Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2017/6799 E. , 2021/2980 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/6799
Karar No : 2021/2980
DAVACI : …
DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4(8)b maddesi ile değişik, 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Askeri Hakimler Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararın iptali ile yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu kararın, disiplin soruşturması yapılmadan, savunması alınmadan, hakimlik teminatı ve bağımsızlığına aykırı şekilde tesis edildiği, 667 sayılı KHK’nın geçmişle etkili sonuç doğurmasının hukuka aykırı olduğu, KHK’daki iltisak ve irtibat terimlerinin muğlak olduğu, özel hayata saygı hakkı ile masumiyet karinesinin ihlal edildiği ileri sürülerek hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu kararın 667 sayılı KHK’nın öngördüğü değerlendirmenin yapılması suretiyle hukuka uygun olarak tesis edildiği, davacının bir kamu görevlisi olarak Anayasaya sadakat borcunu yerine getirmediği ve kazanılmış haklarının söz konusu olamayacağı ileri sürülmüştür.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …’NIN DÜŞÜNCESİ : Davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesi ile değişik 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Askeri Hakimler Komisyonunun … tarihli ve … sayılı Kararının iptali, tüm özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmektedir.
T.C. Anayasasının 138. maddesinde, “Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.” hükmüne yer verilmiş, 139. maddesinde, “Hakimler ve savcılar azlolunamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.” kuralı yer almıştır.
Öte yandan, kamu düzeni ve güvenliği açısından, Anayasa’nın 120. maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde, Milli Güvenlik Kurulunun, Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi yönündeki 20.7.2016 tarih ve 498 sayılı tavsiye kararı üzerine toplanan Bakanlar Kurulu’nca 15.7.2016 tarihinde başlatılan darbe girişimi üzerine ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiş, bu karar Türkiye Büyük Millet Meclisinde onaylanarak 21.7.2016 tarihli ve 29777 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununun 4. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunca 22.7.2016 tarihinde kararlaştırılan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname 23.07.2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulmuş, “Yargı mensupları ile bu meslekten sayılanlara ilişkin tedbirler” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında, “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir.” şeklinde düzenleme yapılmış ve bu Kanun Hükmünde Kararname, 29.10.2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kanunlaşmıştır.
27.7.2016 tarihli ve 29783 sayılı 2. Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesinin 8. fıkrasının (b) bendi ile de 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinin birinci fıkrasına, “Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nca ibaresinden sonra gelmek üzere, “Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Daire Başkanı ve Üyeleri hakkında Başkanlar Kurulu’nca, Askeri Yargıtay Daire Başkanı ve Üyeleri hakkında Başkanlar Kurulu’nca, askeri hakimler hakkında Milli Savunma Bakanı’nın başkanlığında, Milli Savunma Bakanı tarafından birinci sınıf askeri hakimler arasından seçilecek iki askeri hakimden oluşan Komisyonca” ibaresi eklenmiştir. Ayrıca 668 sayılı KHK’nın 4. maddesinin 8. fıkrasının (c) bendi ile 667 sayılı KHK’nın 3. maddesine eklenen 3. fıkrada da, “Birinci fıkra uyarınca görevlerine son verilenler hakkında da 4. maddesinin 2. fıkrası hükümleri uygulanır.” kuralı getirilmiştir.
667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesinin 2. fıkrasında ise, “Birinci fıkra uyarınca görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler; görevinden çıkarılanların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Bu fıkrada sayılan görevleri yürütmekle birlikte kamu görevlisi sıfatını taşımayanlar hakkında da bu fıkra hükümleri uygulanır.” hükmü yer almıştır.
08.03.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 11. maddesinin 2. fıkrasında, “22.7.2016 tarih ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3’üncü maddesinin birinci fıkrası ile 18.10.2016 tarih ve 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilenler, kararın kesinleşmesinden itibaren altmış gün içinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştaya dava açabilir.” hükmü getirilmiştir.
Olayda, davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin … tarihli ve … sayılı Askeri Hakimler Komisyonu Kararıyla, ilgililer hakkındaki şikâyet, ihbar ve başvurulara ilişkin askeri yargı kapsamında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yönelik soruşturmalar, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2014/93685 sayılı devam eden soruşturması, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen 2016/103592 sayılı soruşturma kapsamında elde edilen bilgi, emare, deliller, bazı birliklerin güvenlik kamera kayıtları, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, MİT Müsteşarlığı’nın değerlendirmeleri ve tespitleri, MASAK tespitleri, himmet, örgüte müzahir finans aktarımları, eşi veya yakını KPSS şüphelisi olanlara dair bilgiler, eşi veya yakını adli ya da idari yargı hakim veya savcısı ya da adayı veya personeli olanlara dair HSYK ile Adalet Bakanlığı tarafından yapılan işlemler ve bu kapsamda eşi adli ya da idari hakim veya savcı adayı olan bazı askeri hakimler yönüyle eşinin mesleğe kabulünün yapılmamış olmasının yanı sıra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca haklarında sürdürülen … sayılı örgüt soruşturması, eşi ya da yakını FETÖ/PDY kuşkusu altında bulunanlara dair diğer kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörde çalışanlara dair diğer kamu kurum ve kuruluşları ile adli ve idari makamlar ile kolluk kuvvetleri tarafından haklarında yapılan işlemler ve soruşturma süreçleri, başta kriptolu iletişim yöntemi Bylock olmak üzere FETÖ/PDY silahlı suç örgütü tarafından kullanılan sosyal iletişim ağları bilgileri ve kaldı ki örgüt hiyeyarşisi içinde gizliliğe ve gizlenmeye son derece önem verdiği yaygın şekilde bilinen suç örgütünde bazı askeri hakimlerin kod ismi kullandığının anlaşıldığı belirtilerek tüm bilgi ve belgeler değerlendirilmek suretiyle FETÖ/PDY silahlı suç örgütü ile irtibat ve iltisakları bulunduğundan, adı geçenler hakkında 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin, 668 sayılı KHK’nun 4 (8) b maddesi ile değişik 3/1 maddesi uyarınca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.9.2017 tarih ve 2017/16-956 Esas, 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.4.2017 tarih ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında, FETÖ/PDY’nin silahlı bir terör örgütü olduğu belirlenmiştir.
Dava dosyasındaki ve Uyap sisteminde mevcut belge ve bilgilerden; davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçuyla açılan kamu davasında … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile suçu sabit görülerek 7 yıl, 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği ve meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan hüküm giydiği görülmekte olup, dosyanın incelendiği tarihte mahkumiyet kararının … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … esas sayılı dosyasında istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmaktadır.
Üstün bir kamu gücü yetkisi niteliğindeki yargı yetkisini kullanan hakim ve savcıların, Anayasa gereği tarafsız ve bağımsız olarak görev yapmaları, Anayasa’ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre karar vermeleri ve Anayasal düzene sadakat göstermeleri, hukuk devletinde demokratik toplum düzeninin korunması açısından büyük önem arz etmektedir. Terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara yönelik üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve hakim ve savcılar hakkında olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hallerdendir.
Bu nedenle, dosyanın incelendiği tarih itibariyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçuyla açılan kamu davasında mahkumiyetine hükmedilmiş ve meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olan davacının, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Askeri Hakimler Komisyonunun … tarihli ve … sayılı Kararı hukuka uygun olduğundan, bu kararın iptali ile tüm özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi talebiyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
… tarih ve … sayılı Askeri Hakimler Komisyonu kararıyla, askeri yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Tarafları ve konusu aynı olan bir davanın, daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, usul hukukunun temel kavramlarından biri olan derdestlik müessesesinin ifade ettiği ”ilk davanın aynısı olan diğer davaların açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı” olgusundan hareketle, sonraki davaların derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Derdestlik durumunun ortaya çıkması için; aynı davanın birden fazla açılmış olması ve birinci davanın görülmekte olması şartları birlikte gerçekleşmelidir. Davaların aynı dava olarak kabul edilebilmesi de; davaların taraflarının, konularının, dava konusu işlemlerin aynı olmasına bağlıdır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4(8)b maddesi ile değişik, 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Askeri Hakimler Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, bununla birlikte davacı tarafından aynı istemi de içeren Dairemizin E:2017/4616 sayılı dosyasına kayıtlı ayrı bir davanın daha açıldığı ve bu davanın Dairemizin 11/10/2021 tarih ve K:2021/2979 sayılı kararı ile reddine karar verildiği, anılan kararın ise henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Buna göre, yukarıda belirtilen ve Dairemizin E:2017/4616 sayılı esasına kayıtlı dava ile bakılmakta olan bu davanın tarafları, konusu ve sebeplerinin aynı olduğu görüldüğünden, derdestlik nedeniyle bu davanın incelenmesine hukuken imkan bulunmamaktadır.
C) KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davanın derdestlik nedeniyle İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Posta gideri avansından varsa artan tutarın davacıya iadesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 11/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.