, dava konusu bireysel işlemin tesisine dayanak alınan İçişleri Bakanlığı 20/05/2014 tarihli oluru ile başlatılan disiplin soruşturması neticesinde, davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 6/A-3. maddesi uyarınca “4 ay kısa süreli durdurma” cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan bu cezanın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/5. maddesi uyarınca “brüt aylığının 1/2 oranında kesilmesi” şeklinde uygulanmasına karar verilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun işlem tarihinde yürürlükte bulunan 4638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinde; terfilerin kıdem ve liyakata göre yapılacağı, her bir rütbe için belirlenen zorunlu bekleme süreleri sonunda bir üst rütbeye terfi edebilmek için bekleme süresi kadar olumlu sicil alınması ve bir üst rütbede boş kadronun olması gerektiği; polis amirlerinin bir üst rütbeye terfiinde bu rütbedeki fiili çalışma süresinin ve kıdem sırasının tesbitinde bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, kıdem sırasının, Emniyet Genel Müdürlüğünce her yıl mart ayında topluca Teşkilata duyurulacağı ve terfi ve atamaların, kanuni zorunluluk halleri dışında her yıl haziran ayında topluca yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun’a dayanılarak çıkarılan ve yine işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 10/08/2001 günlü, 24489 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmeliğin 9. maddesinde, polis amirlerinin rütbelere terfilerinin aynı Yönetmelik’in 11. maddesinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla kıdem ve liyakata göre yapılacağı; 11. maddesinde, polis amirlerinin bir üst rütbeye yükselmesi için, üst rütbede boş kadronun bulunmasının; bulunduğu rütbede 10. maddede gösterilen bekleme süresi kadar fiilen çalışmış olmanın; bekleme süresi içerisinde, zorunlu en az bekleme süresi kadar olumlu sicil almış olmanın gerektiği; 15. maddesinde, kıdemin tespitinde, polis amirlerinin bulundukları rütbeye atandıkları tarih ve rütbe terfiinde değerlendirilen çalışma sürelerinin esas alınacağı; 16. maddesinde, kıdem sırasının tespitinde; bulunulan rütbeye atanma tarihi önce olanın, aynı tarihte terfi edenlerden, bulundukları rütbedeki zorunlu en az bekleme sürelerinde almış oldukları son üç yıl sicil notlarının ortalaması yüksek olanın, sicil notlarının eşitliği halinde bulunduğu rütbede ödül ve takdirnamesi fazla olanın, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise sicil numarası daha küçük olanın, diğerine göre daha kıdemli sayılacağı; 24. ve 25. maddelerinde ise, Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının, terfi edecek personel hakkında; bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen kararlar ve bu kararlara dayanak olan fiillerini, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, disiplin kurullarınca verilen disiplin cezalarını veya soruşturma bilgilerini ve bu soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketlerini, sicil, ödül ve takdirname bilgilerini, meslek içerisindeki bilgi, beceri ve davranışlarını değerlendirerek edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verecekleri kurala bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden; bir amirin bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilemeyeceği konusundaki temel iki ölçütün, kıdem ve liyakat olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, bir terfi döneminde terfi etmeyi hak eden amirlerin kıdemlerine göre sıralanmasından sonra, belirlenen sıralamaya göre her birinin liyakat yönünden değerlendirilmesi, liyakat yönünden yeterli görülenlerin terfi ettirilmesi, yeterli görülmeyenlerin ise; terfi ettirilmemesi gerekmektedir. Liyakatin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesinde ise personelin aldığı sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturmaların niteliği bir bütün olarak dikkate alınmalıdır.

10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik’in 14. maddesinin iptali isteminin incelenmesi:
Söz konusu Yönetmelik’in 14. maddesinde, “Devlet memurluğunu sona erdirecek veya meslekten çıkarmayı gerektirecek suçlardan dolayı haklarında adli veya idari soruşturma açılanların, rütbe terfi işlemleri, kurullarca haklarında rütbe terfilerine karar verilmiş olsa dahi durdurulur. Ancak, bu durumda olan personelin, soruşturma konusu isnat edilen fiilin, yapılan görev esnasında ve asılsız olduğuna dair kurul üyelerinde kuvvetli kanaat oluşması halinde, soruşturma sonucu beklenmeksizin terfi ettirilmelerine karar verilebilir. Adli veya idari soruşturma sonucunda; rütbe terfiine etki edecek bir ceza almamış olanların terfileri, emsallerinin rütbe terfi tarihi itibariyle yapılır.” kuralı yer almaktadır.
İptali istenen Yönetmelik hükmünde yer verilen düzenlemeyle, görevi suç ve suçluyla mücadele olan, asayişi sağlayan, toplumda huzur ve güveni tesis etmekle mükellef olan ve hassas bir hizmet ifa eden emniyet teşkilatı çalışanlarının, devlet memurluğunu sona erdirecek veya meslekten çıkarmayı gerektirecek suçlardan dolayı haklarında adli veya idari soruşturma açılmış olması halinde, rütbe terfi işlemlerinin, rütbe terfilerine karar verilmiş olsa dahi durdurulacağı öngörülmüştür.
Dava konusu Yönetmelik hükmünün hukuka uygun olup olmadığının tespiti için, hassas bir görev ifa eden emniyet teşkilatı personelinin, hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı aranmadan, devlet memurluğunu sona erdirecek veya meslekten çıkarma cezasını gerektiren bir fiilden dolayı adli veya idari soruşturma geçirmesinin rütbe terfisine engel olup olamayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda değerlendirme yapıldığında, dava konusu kuralın, polislik mesleğinin önem ve özelliği dikkate alınarak ve hizmetin gerekleri gözetilerek getirilmiş bir önlem olarak kabul edilmesi gerekmekte olup, bir hakkın kısıtlanması olarak görülmemelidir. Kaldı ki, düzenlemenin devamında, bu durumda olan personelin, soruşturma konusu fiilin, yapılan görev esnasında ve asılsız olduğuna dair kurul üyelerinde kuvvetli kanaat oluşması halinde, soruşturma sonucu beklenmeksizin terfi ettirilmelerine karar verilebileceği, adli veya idari soruşturma sonucunda rütbe terfiine etki edecek bir ceza almamış olanların terfilerinin, emsallerinin rütbe terfi tarihi itibarıyla yapılacağı hükme bağlanmak suretiyle terfisi durdurulan personelin mağduriyetinin en alt seviyeye indirilmesi sağlanmıştır.
Bu durumda, kamu disiplin hukukunun genel sistematiği ve emniyet müdürlüğü rütbesinin niteliği dikkate alındığında, dava konusu edilen Yönetmelik’in 14. maddesinde mevzuata ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Davacının terfi işlemlerinin durdurulmasına ilişkin 27/06/2014 tarihli Emniyet Genel Müdürlüğü işleminin iptali isteminin incelenmesi:
Davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 6/A-3. maddesi uyarınca ” 4 ay kısa süreli durdurma” cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan bu cezanın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/5. maddesi uyarınca “brüt aylığının 1/2 oranında kesilmesi” şeklinde uygulanmasına karar verildiği, dolayısıyla anılan fiilin yukarıda yer verilen Yönetmelik’in 14. maddesi kapsamında devlet memurluğunu sona erdirecek veya meslekten çıkarmayı gerektirecek suçlar kapsamında kalmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik’in 14. maddesinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Davacının terfi işlemlerinin durdurulmasına ilişkin 27/06/2014 tarihli Emniyet Genel Müdürlüğü işleminin İPTALİNE,
3. Davanın kısmen ret, kısmen iptal hükmü ile sonuçlanması nedeniyle haklılık oranı esas alınarak ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin … TL’lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, kalan …TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.