Danıştay Kararı 5. Daire 2016/23855 E. 2020/5344 K. 23.11.2020 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2016/23855 E.  ,  2020/5344 K.
T.C.

D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No : 2016/23855

Karar No : 2020/5344

DAVACI : …

DAVALILAR :1- …

2- … Bakanlığı

VEKİLİ :…

3- … Genel Müdürlüğü

VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :

1. (B) grubu komiser yardımcısı rütbesinde görev yapan davacı tarafından, 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında (B) grubu komiser yardımcılarına yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının ve sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.

2. İşlemlerin dayanağı olan 10/05/2015 tarihli, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 28. maddesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :

Dava konusu Yönetmeliğin sözlü sınava ilişkin hükümlerinin Kanunda aranan yazılı sınav şartını etkisiz hale getirdiği ve sözlü sınavın rütbe terfi işlemlerinde tamamlayıcı nitelikte değil, tek başına sonucu belirleyici nitelikte olmasına sebebiyet verdiği öne sürülmüştür.

Sözlü sınavın, subjektif değerlendirmelere dayalı olarak yapıldığı, Yönetmeliğin 28. maddesinde belirtilen kriterlere sahip olduğu ve soruları yeterli puan alacak ölçüde cevapladığı halde sınavda başarısız sayılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

DAVALILARIN SAVUNMASI:

Cumhurbaşkanlığı (kapatılan Başbakanlık) ve İçişleri Bakanlığı tarafından; dava konusu Yönetmeliğin, adayların lehine düzenlemeler getirdiği, sözlü sınav için (50) baraj puanının belirlenmesinin makul olduğu, anılan Yönetmelik hükümleri ile, amir sınıfı personelden beklenen yeterlilikler de dikkate alınarak bir üst rütbeye terfi edecek personelin belirlenmesi için objektif kriterler belirlendiği ve idarece üst hukuk normlarına uygun düzenleme yapıldığı belirtilmiştir.

Dava konusu sözlü sınavın, sözlü sınava giren adaylara önceden bastırılan sorular arasından soru kartı çektirilmek suretiyle icra edildiği, binlerce rütbeli personelin tek bir komisyon tarafından değerlendirmeye tabi tutulması halinde sınav işlemlerinin zamanında tamamlanmasının mümkün olamayacağı, yazılı sınavda personelin sadece mesleki bilgisi ve genel kültürü ölçülebilmekle beraber, bu bilgilerini uygulamaya nasıl yansıtacaklarının tespiti bakımından sözlü sınava tabi tutulmaları gerektiği, ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca yapılan sözlü sınav sonucunda davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.

Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; sözlü sınavda başarı barajının aday lehine düşük tutulduğu, (50) puan alma şartı konulmasının; daha fazla katılımı sağlamak, objektiflik ve hakkaniyet açısından makul olduğu ileri sürülmüştür.

Dava konusu sözlü sınavın, sözlü sınava giren adaylara önceden bastırılan sorular arasından soru kartı çektirilmek suretiyle icra edildiği, bu yönüyle farklı komisyonlar tarafından farklı değerlendirme yapıldığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, adayların değerlendirme kriterlerinin Yönetmelikte açıkça ortaya konulduğu ve ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca yapılan sözlü sınav sonucunda davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Yazılı sınava giren adaylar, …” ibaresinin, 28. maddesinin 3. fıkrasının, 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında (B) grubu komiser yardımcılarına yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının ve davacının katıldığı sözlü sınavı sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptaline, aynı Yönetmeliğin dava konusu edilen diğer kısımları yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …’NIN DÜŞÜNCESİ : (B) Grubu Komiser yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, rütbe terfi sözlü sınavları ile sözlü sınavı sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin ve bu işlemin dayanağı olan 10.5.2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 28. maddesinin iptali istenilmektedir.

Hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan almakta, bu hiyerarşinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ile Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar yürürlüğünü Anayasa’dan, tüzükler yürürlüğünü kanunlardan, yönetmelikler ise yürürlüğünü kanun ve tüzüklerden almaktadır. Bu nedenle, bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün değildir.

Anayasa’nın 124. maddesinde de; Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelik çıkarabilecekleri kuralına yer verilmiştir.

Diğer yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 3. maddesinde düzenlenmiş “Kariyer” ve “Liyakat” ilkeleri, Kanun’un temel ilkeleri arasında yer almıştır. “Kariyer İlkesi”, Devlet memurlarına, yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanı sağlamak; “Liyakat İlkesi” ise, Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmak olarak tanımlanmıştır.

Bu temel ilkeler ışığında ve objektif kurallar çerçevesinde kamu hizmetlerinin ehil kişilere verilmesi gerekmekte, bu hizmetlerin etkin ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesinin tek güvencesi de, hizmetin yetişmiş, ehil kamu görevlilerince yerine getirilmesi olmaktadır.

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendinde; Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması şarttır.” kuralı bulunmaktadır.

3201 sayılı Kanun’a dayalı olarak hazırlanan ve 10.5.2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin “Sözlü sınav” başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında; “Yazılı sınava giren adaylar, sicil numarası küçük olandan başlamak üzere sözlü sınava tabi tutulur.” kuralına yer verilmiştir.

Kamu hizmetinin sürekli, etkili, verimli bir biçimde sunulabilmesi ve görevin gerektirdiği niteliklere sahip en uygun personelin belirlenebilmesi için, üst rütbeye terfi edecek personelin mesleki bilgi ve genel kültür düzeyini ölçmek amacıyla yapılan ve nesnel bir ölçme değerlendirme yöntemi olan yazılı sınavının tamamlayıcısı olarak görülen sözlü sınavına tabi tutulan adayların, yazılı sınavda başarılı olmasını gerektirecek bir taban puanı aşması veya en yüksek puandan başlanarak o yıl terfi için öngörülen boş kadronun birkaç katının çağrılması ya da her iki kriterin birlikte arandığı veya bunlara benzer bir seçme usulüyle sözlü sınavına çağrılmaları liyakat ve kariyer ilkelerinin gereğidir.

Bu itibarla, 3201 sayılı Kanunda Emniyet Personelinin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için liyakat ve kariyer ilkelerinin gereği olarak “yazılı sınavda başarılı olma” şartının aranması karşısında, bu yasal düzenlemeye aykırı olarak, yazılı sınava katılan adayların tamamının herhangi bir başarı kriteri aranmadan sözlü sınava çağrılmasına ilişkin 28. maddesinin 1. fıkrasındaki “yazılı sınava giren adaylar” ibaresi yönünden, dayanağı 3201 sayılı Kanun hükmüne uygunluk, “sicil numarası küçük olandan başlamak üzere sözlü sınava tabi tutulur” ibaresi yönünden ise, mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Yönetmeliğin 28. maddesinin 2. fıkrasındaki “Sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyeleri, sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorundadır.” hükmüne gelince;

Bu düzenleme uyarınca sözlü sınava çağrılan adayların yeterliliğinin tespiti amacıyla yapılan sınavda görevlendirilen personelin sınava girenlere göre daha üst rütbede olmasının, sınava girecek personelin objektif değerlendirilmesi bakımından memur güvencesine hizmet ettiği gibi değerlendirmeyi yapacak personel açısından da kariyer ve liyakat ilkelerine uygundur. Dolayısıyla idarenin 3201 sayılı Kanunun 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendi gereğince sözlü sınav yapma görev ve yetkisini yerine getirebilmesi için sahip olduğu takdir yetkisinin, sınava girenlere göre daha üst rütbedeki kişilerin sınavda görevlendirilmesi öngörülmek suretiyle objektiflik ilkesine uygun olarak kullanıldığı anlaşıldığından, Yönetmeliğin 28. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenleme hukuka uygundur.

Öte yandan, Yönetmeliğin “Sözlü sınav” başlıklı 28. maddesinin 3. fıkrasında; “Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli; a) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği, b) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç) Analitik düsünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği, d) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri, konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Sözlü sınav, yazılı sınavı tamamlayıcı nitelikte, bilgi ve liyakatı ölçmek, adayın mesleğe uygun yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmaktadır. Sözlü sınavın amacı, yazılı sınav yapılmak suretiyle objektif bir biçimde tespit edilenler arasından en başarılı adaydan başlayarak en uygun olanların seçilmesidir.

Buna karşın dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendinde ve Yönetmeliğin 28. maddesinin başlığında “sözlü sınav” ifadesine yer verilmiş, dava konusu Yönetmelik maddesinin içeriğinde ise “mülakat” a ilişkin esas ve usuller yer almıştır.

Davranış ve düşüncelere ilişkin bilgi edinme amacıyla bir kişiyle yapılan sorulu cevaplı görüşme olan mülakat, kamu görevlerine girişte yapılan yazılı sınavı tamamlayıcı nitelikte olup, yazılı sınavla bilgisi ölçülen kişilerin, mesleğe uygun tavır ve davranışlara, yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemek amacını taşımaktadır. Sözlü sınav ise, bilgi ölçme amacıyla yapılmaktadır. Ancak sözlü sınava ilişkin benzer düzenlemelere yer veren bazı yasa ve yönetmeliklerde, sözlü sınava tabi tutulacak adayların bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olup olmadığı yönünden değerlendirmeye tabi tutulacağına ilişkin düzenlemelere yer verildiği, dolayısıyla yazılı sınavın tamamlayıcısı olan sözlü sınavın, ölçme ve değerlendirme bakımından mülakatı da kapsadığı görülmektedir. Dolayısıyla dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan Yasa hükmünde açıkça “sözlü sınav” şeklinde yapılan düzenlemeye uygun olarak Yönetmeliğin 28. maddesinin başlığında da “sözlü sınav” ibaresine yer verildiği halde, madde içeriğinde sadece mülakatta kullanılabilecek değerlendirme kriterlerine yer verildiği, sözlü sınavın bilgi ölçmeye yönelik değerlendirme kriterlerine yer verilmediği için eksik düzenleme yapılması nedeniyle 28. maddenin 3. fıkrasının hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak Yönetmeliğin “sözlü sınav” başlıklı 28. maddesinde yer alan düzenlemeler hukuka aykırı olduğundan, bu kuralların uygulanması niteliğindeki 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında yapılan (B) grubu komiser yardımcılarına yönelik rütbe terfi sözlü sınavları ile hukuka aykırı Yönetmelik hükmüne dayanılarak tesis edilen davacının sözlü sınavı sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlem de hukuka aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle, 10.5.2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 28. maddesinin; 1. fıkrasındaki düzenlemenin “”yazılı sınava giren adaylar” ibaresi ile 3. fıkrası yönünden hukuka aykırılığı nedeniyle kısmen iptaline, 28. maddesinin 1. fıkrasındaki “sicil numarası küçük olandan başlamak üzere sözlü sınava tabi tutulur” ibaresi ile aynı maddenin 2. fıkrası yönünden kısmen reddine, bu düzenlemenin uygulanması niteliğindeki 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında yapılan (B) grubu komiser yardımcılarına yönelik rütbe terfi sözlü sınavları ile hukuka aykırı Yönetmelik hükmüne dayanılarak tesis edilen davacının sözlü sınavı sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin de iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :

(B) grubu komiser yardımcısı olarak görev yapan davacı, bir üst rütbeye terfisinin yapılması kapsamında 29/06/2015 tarihinde katıldığı rütbe terfi sözlü sınavında (44) puan takdir edilerek başarısız sayılmıştır.

Bakılan dava, 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında (B) grubu komiser yardımcılarına yönelik olarak yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının ve davacının söz konusu sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin; ayrıca sınavın dayanağı olan ve 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 28. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:

İlgili Mevzuat:

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 124. maddesinde, “Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilirler.” hükmüne yer verilmiştir.

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun “Terfi ve Atama” başlıklı 55. maddesinin 4. fıkrasında, “Rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılır.” hükmüne; 11. fıkrasında, “Kurullarda personelin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için;

a) Bulunulan rütbelerdeki en az bekleme sürelerinin tamamlanması,

b) Bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanının alınması,

c) Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması,

d) Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitimde başarılı olunması, şarttır.” hükmüne yer verilmiştir.

Anılan Kanuna dayanılarak Bakanlar Kurulunun 2015/7685 sayılı kararıyla kabul edilen ve 10/05/2015 tarihli, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin “Yazılı sınav” başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise, “Üst rütbeye terfi edecek personelin mesleki bilgi ve genel kültür düzeyini ölçmek üzere yapılacak yazılı sınavlar, Polis Akademisi Başkanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde sınav komisyonlarınca yapılır.” kuralına yer verilmiştir.

Dava Konusu Yönetmeliğin İncelenmesi:

Yönetmeliğin 28. maddesinin incelenmesi:

Yönetmeliğin 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Yazılı sınava giren adaylar, …” ibaresinin incelenmesi:

10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğinin 28. maddesinin 1. fıkrasında, “Yazılı sınava giren adaylar, sicil numarası küçük olandan başlamak üzere sözlü sınava tabi tutulur.” kuralı yer almıştır.

3201 sayılı Kanunda emniyet personelinin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için liyakat ve kariyer ilkelerinin gereği olarak “yazılı sınavda başarılı olma” şartının aranması karşısında, anılan yasal düzenlemeye aykırı olarak, yazılı sınava katılan adayların tamamının herhangi bir başarı kriteri aranmadan sözlü sınava çağrılmasına ilişkin uyuşmazlık konusu düzenlemede yukarıya alıntısı yapılan Kanun hükmüne uyarlık bulunmamaktadır.

Öte yandan; kamu hizmetinin sürekli, etkili, verimli bir biçimde sunulabilmesi ve görevin gerektirdiği niteliklere sahip en uygun personelin belirlenebilmesi için, üst rütbeye terfi edecek personelin mesleki bilgi ve genel kültür düzeyini ölçmek amacıyla yapılan ve nesnel bir ölçme değerlendirme yöntemi olan yazılı sınavının tamamlayıcısı olarak görülen sözlü sınava tabi tutulan adayların, yazılı sınavda başarılı olmasını gerektirecek bir taban puanı aşması veya en yüksek puandan başlanarak o yıl terfi için öngörülen boş kadronun birkaç katının çağrılması ya da her iki kriterin birlikte arandığı veya bunlara benzer bir seçme usulüyle sözlü sınavına çağrılmaları liyakat ve kariyer ilkelerinin gereğidir.

Yönetmeliğin 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “… sicil numarası küçük olandan başlamak üzere sözlü sınava tabi tutulur.” ibaresinin incelenmesi:

10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğinin 28. maddesinin 1. fıkrasında, “Yazılı sınava giren adaylar, sicil numarası küçük olandan başlamak üzere sözlü sınava tabi tutulur.” kuralı yer almıştır.

Sözlü sınavın uygulanma usulü ile ilgili olarak 3201 sayılı Kanunun 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendi uyarınca idareye tanınan yönetmelikle düzenleme yapma yetkisine dayanılarak, personelin, sicil numarası küçük olandan başlanmak üzere sözlü sınava tabi tutulacağı yolunda getirilen düzenlemenin anılan Kanuna aykırılık taşımadığı, bu bağlamda, yazılı sınava giren adayların belli bir sıralama dahilinde sözlü sınava tabi tutulmasının eşitlik ilkesine aykırı bir yönünün de bulunmadığı dikkate alındığında, Yönetmeliğin 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “… sicil numarası küçük olandan başlamak üzere sözlü sınava tabi tutulur.” ibaresinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Yönetmeliğin 28. maddesinin 2. fıkrasının incelenmesi:

10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 28. maddesinin 2. fıkrasında, “Sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyeleri, sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorundadır.” kuralına yer verilmiştir.

Söz konusu düzenleme uyarınca sözlü sınava çağrılan adayların yeterliliğinin tespiti amacıyla yapılan sınavda görevlendirilen personelin sınava girenlere göre daha üst rütbede olmasının, sınava girecek personelin objektif değerlendirilmesi bakımından memur güvencesine hizmet ettiği gibi, değerlendirmeyi yapacak personel açısından da kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, idarenin 3201 sayılı Kanunun 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendi uyarınca kendisine verilmiş olan sözlü sınav yapma görev ve yetkisini yerine getirebilmesi amacıyla anılan Kanuna uygun olarak Yönetmelikle düzenleme yapma konusunda takdir yetkisi bulunmakta olup, bu kapsamda söz konusu Yönetmelik ile sınava girenlere göre daha üst rütbedeki kişilerin sınavda görevlendirilmesi öngörülmek suretiyle söz konusu takdir yetkisinin objektiflik ilkesine uygun olarak kullanıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, anılan Yönetmeliğin 28. maddesinin 2. fıkrasında hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.

Yönetmeliğin 28. maddesinin 3. fıkrasının incelenmesi:

10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin “Sözlü sınav” başlıklı 28. maddesinin 3. fıkrasında, “Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli;

a) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği,

b) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti,

c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı,

ç) Analitik düsünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği,

d) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri,

konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir.” kuralına yer verilmiştir.

Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendinde ve Yönetmeliğin 28. maddesinin başlığında “sözlü sınav” ifadesine yer verildiği halde, anılan Yönetmelik maddesinin içeriğinde “mülakata” ilişkin esas ve usullere yer verilmiştir.

Davranış ve düşüncelere ilişkin bilgi edinme amacıyla bir kişiyle yapılan sorulu cevaplı görüşme olan mülakat, kamu görevlerine girişte yapılan yazılı sınavı tamamlayıcı nitelikte olup, yazılı sınavla bilgisi ölçülen kişilerin, mesleğe uygun tavır ve davranışlara, yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmaktadır. Sözlü sınav ise, amacı bakımından yazılı sınava benzemekte olup, bilgi ölçme amacıyla yapılmaktadır. Ancak sözlü sınava ilişkin benzer düzenlemelere yer veren bazı yasa ve yönetmeliklerde, sözlü sınava tabi tutulacak adayların bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olup olmadığı yönünden değerlendirmeye tabi tutulacağına ilişkin düzenlemelere yer verildiği, dolayısıyla yazılı sınavın tamamlayıcısı olan sözlü sınavın, ölçme ve değerlendirme bakımından mülakatı da kapsadığı sonucuna varılmaktadır.

Bu durumda, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan Yasa hükmünde açıkça “sözlü sınav” şeklinde yapılan düzenlemeye uygun olarak Yönetmeliğin 28. maddesinin başlığında da “sözlü sınav” ibaresine yer verildiği halde, madde içeriğinde sadece mülakatta kullanılabilecek değerlendirme kriterlerine yer verildiği, ancak sözlü sınavın amacı olan bilgi ölçmeye yönelik değerlendirme kriterlerine yer verilmediği anlaşıldığından, anılan maddenin 3. fıkrasında eksik düzenleme nedeniyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Dava Konusu İşlemlerin İncelenmesi:

Davacının katıldığı sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin incelenmesi:

10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin dava konusu bireysel işlemin dayanağı hükümlerinden olan 28. maddesinin sözlü sınavın içeriğine ilişkin 3. fıkrası ile 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Yazılı sınava giren adaylar” ibaresinin iptal edilmiş olması karşısında, söz konusu sınavda puanların belirlenmesinde dayanak Kanun hükmünde öngörüldüğü şekilde ölçme ve değerlendirme esaslarına uygun bir değerlendirme yapıldığından söz edilmesine hukuken imkan bulunmadığından, davacının sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Öte yandan, bu kararın, davacının sözlü sınavda başarılı olduğu yolunda bir sonuç doğurmayacağı, dava konusu başarısız sayılma işleminin dayanağı olan ve hukuka aykırılığı tespit edilen Yönetmelik hükümlerinin düzenlediği hususlarda yapılacak yeni düzenlemelerle belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yeniden yapılacak sözlü sınav sonucunda ortaya çıkacak olan değerlendirme ve puana göre işlem tesis edilmesine yönelik olduğu açıktır.

25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında (B) grubu komiser yardımcılarına yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının incelenmesi:

Dava konusu sözlü sınavların dayanağı olan Yönetmelik hükümlerinin yukarıda belirtilen gerekçelerle hukuka aykırılığı tespit edildiğinden, söz konusu hukuka aykırı düzenlemeler dayanak alınarak tesis edilen ve 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında (B) grubu komiser yardımcılarına yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarında da hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Yazılı sınava giren adaylar, …” ibaresinin ve aynı maddenin 3. fıkrasının İPTALİNE,

2. Anılan Yönetmeliğin 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “… sicil numarası küçük olandan başlamak üzere sözlü sınava tabi tutulur.” ibaresinin ve aynı maddenin 2. fıkrasının iptali istemi yönünden davanın REDDİNE,

3. 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında (B) grubu komiser yardımcılarına yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının ve davacının katıldığı sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin İPTALİNE,

4. Dava kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlandığından, aşağıda ayrıntısı gösterilen … TL yargılama giderinin yarısı olan … TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, yargılama giderinin kalan kısmı olan … TL’nin ise davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,

5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,

6. Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,

7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 23/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.