Danıştay Kararı 5. Daire 2017/3431 E. 2021/2326 K. 28.06.2021 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2017/3431 E.  ,  2021/2326 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/3431
Karar No : 2021/2326

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : FETÖ/PDY yapılanmasının terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten önce veya sonra bu yapılanmayla bir ilgisinin bulunmadığı, yapının okullarında okumadığı, yurtlarında kalmadığı, yapıya ait bankada hesabının bulunmadığı, toplantılarına katılmadığı, ByLock programını kullandığı iddia edilse de anılan programı kullanmadığı, internet paylaşımı nedeniyle ya da adına çıkarılmış hatlar üzerinden programın kullanılmış olabileceği, çok sayıda şehit ve gazi vermiş bir aile üyesi olduğu halde terör örgütü üyeliği ile anılmasının düşünülemeyeceği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, herkesin suçluluğu sabit görülünceye kadar masum olduğu, kararın tesisinden önce savunmasının alınmadığı, hakkında somut delillere yer verilmediği, kamu görevine bir daha alınmamak üzere meslekten çıkarılmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olduğu, özel hayata ve aile hayatına saygı ilkelerinin ve ayrımcılık yasağının ihlal edildiği, geçmişe yürür şekilde işlem tesis edildiği ileri sürülerek dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.

DAVALININ SAVUNMASI :Dava dilekçesinin usule aykırılıklar yönünden incelenerek tespit edilmesi halinde davanın öncelikle usul yönünden reddi gerektiği, öte yandan dava konusu kararın amacının Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun ilgili hükümlerine değil Anayasa’nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp “göreve son” müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Kanunun 33.maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkanı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen karar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararın hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …’NİN DÜŞÜNCESİ: Uyuşmazlık, davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulu’nun 29/12/2016 tarih ve 2016/446 sayılı kararının iptali istemine ilişkindir.
1086 sayılı Kanun’u yürürlükten kaldıran ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması”, doğrudan dava açma şartları arasında sayılmış, 115. maddesinde de, Mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi hâlinde davayı usulden reddedeceği kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda “derdestlik” müessesesi düzenlenmemiş ve Kanun’un 31. maddesinde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve onun yerine çıkarılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun derdestlik ile ilgili maddelerine atıfta bulunulmamış olmakla birlikte, derdest olan davalar yönünden usul hukukunda yer alan bu temel ilkeye göre, idari yargılama usulünde de derdestlik olumsuz bir dava şartıdır. Bu yönüyle derdestlik yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gereken bir husustur. Tarafları, sebebi ve konusu aynı olan iki davanın açılmış olması, özetle; aynı davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış ve görülmekte olduğunun belirlenmesi hâlinde, ikinci davanın derdestlik nedeniyle incelenmesi mümkün değildir.
Olayda, davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle Danıştay 5. Dairesi’nin E:2017/3185 esasına kayden doğrudan Danıştay Başkanlığına hitaben yazılı dilekçe ile dava açtığı halde, aynı kararın iptali istemiyle bu kez İdare Mahkemesine hitaben yazılmış dava dilekçesi ile iş bu davayı açtığı görülmüş olup, aynı işlemin iptali istemine yönelik bu davanın esasının incelenmesi mümkün bulunmamaktadır.
Bu nedenle, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan iş bu davanın, derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra davalı idarenin derdestlik dışındaki usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
… tarih ve … sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından … tarih ve … sayılı kararla reddedilmiştir.
Davacı tarafından, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararın iptali talebiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
Tarafları ve konusu aynı olan bir davanın, daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, usul hukukunun temel kavramlarından biri olan derdestlik müessesesinin ifade ettiği ”ilk davanın aynısı olan diğer davaların açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı” olgusundan hareketle, sonraki davaların derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Derdestlik durumunun ortaya çıkması için; aynı davanın birden fazla açılmış olması ve birinci davanın görülmekte olması şartları birlikte gerçekleşmelidir. Davaların aynı dava olarak kabul edilebilmesi de; davaların taraflarının, konularının, dava konusu işlemlerin aynı olmasına bağlıdır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve … sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, bununla birlikte davacı tarafından aynı istemle Dairemizin E:2017/3185 sayısına kayıtlı ayrı bir davanın daha açıldığı ve anılan davanın Dairemizin 28/06/2021 tarih ve K:2021/2315 sayılı kararı ile reddine karar verildiği, bu kararın ise henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Buna göre, yukarıda belirtilen ve Dairemizin E:2017/3185 sayısına kayıtlı dava ile bakılmakta olan bu davanın tarafları, konusu ve sebeplerinin aynı olduğu görüldüğünden, derdestlik nedeniyle bu davanın esasının incelenmesine hukuken imkan bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davanın derdestlik nedeniyle İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.