Danıştay Kararı 5. Daire 2017/813 E. 2021/1236 K. 22.04.2021 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2017/813 E.  ,  2021/1236 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/813
Karar No : 2021/1236

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin … tarih ve …. sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu meslekten çıkarma kararının savunma hakkı tanınmadan ve disiplin soruşturması yapılmadan tesis edildiği, davalı idarenin somut delillerle teyit etmeksizin genel değerlendirmeler ile liste kapsamına aldığı aynı suçu işlemekle itham ettiği, hakkındaki suçlamaların maddi ve manevi unsurlarının ortaya konulmadığı, bağımsız ve tarafsız mahkemelerde yargılanma hakkının, silahların eşitliği ilkesinin, masumiyet karinesinin,ölçülülük ilkesinin, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, adil yargılanma hakkının, orantılılık ilkesinin, hukuk devleti ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülerek hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.

DAVALININ SAVUNMASI : Dava dilekçesinin usule aykırılıklar yönünden incelenerek tespit edilmesi halinde davanın öncelikle usul yönünden reddi gerektiği, öte yandan dava konusu kararların amacının Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun ilgili hükümlerine değil Anayasa’nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp “göreve son” müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Kanunun 33.maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkanı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen karar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararların hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ: Davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …’IN DÜŞÜNCESİ : Dava, yargı mensubu olan davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin (6749 sayılı Kanun ile kanunlaşmıştır) 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin olarak … Kurulu Genel Kurulu’nca verilen … tarih ve … sayılı kararın ve bu karara yönelik yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin işlemin iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığını ileri sürdüğü özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası yerinde görülmemiştir.
Yapılan incelemede, davacının bakılan davaya konu istemlerini de içeren bir dilekçeyle daha önce kayda giren dava dilekçesiyle … Dairesi’nin E:… sayılı esasına kaydedilen bir dava daha açtığı tespit edilmiş olup, davacının önceki davaya konu istemlerinin aynı Dairede görülen bu dava kapsamında yeniden incelenip incelenemeyeceği hususunun usul hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda “derdestlik” müessesesi düzenlenmemekle birlikte, anılan Kanun’un 31.maddesinin dolaylı olarak göndermede bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” dava şartları arasında sayılmıştır.
Davacının her iki davaya ilişkin istemlerinin birlikte değerlendirilmesinden, ilgilinin görülmekte olan davaya konu istemlerini daha önce aynı Daire’de açmış olduğu davaya da konu ettiği sonucuna ulaşılmış olup, bu durumda davacının belirtilen istemlerinin değinilen usul hükümleri gereğince derdestlik nedeniyle bu dava kapsamında yeniden incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra, davalı idarenin derdestlik dışındaki usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ
… tarih ve … sayılı … Kurulu Genel Kurulu kararıyla, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından … tarih ve … sayılı kararla reddedilmiştir.
Davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karar ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararın iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi talebiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Tarafları ve konusu aynı olan bir davanın, daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, usul hukukunun temel kavramlarından biri olan derdestlik müessesesinin ifade ettiği ”ilk davanın aynısı olan diğer davaların açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı” olgusundan hareketle, sonraki davaların derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Derdestlik durumunun ortaya çıkması için; aynı davanın birden fazla açılmış olması ve birinci davanın görülmekte olması şartları birlikte gerçekleşmelidir. Davaların aynı dava olarak kabul edilebilmesi de; davaların taraflarının, konularının, dava konusu işlemlerin aynı olmasına bağlıdır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin 29/11/2016 tarih ve 2016/434 sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, bununla birlikte davacı tarafından aynı istemi de içeren Dairemizin E:… sayılı dosyasına kayıtlı ayrı bir davanın daha açıldığı ve bu davanın Dairemizin … tarih ve K:… sayılı kararı ile reddine karar verildiği, anılan kararın ise henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Buna göre, yukarıda belirtilen ve Dairemizin E:… sayılı esasına kayıtlı dava ile bakılmakta olan bu davanın tarafları, konusu ve sebeplerinin aynı olduğu görüldüğünden, derdestlik nedeniyle bu davanın incelenmesine hukuken imkan bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davanın derdestlik nedeniyle İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen … TL yargılama giderinden peşin yatırılan … vekalet harcı mahsup edildikten sonra kalan … TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,

3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen …. TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 22/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.