Danıştay Kararı 5. Daire 2016/56094 E. 2021/851 K. 30.03.2021 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2016/56094 E.  ,  2021/851 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2016/56094
Karar No : 2021/851

DAVACI : …

DAVALI : … Kurulu / …
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve …26 sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi ile getirilen düzenlemelerin olağanüstü halin gereklerini aşar nitelikte olduğu, süre yönünden herhangi bir belirleme içermediği, etkileri olağanüstü hal sona erdikten sonra da devam edecek şekilde geçici olmayan tasarruflar içerdiği, dava konusu kararın olağanüstü halin gerekli kıldığı bir konuya ilişkin olmadığı, Anayasanın 139. maddesi uyarınca hakim ve savcıların azledilmesinin mümkün olmadığı, ancak kanunda yer alan düzenlemelere uygun olarak meslekte kalmasının uygun olmadığına karar verilmesi durumunda görevlerine son verilebileceği, hakim ve savcıların hangi hallerde görevlerine son verileceğinin 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesinde düzenlendiği, anılan maddede düzenlenen haller dışında olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamelerine dayanılarak görevlerine son verilmesinin Anayasaya aykırı olduğu, öte yandan hakim ve savcılar hakkında meslekten çıkarılma kararı verilecek hallerde 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununda belirlenen inceleme ve disiplin soruşturması usulüne ilişkin hükümlere riayet edilmesi gerektiği, buna karşılık hakkında herhangi bir müfettiş incelemesi ve disiplin soruşturması yaptırılmadan ve savunma hakkı tanınmadan, hakimlik ve savcılık teminatına aykırı şekilde, Kanunda yer almayan bir sebebe dayanılarak meslekten çıkarılma kararı verildiği, kanun hükmünde kararnamelerin Anayasa’nın 91. maddesi uyarınca Resmi Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulması ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğünün 128. maddesine göre otuz gün içinde Meclis tarafından görüşülüp karara bağlanması gerektiği, buna karşılık 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren otuz gün içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından görüşülüp onaylanmadığı için kendiliğinden yürürlükten kalktığı, yürürlükten kalkan kanun hükmünde kararnameye dayanılarak meslekten çıkarılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, meslek hayatı boyunca sicilinde herhangi bir olumsuzluk bulunmadığı, evinde ya da iş yerinde yapılan aramalarda FETÖ/PDY terör örgütüne üye ya da anılan örgütün sempatizanı olduğunu gösterir herhangi bir materyal bulunmadığı gibi hayatı boyunca anılan terör örgütüyle üyelik, irtibat veya iltisak şeklinde bir ilişkisinin de olmadığı, dava konusu kararda da FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakını gösteren doğrudan veya dolaylı herhangi bir bilgi, belge ya da bulgu ortaya konulmadığı, kişiselleştirme yapılmadığı, dava konusu karar ile masumiyet karinesinin, Anayasanın 19, 36., 38., 39. ve 139. maddelerinin ihlal edildiği ileri sürülerek dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.

DAVALININ SAVUNMASI :Dava dilekçesinin usule aykırılıklar yönünden incelenerek tespit edilmesi halinde davanın öncelikle usul yönünden reddi gerektiği, öte yandan dava konusu kararın amacının Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun ilgili hükümlerine değil Anayasa’nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp “göreve son” müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Kanun’un 33.maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkanı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen karar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararın hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …’NIN DÜŞÜNCESİ: Davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulu’nun … tarih ve … sayılı Kararının iptali istenilmektedir.
Olayda, davacının FETÖ/PDY örgütü ile iltisak ve irtibatlarının olduğu sabit görüldüğünden 667 sayılı KHK’nın 3. maddesi gereğince meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği, bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin … tarih ve … sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulu Kararı ile reddedildiği görülmekte olup, dosyanın incelendiği tarih itibariyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçuyla davacı hakkında açılan kamu davasının da … Ağır Ceza Mahkemesinin … esas sayılı dosyasında derdest olduğu anlaşılmıştır.
Bu nedenle, … Ağır Ceza Mahkemesinin … esas sayılı dosyasındaki davanın da uyuşmazlığın çözümünde dikkate alınması ve sonucuna göre yeniden değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerektiğinden, derdest ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idarenin derdestlik dışındaki usule ilişkin iddiaları yerinde görülmediğinden işin gereği görüşüldü:

A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ
… tarih ve … sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından … tarih ve … sayılı kararla reddedilmiştir.
Davacı tarafından, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesi talebiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

B) İNCELEME VE GEREKÇE
Tarafları ve konusu aynı olan bir davanın, daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, usul hukukunun temel kavramlarından biri olan derdestlik müessesesinin ifade ettiği ”ilk davanın aynısı olan diğer davaların açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı” olgusundan hareketle, sonraki davaların derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Derdestlik durumunun ortaya çıkması için; aynı davanın birden fazla açılmış olması ve birinci davanın görülmekte olması şartları birlikte gerçekleşmelidir. Davaların aynı dava olarak kabul edilebilmesi de; davaların taraflarının, konularının, dava konusu işlemlerin aynı olmasına bağlıdır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan bu davanın açıldığı, bununla birlikte davacı tarafından, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle Dairemizin E:2017/450 sayısına kayıtlı ayrı bir davanın daha açıldığı, anılan davanın Dairemizin 30/03/2021 tarih ve K:2021/850 sayılı kararı ile reddine karar verildiği ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Buna göre, davacının bakılmakta olan bu davaya konu istemine, yukarıda belirtilen ve Dairemizin E:2017/450 sayısına kayıtlı dava dosyasında yer verildiği, dolayısıyla bakılmakta olan bu davanın, anılan dava yönünden tarafları, konusu ve sebepleri aynı olan dava niteliğinde olduğu anlaşıldığından, derdestlik nedeniyle bu davanın esasının incelenmesine hukuken imkan bulunmamaktadır.

C) KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davanın derdestlik nedeniyle İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2.Davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.