Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2018/2764 E. , 2022/6431 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/2764
Karar No : 2022/6431
Temyiz Eden (Davacı) : …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … / …
Vekili : …
İstemin Özeti : İstihbarat uzman yardımcısı olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…K:…sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Olağanüstü hal döneminde yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, durumun gerektirdiği ölçüde geçici tedbirler alınması gerekirken kalıcı sonuçlar doğuran kamu görevinden çıkarma işleminin uygulandığı, Anayasa’nın 15. ve 121. maddelerinin ihlal edildiği, kamu hizmetinden çıkarılmaya ilişkin usul ve esasların Anayasa ve kanunlarda düzenlendiği, bu usul ve esaslara uyulmaksızın tesis edilen işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY ile bağını gösteren hiçbir somut delilin bulunmadığı, savunma hakkının tam olarak kullanılabilmesi için aleyhindeki isnadı tam ve eksiksiz olarak bilmesi gerektiği, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Diğer yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla, davacının; “silahlı terör örgütü üyesi olma” ve “siyasal veya askeri casusluk” suçlarından anılan suçları işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2. ve 328/1. maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verildiği, söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine …Bölge Adliye Mahkemesi …Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür.
Bununla birlikte, …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında; FETÖ/PDY MİT mahrem yapılanmasında MİT imamı, temsilcisi, öğretmen ve öğrenciden oluşan dört katmanlı bir hiyerarşinin benimsendiği belirtilmiş, MİT imamı, F.GÜLEN’e doğrudan bağlı, onunla yüz yüze görüşme imkanı bulunan kişi; temsilci, MİT imamına doğrudan bağlı çalışan merkez ve bölge yapılanmalarının en başındaki yönetici; öğretmen, MİT bünyesinde görevli FETÖ/PDY mensupları ile doğrudan temas kurarak onları sevk ve idare eden sorumlu kişi; öğrenci ise kısa tabiriyle MİT içerisindeki FETÖ/PDY mensupları olarak tanımlanmıştır.
Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında kararında yer alan; “…sanığın, anılan terör örgütü ile münasebetinin, Milli İstihbarat Teşkilatında göreve başladığı 2013 tarihinden önce başladığı, bu bağlamda tanık S.K.’ın mezkur beyanıyla anlaşıldığı üzere 2011 yılında Ankara’daki bir örgüt evinde sanıkla birlikte kaldıkları, sınavlara bu evde çalıştığı, sanığın da tanığın bu beyanına karşı yukarıda izah edildiği üzere tevilli ikrarda bulunduğu çalınan soruların bu eve getirildiği, sanığın … kod ismini kullandığı, sanığın Şubat 2013 tarihinde Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünde Uzman Yardımcısı olarak çalışmaya başladığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü muvafakati ile Eylül 2013 tarihinde Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığına geçtiği, tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere sanığın, teşkilata yönlendirildiği ve bilahare yerleştirildiği, sanığın abisi H.A.’un da Milli İstihbarat Teşkilatında çalıştığı ve sonrasında ihraç olduğu, bu bağlamda; mahkememizce itibar edilen tanıklar A.S. ve Y.C. ile M.Ö.G.’in soruşturma aşamasındaki beyanları, S.K.’ın ise soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanları birlikte ele alındığında, sanığın teşkilata girdikten sonra da kesintisiz bir şekilde anılan örgütle bağının devam ettiği, bu cümleden olarak, tanıklar A.S. ve Y.C. ile M.Ö.G.’in bahse konu beyanlarında, kendilerinin de, bir dönem MİT’te görev yaptıkları, sanığın örgütsel tabirle öğretmen olan … Kod H.A., M.Ö.G. ve A.S. tarafından takibinin yapıldığı,
Söz konusu tanık beyanları, savunmaları, MİT Teftiş Kurulu raporu, cevabi yazıları ile tüm dosya kapsamı birlikte ele alındığında, sanığın MİT öncesi dönemde tesis edilen örgüt münasebetinin, teşkilata giriş ve sonrasında da devam ettiği, nitekim Teşkilattan FETÖ/PDY bağlantısı nedeniyle düzenlenen teftiş kurulu raporuna istinaden ihraç edildiği, teşkilata giriş sürecinde tanık A.S.’ın itibar edilen mezkur beyanlarından anlaşıldığı üzere, mahrem abi konumunda kendisiyle irtibatlı olduğu, teşkilata girdikten sonra mahrem abi konumunda tanık M.Ö.G.’in beyanlarından anlaşılacağı üzere kendisi ve mahrem abi konumunda … Kod H.A. tarafından takibinin yapıldığı, sanığın bu suretle MİT mahrem yapılanmasında “öğrenci” konumunda faaliyette bulunduğu, örgütün ideolojisini benimseyerek dahil olduğu bu hiyerarşik yapısı içerisinde yine örgütün belirlediği olgunluğa ulaşması akabinde FETÖ/PDY mahrem hizmetler yapılanmasında öğrenci konumda üst konumlarda bulunan mahrem abileri ile bilgi aktarımı için görüşmeler yaptığı, bağlı olduğu hususi abiler arasında devredildiği, örgütün mahrem yapılanması içerisinde sivil örgüt mensupları tarafından sevk ve idare edilen MİT personeli şahıslardan olduğu…” gerekçesine yer verilmiştir.
Tüm bu anlatımlar ışığında, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler ile Ceza Mahkemesi kararında yer alan davacı hakkındaki yukarıdaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
…Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2022 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.