Danıştay Kararı 5. Daire 2017/3887 E. 2021/715 K. 18.03.2021 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2017/3887 E.  ,  2021/715 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/3887
Karar No : 2021/715

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : …Kurulu / …
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun …tarih ve …sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı sosyal ve parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu kararların dayanağı olan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamesi ile getirilen düzenlemelerin, olağanüstü halin gereklerini aşar nitelikte olduğu, dava konusu kararların hakkında herhangi bir soruşturma yapılmaksızın ve savunması alınmaksızın tesis edildiği, soyut ve gerekçesiz olduğu, hukuken geçerli somut hiçbir delil bulunmadığı, kişiselleştirme yapılmadığı, en ağır disiplin cezası niteliğindeki meslekten çıkarılma kararının Anayasa’ya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne, başta 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu olmak üzere ilgili diğer yasa hükümlerine, yargı içtihatlarına aykırı olduğu, karara dayanak olacak şekilde terör örgütüne üyelik, irtibat ve iltisak ile ilgili delil ve emarelerin nelerden ibaret olduğunun belirtilmediği, suç ve cezaların kanuniliği, şahsiliği ve geri yürümezliği ilkelerinin, masumiyet karinesinin, adil yargılanma hakkının, hakimlik ve savcılık teminatının ihlal edildiği ileri sürülerek dava konusu kararların hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.

DAVALININ SAVUNMASI : Dava dilekçesinin usule aykırılıklar yönünden incelenerek tespit edilmesi halinde davanın öncelikle usul yönünden reddi gerektiği, öte yandan dava konusu kararların amacının Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu’nun ilgili hükümlerine değil Anayasa’nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi’ne dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp “göreve son” müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Yasa’nın 33. maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkanı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen kararlar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararların hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …’IN DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulu’nun …tarih ve …sayılı kararı ile bu kararın yeniden incelemesi talebinin reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulu’nun …tarih ve …sayılı kararının iptaline, hakediş tarihinden itibaren yoksun kaldığı tüm maaş, sosyal hak ve yardımların en yüksek mevduat faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda “derdestlik” müessesesi düzenlenmemiş, 31’inci maddesinde, “Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygunlanacağı” kurala bağlanmış ise de, göndermede bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 4.2.2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450’nci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; anılan Kanun’un 447’nci maddesinin 2’nci fıkrasında, “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/06/1927 tarih ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmü getirilmiştir.
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31’inci maddesinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na yapılan göndermenin genel ve geniş bir kapsama sahip olduğu, gönderme yapılan hususların tahdidi olmadığı dikkate alındığında, “derdestlik” durumunun söz konusu olduğu hallerde de Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği açıktır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114’üncü maddesinin 1’inci fıkrasının (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” dava şartları arasında sayılmış; 115’inci maddesinde ise “Mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı,… dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar vereceği…” hükme bağlanmıştır.
Tarafları ve konusu aynı olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığı ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, ilk davanın aynısı olan ikinci davanın açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı gibi daha sonra açılan davanın derdestlik nedeniyle incelenemeyeceği usul hukukunun genel ilkelerindendir.
Davalı idarece bu davanın derdest olduğu ileri sürüldüğünden, yapılan araştırmada, davacının …tarihinde …İdare Mahkemesi kaydına giren dava dilekçesiyle, meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulu’nun …tarih ve …sayılı kararı ile bu kararın yeniden incelemesi talebinin reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulu’nun …tarih ve …sayılı kararının iptaline, açığa alındığı tarihten itibaren yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle, Danıştay Beşinci Dairesinin 2017/5852 esasına kayıtlı dosyada ve daha sonra 10/03/2018 tarihinde mahkeme kaydına giren dava dilekçesiyle meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulu’nun …tarih ve …sayılı kararı ile bu kararın yeniden incelemesi talebinin reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulu’nun …tarih ve …sayılı kararının iptaline, hakediş tarihinden itibaren yoksun kaldığı tüm maaş, sosyal hak ve yardımların en yüksek mevduat faiziyle birlikte tazmini istemini kapsayan Danıştay Beşinci Dairesinin 2017/3887 esasına kayıtlı bakılan ikinci davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Özlük hakkı, kamu görevlilerinin kanunların öngördüğü biçim ve koşullarla kazandığı her türlü hakkı dolayısıyla maaş, sosyal hak ve yardımlarıda kapsadığından davacının açtığı ikinci davada tazmini istenilen bu hakların ilk davada istenen özlük hakları içinde olduğu açıktır.
Bu durumda, davacı tarafından, daha önce tarafları ve konusu aynı olan açılmış ve henüz karar verilmemiş bir dava varken, aynı istemlerle açılan bu ikinci davanın derdestlik nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Belirtilen nedenlerle davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra davalı idarenin derdestlik dışındaki usule ilişkin iddiaları yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
…tarih ve …sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından …tarih ve …sayılı kararla reddedilmiştir.

Davacı tarafından, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karar ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararın iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı sosyal ve parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
Tarafları ve konusu aynı olan bir davanın, daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, usul hukukunun temel kavramlarından biri olan derdestlik müessesesinin ifade ettiği ”ilk davanın aynısı olan diğer davaların açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı” olgusundan hareketle, sonraki davaların derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Derdestlik durumunun ortaya çıkması için; aynı davanın birden fazla açılmış olması ve birinci davanın görülmekte olması şartları birlikte gerçekleşmelidir. Davaların aynı dava olarak kabul edilebilmesi de; davaların taraflarının, konularının, dava konusu işlemlerin aynı olmasına bağlıdır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Kurulun …tarih ve …sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı sosyal ve parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, bununla birlikte davacı tarafından aynı istemle Dairemizin 2017/5852 esas sayılı dosyasına kayıtlı ayrı bir davanın daha açıldığı ve bu davanın Dairemizin 18/03/2021 tarih ve E:2017/5852, K:2021/714 sayılı kararı ile reddine karar verildiği ve bu kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Buna göre, yukarıda belirtilen ve Dairemizin E:2017/5852 sayılı esasına kayıtlı dava ile bakılmakta olan bu davanın tarafları, konusu ve sebeplerinin aynı olduğu görüldüğünden, bakılmakta olan bu davada davacının aynı yöndeki istemi hakkında davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

C) KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davanın derdestlik nedeniyle İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen …TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.