Danıştay Kararı 5. Daire 2018/2778 E. 2022/6434 K. 10.10.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2018/2778 E.  ,  2022/6434 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/2778
Karar No : 2022/6434

Temyiz Eden (Davacı) : …
Vekilleri : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : …/ …
Vekili : …
İstemin Özeti : İstihbarat uzman yardımcısı olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa’nın 141/3. maddesine aykırı olarak soyut ifadelerle gerekçesiz bir şekilde davanın reddine karar verildiği, 2010 KPSS sınavında usulsüzlük yaparak yüksek puan aldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, KPSS puanı ile başvurduğu kurumun özel sınavında da başarılı olduğu, örgüte ait liseye üniversite sınavında başarı puanı eklenmesi amacıyla son sınıfta kayıt yaptırdığı, o tarihte yaşadığı yerde başka bir kurs bulunmaması sebebiyle üniversiteye hazırlık sürecinde örgüte ait dershaneye gittiği, örgüt yurtlarında kalmasının ise imkansızlık ve çaresizlikten kaynaklandığı, örgütle iltisak ve irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, olağanüstü hal döneminde yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, durumun gerektirdiği ölçüde geçici tedbirler alınması gerekirken kalıcı sonuçlar doğuran kamu görevinden çıkarma işleminin uygulandığı, Anayasa’nın 15. ve 121. maddelerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Diğer yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla, davacının; “silahlı terör örgütü üyesi olma” ve “siyasal veya askeri casusluk” suçlarından anılan suçları işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2. ve 328/1. maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verildiği, söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine …Bölge Adliye Mahkemesi …Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür.
Bununla birlikte, …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında; FETÖ/PDY MİT mahrem yapılanmasında MİT imamı, temsilcisi, öğretmen ve öğrenciden oluşan dört katmanlı bir hiyerarşinin benimsendiği belirtilmiş, MİT imamı, F.GÜLEN’e doğrudan bağlı, onunla yüz yüze görüşme imkanı bulunan kişi; temsilci, MİT imamına doğrudan bağlı çalışan merkez ve bölge yapılanmalarının en başındaki yönetici; öğretmen, MİT bünyesinde görevli FETÖ/PDY mensupları ile doğrudan temas kurarak onları sevk ve idare eden sorumlu kişi; öğrenci ise kısa tabiriyle MİT içerisindeki FETÖ/PDY mensupları olarak tanımlanmıştır.
Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında yer alan; “…sanığın, anılan terör örgütü ile münasebetinin Milli İstihbarat Teşkilatında göreve başladığı 2013 tarihinden önce başladığı, lise döneminde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait okula ve dershaneye gittiği, yine üniversite döneminde bu yapıya ait evlerde ve yurtta kaldığı, tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere sanığın, örgütün izlediği stratejik amaçlar doğrultusunda Teşkilata yönlendirildiği ve nihayetinde yerleştirildiği, bu bağlamda; sanığın emniyette ve savcılık aşamasında müdafii huzurunda alınan beyanları birlikte ele alındığında, Teşkilata girdikten sonra da, kesintisiz bir şekilde örgütle bağının devam ettiği, bu cümleden olarak, sanığın Milli İstihbarat Teşkilatı eğitim dönemine başladığı 2013 tarihinde … kod A.E.’nin evine gelerek kendisi ile tanıştığı, bir hafta sonra …kod H.A.’ya devredildiği, tayini çıkıncaya kadar düzenli takip edildiği, Erzurum iline tayin olması neticesinde silahlı terör örgütü yöneticiliği, siyasal veya askeri casusluk suçlarından mahkememizin …esas sayılı dosyasında yargılanan tanık Ö.K.’nın aşamalarda alınan dosya kapsamındaki delillerle uyumlu müstakar anlatımlarında özetle; örgüt ile hayatının erken döneminde irtibat kurduğunu, bu meyanda örgüt bünyesinde teslim olduğu tarihe kadar muhtelif görevler icra ettiğini, MİT mahrem yapılanmasına dahil olduktan sonra temsilci konumunda faaliyette bulunduğu, MİT Erzurum Bölge Temsilcisi olarak faaliyet yürüttüğü dönemde sanıkla örgütsel anlamda ilgilendiğini, devrinin kendisine yapıldığını, sanığın takibinin kendi altında faaliyet yürüten …Kod M.K. tarafından yapıldığını, sanık ile görüşmelerin haftalık periyotlar şeklinde …kod M.K. tarafından M.K.’na ait evde icra edildiğini, 2-3 sefer ise yine bu evde kendisinin bizzat yüz yüze görüştüğünü ve sanığın örgütsel takibini yaptığını, 2015 yılı sonrasında ise sanığın takibinin …Kod S.D. tarafından yapıldığını beyan ettiği,
Belirtildiği üzere sanığın örgüt tarafından Teşkilata 2013 yılında sızdırıldıktan sonra örgüt mahrem imamlarıyla mahrem öğrenci olarak irtibatını sürdürdüğü, yapılan periyodik görüşmelerde sanığın Teşkilatta çalıştığı birimle ilgili kurumun faaliyet konuları ve kurum çalışanlarına ilişkin çalıştığı birimle ilgili elde ettiği devletin güvenliğini doğrudan etkileyen gizlilik dereceli bilgi ve belgeleri temin ederek paylaştığının Ö.K.’nın ayrıntılı ifadelerini destekler mahiyetteki sanığın emniyet ve savcılık aşamasında ki beyanları ile bire bir doğrulandığı, böylece sanığın örgüt tarafından MİT’e yönlendirildiği, Teşkilat bünyesine sızdırıldıktan sonra yakalandığı tarihe kadar düzenli bir şekilde MİT mahrem imamlarıyla görüştüğü, bu cümleden olarak; eğitim döneminde …kod A.E. ile tanıştıktan sonra …kod H.A. ile Erzurum ilinde çalıştığı dönemde ise …kod M.K. ve …kod Ö.K. ile düzenli ve periyodik görüştüğü, bu suretle sanığın, örgütün mahrem imamlarına bağlı, mahrem yapılanma hiyerarşisinde “öğrenci” konumunda faaliyette bulunduğu, örgütün ideolojisini benimseyerek dahil olduğu bu hiyerarşik yapısı içerisinde yine örgütün belirlediği olgunluğa ulaşması akabinde FETÖ/PDY mahrem hizmetler yapılanmasında öğrenci konumda üst konumlarda bulunan mahrem abileri ile bilgi aktarımı için görüşmeler yaptığı, bağlı olduğu hususi abiler arasında devredildiği, sanığın örgütün mahrem yapılanması içerisinde sivil örgüt mensupları tarafından sevk ve idare edilen MİT personeli şahıslardan olduğu,…” gerekçesine yer verilmiştir.
Tüm bu anlatımlar ışığında, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler ile Ceza Mahkemesi kararında yer alan davacı hakkındaki yukarıdaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
…Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2022 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.